Festivalde kadınların yüzünde bütün duvarların direnişle yıkılabileceği ifadesi okunuyor. Êzîdî kadınlar ‘Gücümüzü ülkemizi özgürleştirmek için kullanmalıyız’ derken; Leyla Güven, ‘Geleceğimizin daha düzgün ve güzel olması için mücadele etmeye devam edeceğiz’ mesajı veriyor.
Şölen tadında geçen festivalde, el emeği göz nuru emeklerini sergileyen kadınlar, kendilerine özel hazırlanan organizasyonun tadını çıkaran çocuklar, organizasyonun sorunsuz devam etmesi için her yana koşturan festival tertip komitesi göze çarpıyor.
EYLEM KAHRAMAN / LEVERKUSEN
‘Kadın Direnişi Özgürleştirir!’ şiarıyla yapılan ve büyük açlık grevi direnişi şehitlerine adanan 15’inci Zilan Kadın Festivali, Almanya’nın Leverkusen kentindeki BayArena Stadyumu’nda Cumartesi günü saat 11.00’de “Kadına yönelik şiddet politiktir. O, sen de olabilirdin!” paneliyle start alıyor.
Feride Halitoğlu moderatörlüğünde yürütülen panelin ilk konuşmacısı TJK-E aktivisti Zîlan Serhed oluyor. Serhed, konuşmasına beyaz tülbentli anneler şahsında direnen tüm kadınları selamlayarak ve açlık grevleri direnişi şehitlerini anarak başlıyor. Kadına yönelik şiddetin hayatın her alanında olduğunu belirten Serhed, TJK-E’nin her yıl farklı bir şiarla kadına yönelik şiddete karşı kampanya yürüttüğünü ve bu kampanyaların büyütülerek devam edeceğini söylüyor. Serhed’in konuşması katılımcılar tarafından büyük ilgiyle dinleniyor. Ardından Jinên Ciwanên Azad temsilcisi Roj Amara, “Xwebûn-Xweparastin” konulu bir sunum yapıyor. Panel, Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) üyesi Hülya Yalçın’ın “Kadın mücadelesi” konulu sunumuyla devam ediyor.
Panelin ardından Kürdistan ve dünya devrim şehitleri anısına saygı duruşu yapılıyor. “Ey Raqip” marşıyla tüm katılımcılar zafer işareti yaparak tek yürek oluyor.
Duvarlar direnişimizle yıkıldı
Sahne programı Festival Tertip Komitesi’nin selamlamasıyla başlıyor. Kürt Kadın Barış Bürosu (CENİ) adına konuşan Yvonne Heine, Türk devletinin 7 Nisan günü Medya Savunma Alanları’na yönelik hava saldırısında şehit düşen enternasyonalist devrimci Sarah Handelmann’ı (Sara Dorşin) anıyor. Leyla Güven öncülüğündeki açlık grevi direnişlerine değinen Heine, “Direniş sayesinde Abdullah Öcalan’ın sesini yeniden duyduk. O’nun tekrar barış çağrısı, siyasal ve toplumsal çözüm önerileri oldu. Başaracağımıza hiç kimse inanmıyordu, fakat bütün duvarlar direnişimizle yıkıldı. Tecridin kırılması bizim için kazanımdır ama hedefimize daha ulaşamadık. Bu kazanımla bütün gücümüzü toparlayıp, tecrit tamamen ortadan kalkıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz. İşte bu kazanımımızı bugün 15’inci Zilan Festivali ile kutlamak istiyoruz” diye konuşuyor.
Komitede yer alan Yekîtiya Jinên Kurdistan-Elmanya (YJK-E) ve Leverkusen’de faaliyet yürüten Şehit Nucan Kadın Meclisi adına da birer konuşma yapılıyor.
Şehitler de aramızda
Stadyumun duvarlarına Kürtçe ve Almanca dillerinde “Artık Yeter! Ya Özgürlük, Ya Özgürlük!”, “Şehitlerimiz Onurumuzdur!”, “Birlikte Direnelim!” afişleri ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, adına kadın festivali düzenlenen Zeynep Kınacı (Zilan), Leyla Güven ve açlık grevi direnişi şehitlerinin dev posterleri asılı. 20 Şubat günü Almanya’nın Krefeld kentinde bedenini tutuşturarak tecridi protesto eden ve 20 Mart’ta şehit düşen Uğur Şakar’ın posterine takılıyor gözüm. O’nun fiziken aramızda olmasa da, ruhuyla orada olduğunu hissediyorum.
Genç sanatçı beğeni topluyor
Sahne alan ilk sanatçı Serenat Ezgican oluyor. Ezgican, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra evine dönen bir kadının şarkısını tüm kadınlar için seslendirdiğini belirterek başlıyor programına. Değişik dillerde şarkılar söyleyen bu genç kadın, yanımda oturan arkadaşın dikkatini çekiyor ve beğenisini dile getiriyor.
Ellerinde TAJÊ bayraklı kadınlar
İki koltuk arkada ellerinde büyük bir TAJÊ bayrağı tutan Êzidî kadınları görüyorum. Kleve’den gelmişler. Hazine Ökçe ve Binevş Duşal, Êzidî Kadın Meclisi çalışanı olduğunu söylüyorlar. Onların Rojava’dan sonra Şengal’de bilinçli bir şekilde yakılan ekinlerle ilgili ne düşündüğünü merak ediyorum.“Bu saldırılar ve bilinçli çıkarılan yangınlar soykırımın devamıdır. Kürdistan özgürleşmeyene kadar bu saldırılar olacaktır. O nedenle tüm gücümüzü ülkemizi özgürleştirmek için kullanmalıyız” diyorlar.
Leyla Güven ekranlardaydı
O sırada sahnedeki dev ekranda Leyla Güven’in görüntüsünün belirmesiye kitle ayağa kalkıp kuvvetle alkışlıyor. Güven, “Başta annelerimiz, kadınlarımız ve bütün yoldaşlarımıza saygı ve selamlarımı iletiyorum. Yıllar sonra direnişle Öcalan’dan haber alındı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit fedai eylem gerçekleştirerek şehit düşen 9 devrimci sayesinde kırıldı. Bu arkadaşlar en ağır yükü taşıyarak ölümsüzlüğe ulaştılar. Hamle, bu şehitler sayesinde amaca ulaştı. Başarının en büyük payı bu arkadaşlarındır. Avrupa’daki halkımız da açlık grevi direnişinin başından sonuna kadar büyük bir direniş sergiledi. Bu eyleme başladığımda geç kalmış olduğumuzu söylemiştim. Kürt kadınları olarak tecridi kırmayı hedefledik. Geleceğimizin daha düzgün ve güzel olması için mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklindeki mesajını görüntülü olarak iletiyor.
Program Govend’le devam ediyor. O esnada sahne önünde toplanan tüm kadınların cep telefonlarıyla kayıt yapmaya başlaması tüm dikkatimi onlara yöneltiyor ve haber ekibimizden fotoğraf çekmekle görevli arkadaşa bu topluluğu da görüntülemesini rica ediyorum.
Koşuşturmalar
Alanda Festival Tertip Komitesi’nden kadınlar organizasyonun sorunsuz devam etmesi için her yana koşturuyor. Katılımı nasıl bulduğunu sorduğum TJK-E aktivisti Nupel Munzur, içerdeki dolu koltukları göstererek bir o kadar insanın da üst taraftaki ve dışarıdaki standlarda olduğunu söylüyor ve bundan memnuniyet duyduklarını dile getiriyor.
KJK Koordinasyonu’nun mesajı tüm katılımcılar tarafından pür dikkat dinleniyor.
Standlarda yok yok
Sahne programının olduğu bölümde kitap, dergi ve otantik eşya standları kurulu. İlk olarak Yeni Kadın’a ait standa gidiyorum. Oradaki çalışanlar ilgiden memnun olduklarını söylüyor. Biraz ilerde Newaya Jin aylık kadın gazetesinin standı var. Orada Ülkem ve Rojbin arkadaşları ellerinde ipleri sıkı sıkıya birbirine geçmiş bir kolyeyi çözmeye çalışırken buluyorum. Onlara kolaylıklar dileyerek, diğer arkadaşlardan birine gazetedeki Yemek Tarifi köşesini kimin hazırladığını soruyorum. Sorduğum kişi cevabımı içten bir kahkahayla karşılayarak kendisinin hazırladığını söylüyor ve bunun üzerine yazdığı tariflerle ilgili mizah dolu bir sohbet geçiyor Ruken arkadaşla aramızda.
Salonun üst tarafındaki kısımda yiyecek, içecek, kitap ve takı standları var. Kitaplar ve her yörenin yemeğinin sergilendiği yemek standları büyük ilgi görüyor. Dışarıda açık havada pişirilen gözlemeler ve et ürünleri de burada satışa sunuluyor.
Büyük bir kadın direnişi yaşanıyor
Şanoger Kewê’den sonra Eylem Aktaş sahne alıyor. “Beritanım” stranı büyük alkış alıyor.
Filipinler dans grubunun ardından Die Linke Partisi eski milletvekili İnge Höger bir konuşma yapıyor. Dünyanın her tarafında kadınların sesinin yükseldiğini ve büyük bir kadın direnişinin yaşandığını belirten Höger, “Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi direnişi Türkiye halklarının barış içinde yaşaması içindi. Biz artık Türk devletinin adım atmasını bekliyoruz” diye konuşuyor.
Meğer çocuklar dışarıdaymış
Sahne programının sergilendiği bölümde çok az çocuğun bulunması dikkatimi çekiyor. Dışarıda çocuklar için özel olarak hazırlanmış “Solîna Zarokan” çocuk bahçesine gidiyorum. Burada yüz boyama için sıraya girmiş çocukları görüyorum ilk. Kimi tenis, kimi masa topu oynuyor, kimi de mutlu bir şekilde kaydıraktan kayıyor.
Sanatçılar coşturdu
Sanatçı Deniz Deman programına “Sê Jinên Azad” stranıyla başlıyor. Bu sırada salonda duygusal anlar yaşanıyor ve bir çok kişi strana eşlik ediyor. Devamında Deman katılımcıları coşturuyor ve çok kişi halaya kalkıyor.
Kewê’nin sahne almasıyla coşku daha da yükseliyor, Özgür basın elemanları da bu sırada halaya kalkıyor. Sahne önü başta olmak üzere her köşede halaylar artarak devam ediyor.
Program Chopy’nin sahne almasıyla sona eriyor. Chopy sahnedeyken salonun dört bir yanında kalabalık gruplar coşkulu şekilde halaya duruyor. Salon ”Jin, jiyan, azadi” sloganıyla yankılanıyor.
Çoğu kadın, tüm katılımcılar bir sonraki festivalde buluşmak üzere sözleşerek yavaş yavaş stadyumdan ayrılıyor.
Ortak mücadeleyi güçlendirelim
Komalên Jinên Kurdistan (KJK), 15. Zilan Kadın Festivali’ni kadınlara kutlayan bir mesaj gönderdi. Festivalin adandığı açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerinde irade savaşını ortaya koyan direnişçileri selamlayan KJK, eylemlere öncülük eden beyaz tülbentli anaları da selamladı. İki yüz gün süren direnişin tecridi kırma yönünde bir kapı araladığını vurgulayan KJK, şöyle dedi: ”Faşizmin aşılması, Türkiye’nin demokratikleştirilmesi ve Kürdistan’ın özgür bir statüye kavuşması için demokratik örgütlenme ve eylemlere ağırlık vermek önemlidir. Bu temelde tüm kadınların bu faşist bloka karşı demokratik cepheyi geliştirmesi ve genişletmesi esas alınmalıdır. Kadınların demokratik birliği ve gücü toplumsal cinsiyetçi politikalara karşı önemli bir hareketlilik ve demokratik direniş açığa çıkartacaktır.”
Kadınlar başat rol oynayabilir
Türk ordusunun Güney Kürdistan’a başlattığı saldırıya da değinen KJK, ”Tüm Kürt kadınları Rojava, Bakur, Başur ve Rojhilat parçaları olarak hiçbir ayrım gözetmeksizin Kürt halkının ve kadınlarının ortak çıkarları, kimliği, kültürü ve ülkemizin geleceği için birleşmelidir. Bu temelde kadın öncülüğünde geliştirilecek olan bir ulusal cephe Kürdistani hareketlere çekidüzen verebilir ve demokratik çizginin geliştirilmesinde başat bir rol oynayabilir. Kadınların militarizme, milliyetçiliğe karşı savaş ve işgal karşıtı ittifaklarını güçlendirmeleri düşmanın bu politikalarını sonuçsuz bırakacaktır” dedi.
KJK açıklamasında, “Umut ediyoruz ki; demokratik kadın cephesi daha fazla örgütlenme zemini yakalar ve tarihi rolünü oynar. Emeklerinizin süreklileşmesi, yüzünüzün her daim Kürdistan’a dönük olması, Kürt halkının ve kadınlarının onurlu-özgür bir yaşam için diğer halklarla ortaklaşması, mücadele cephesini güçlendirmesi temel bir görev olarak önünüzde durmaktadır” mesajı verdi.
FOTOLAR: PERVİN YERLİKAYA / ZAHİT EKİNCİ / FADIL DONMA