Bu yasada kadına şiddet uygulayan erkeğin cezalandırılmadığını belirten Hacısoftaoğlu, "Ceza alsa bile, o ceza erteleme hükümlerine ve para cezalarına ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi çeşitli infaz yöntemlerine çevriliyordu. Doğal olarak erkek ceza almamış oluyordu" diye konuştu. Bu durumda kadına şiddet uygulayan erkeklerde, "Ben dövsem de yaralasam da, mahkeme tedbirlerini ihale etsem de, nasıl olsa ceza almayacağım" kanısı oluştuğunu kaydeden Hacısoftaoğlu, TCK'deki düzenlemeler uyarınca 2 yıla kadar cezaların ertelenme, hükmün açılanmasının geriye bırakılması ve adli para cezası gibi uygulamalar olduğunu dile getirdi.


Kadına şiddet suç görülmüyor

Devletin kadına karşı şiddete, 'aile içi mesele' diyerek önlemediğine dikkat çeken Hacısoftaoğlu, "Devletin kolluk yetkililerince yapılan ve şu anda devam eden, ettirilen şey de budur. Bu nedenle cezasızlık hali iyice yasalarla pekiştiriliyor ve son yasayla da sınırları genişletiliyor" diye konuştu. 6411 sayılı yasayı 'kısmi af' olarak nitelendiren Hacısoftaoğlu, yasa ile ertelenen suçların birçoğunun da zaten kadına yönelik işlenen suçları kapsadığına dikkat çekti. Kadına karşı şiddette 'sıfır tolerans' söylemini geliştiren hükümetin, kendisi ile çelişen pratikler içine girdiğine dikkat çeken Hacısoftaoğlu, devletin bu çelişkileri gidermede kararlı olduğunu ispatlaması için, özel infaz yöntemlerini yürürlüğe koyması gerekiğini belirterek, kadına karşı suçlarda erteleme veya para cezasına çevirme gibi uygulamaların olmaması gerektiğine vurgu yaptı.

Hükümet torba yasalarda yetenekli

6411 sayılı yasada değişiklikler yapacak özel bir yasa çıkartılıp bu hükmün değiştirebileceğini söyleyen Hacısoftaoğlu, "AKP hükümeti kanun hükmünde kararname çıkarmak ve torba yasalar yapma konusunda yetenekli bir hükümet. O nedenle de bunu çok rahat yapabilir. Yasaya, kadına yönelik şiddet uygulayan kişilerin cezalarının ertelenemeyeceği ve adli para cezasına çevrilemeyeceği gibi özel bir hüküm ekleyerek bu sorunu çözebilir" dedi. Şu an kadına dönük darp, hakaret ve ölümle tehdit etmekten hükümlü cezaevinde bulunan binlerce erkeğin tahliye edildiğine dikkat çeken Hacısoftaoğlu, "Muhtemelen dışarı çıkan erkekler öfkeyle dışarı çıktılar. Kendisini hapse göndereni, kadın olarak gördükleri için kadınlara karşı öfke besliyorlar. Bu öfke kadınların can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü söylemek çok haksız ve yanlış bir tahmin olmayacaktır" dedi. 

DİHA/İSTANBUL