
Devlet basından elini çek
Yürüyüşte, "TMY kaldırılsın", "Özgür basın susturulamaz", "Özgür Gündem susmayacak", "Özgür basın özgür gelecek", "Devlet basından elini çek", "Kürt, Türk, Ermeni yaşasın halkların kardeşliği" sloganları atıldı. Karadeniz İsyandadır Platformu üyeleri ise DİHA muhabiri Karadenizli Evrim Kepenek için "Evrim Kepenek halkların kardeşliğidir" yazılı pankart açtı.
Turgut: Planı bozmak için buradayız
Galatasaray Meydanı'nda basın açıklamasını okuyan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Sekreteri Alper Turgut, söze, "Bu sabah yine baskınlarla uyandık" diye başladı. Devamla şunları söyledi: "Hapishanelerde 70'ten fazla tutuklu gazeteci varken onlara yenilerinin eklenmesini kanıksamamız, normal karşılamamız isteniyor. Eğer susmazsak, sıranın bize de geleceğini söylüyorlar. Ama biz buradayız, çünkü gazeteciler hapishanedeyken fikirlerin özgür olamayacağını biliyoruz. KCK adı altında yürütülen operasyonun benzeri, Ergenekon, Devrimci Karargah, Hopa davalarıyla tüm muhalifleri kapsıyor. Gazetecileri hapsederek, gerçeği de hapsetmeyi planlıyorlar. Bu planı bozmak, gerçeğin saklanamayacağını göstermek için buradayız. Bugün sadece gazetecileri değil, haber alma hakkımızı, ifade özgürlüğümüzü savunmak için buradayız."
Özgür Gündem editörlerinden Bayram Balcı da "Gazete baskınları özgür basını susturamayacak. AKP'ye ve bu planı gerçekleştirenlere şunu söylemek istiyoruz; bir tek gazeteci bile kalsak özgür basın çalışmaya, Özgür Gündem gerçekleri yazmaya devam edecek. Gerçekler karanlıkta kalmayacak" diye konuştu.
Bir tepki de Ankara'dan
Çağdaş Gazeteciler Derneği ile Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şubesi de gazetecilerin gözaltına alınmasını Yüksel Caddesi'nde protesto etti. Önceki akşam yapılan protestoya katılanlar arasında Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Milletvekilleri Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü, İdris Baluken, İbrahim Binici ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Musa Çam ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Başkanı Lami Özgen de bulunuyordu. Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay okuduğu ortak açıklamada gazetecilere yönelik operasyonların halkın haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne bir saldırı olduğunu söyledi. Abakay, "Basın özgürlüğü üzerideki gözaltı ve tutuklama terörü derhal son bulmalı ve cezaevlerindeki gazeteciler bir an önce bırakılmalıdır" dedi. Abakay, "Üzüldüğümüz nokta şudur ki, siyasetçiler arasında 'yandaş, candaş, yoldaş' diye sınıflandırılan basın, kendisi, mesleği, meslektaşları ve emek hakları konusunda 'türdeş' haline gelmiştir. Tutuklu gazetecilerin sayısını bile doğru yazabilmekten aciz hale getirilen basın, kadrolarını iktidar ilişkilerinden faydalanabilecek isimlerden oluşturmayı gazetecilik esaslarının önüne koyabilmektedir. Mesleklerini ve meslektaşlarını her ne pahasına olursa olsun savunacak olan bizler, zulme karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın, ezenlere karşı ezilenlerin sesi olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Tuncel: 90'lardan farkı yok
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de ''Yaşananların 90'lı yıllardan bir farkı yok. Basın özgür değil. Bu ülkede basın hiçbir zaman özgür olmadı. Birçok gazeteci KCK operasyonları adı altında tutuklanarak cezaevlerine atıldı. Bugün bunlara yenisi ekleniyor. O gün gazeteciler öldürülüyordu. Bugün bürolar basılıyor, gazeteciler tutuklanıyor. Otosansürün olduğu bir ülkede özgürlükten bahsedilemez" dedi.
Kürkçü: Ses çıkarmalıyız
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ise operasyonların muhalefetin tamamına yönelik olduğunu ifade etti. Kürkçü, şu çağrıyı yaptı: "Yapılan bu baskılara karşı ses çıkarmalıyız. Çünkü sessizlik böyle süreçlerde düşmanın en iyi dostudur."
Konuşmaların ardından protesto "Özgür basın susturulamaz", "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganlarıyla son buldu.
İSTANBUL-ANKARA