- Başından beri koruyucu ekipmanlardan mahrum bırakılan sağlık çalışanları da salgının kurbanı oluyor. Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da binlerce sağlık çalışanın testi pozitif çıktı.
TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, kendilerine ulaşan bilgilere göre İstanbul’da Kovid-19 testi pozitif çıkan sağlık çalışanı sayısının binin üzerinde olduğunu söyledi. İzmir Tabip Odası, 111 sağlık çalışanının testinin pozitif çıktığını açıkladı. Diğer kentlerde şimdiye kadar açıklananlarla birlikte sayı binlerle ifade ediliyor
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, kendilerine hangi ilde ne kadar sağlık çalışanın virüsten etkilendiği yönünde bilgilerin geldiğini belirterek, “Testi pozitif gelen sağlık çalışanı İstanbul’da binin üzerinde, İzmir’de 111, Ankara’da 100-150 arasında” dedi. Tarafsız Haber Ajansı’na konuşan Adıyaman, toplumsal hareketliliğin ciddi ölçüde yavaşlatılması ve katı bir izolasyonun uygulanması gerektiğini kaydederek, şunların altını çizdi: “Tanı test yapacaksınız, tanıyı koyacaksınız, tecrit edeceksiniz, takip edeceksiniz ve tedavi edeceksiniz. Bunlar olmadan gerçekten bir salgınla mücadele etmenin imkanı yoktur.”
Veriler uyuşmuyor
İzmir Tabip Odası da 69’u hekim, 27’si hemşire-ebe, 10’u temizlik personeli, ikisi sekreter ve üçü memur olmak üzere toplam 111 sağlık çalışanına, koronavirüs tanısı konulduğunu bildirdi. İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Lütfi Çamlı, hastanelerde hala yeterli düzeyde koruyucu ekipmanın bulunmadığını belirterek, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın her akşam aktardığı verilerin, İzmir Tabip Odası’nın verileriyle uyuşmadığını vurguladı. Çamlı, “Buradaki en önemli kriter sadece test sonucuna bakarak hasta tanısını koymak yeterli olmayabilir. Klinik bulgular koronavirüs olgusunu göstermesine karşın, test negatif çıkabiliyor. Bu durumda bu hastalara bence koronavirüs hastası değildir diyemeyiz. Şimdiye kadar yapılan testlerde tanı konmadığı da oldu. Bu yüzden bunun standartlarının daha belirgin olması gerekiyor” diye konuştu.
Salgın komiteleri
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eşbaşkanı Gönül Erden de sağlık emekçilerinin yaşadığı kişisel koruyucu ekipman sorununun devam ettiğini söyledi. 60 ildeki 304 hastaneden gelen verilerin yer aldığı ankettin, yaşanan sorunları ortaya koyduğunu kaydeden Erden, “Sağlık çalışanlarına sadece yoğun ısrarı üzerine test yapılıyor” dedi.
Karantina hastanelerinde 24 saat nöbet tutulduğu bilgisi aldıklarını aktaran Erden, 24 saat mesailerin yasaklanması gerektiğini söyledi. MA’ya konuşan Erden, bunun aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, şunları dile getirdi: “Biz sağlığımızı da korumak durumundayız. İş yerlerinde salgın komiteleri kuracağız. Bu komiteler sağlık emekçisinin sağlığına dönük alınacak tedbirler, yapılması gerekenler, yapılmadığında nelerin yapılması gerektiğine, bir hastanenin salgına yönelik hazırlanmasına kadar, her noktada söz söyleyecek ve müdahale edecek. Eğer sağlığınızı korumaya dönük tedbir alınmadıysa hastaya müdahale noktasında kişisel koruyucu ekipman yeterli sayıda ve uygun nitelikte yoksa, hastaya müdahale etmeyin. Oradan çalışmaktan kaçınma hakkınız var, bunu kullanın, çünkü sağlığınızı tehlikeye atarak, bu işi yapamazsınız. Hem kendi sağlığınızı hem de vatandaşın sağlını tehlikeye atıyorsunuz. Kendi sağlığımızı koruyamadan ne toplumun sağlığını koruyabiliriz ne de virüsle mücadele edebiliriz."
Mücadele stratejisi
Erden, salgınla mücadelede strajenin şöyle olması gerektiğini vurguladı: Hızlı ol, tespit et, izole et. Tekçi bir mantıkla bu sürecin üstesinden gelinemez. Sağlık emek meslek örgütleriyle bakanlık ve bilim insanları ortaklaşa şeffaf çalışarak bu sürecin üstesinden daha kolay geliriz.”
Bakan Koca’ya TTB’den yazı
Bu arada TTB Merkez Konseyi, özel, kamu, taşeron işveren ayrımı gözetilmeden tüm sektörlerdeki doktor ve sağlık çalışanlarını kapsamak üzere, yapılmasını talep ettikleri düzenlemelere ilişkin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya yazı gönderdi. Yazıda, şu düzenlemelerin yapılması istendi:
- Kadın sağlık çalışanlarından süt izninde olanlar da ücretli idari izinli sayılmalı,
- Çocuklu eşlerden ikisi de sağlık çalışanı ise talep eden birine ücretli izin verilmeli,
- Olağandışı dönemde alınan izinlerin yıllık izinden sayılması uygulamasına son verilmeli,
- Tek ebeveyn olması nedeniyle çocuğun bakımından tek başına sorumlu olan kadınlar ve erkekler de ücretli idari izin kapsamına alınmalıdır.
Aile Sağlık Merkezlerinin durumu
Öte yandan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi, koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede birinci basamakta yer alan Aile Sağlık Merkezleri (ASM) ile ilgili raporunu yazılı olarak kamuoyuyla paylaştı.
“Salgınla Mücadelede Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri Raporu” başlıklı raporda, şu sorunların tespit edildiği belirtildi:
- Salgının ilk döneminde koruyucu ekipman verilmemiş, bir hafta sonra koruyucu ekipman verilmiş ancak sayı olarak yeterli olmadığı ifade edilmiştir. Aile hekimleri tarafından ilk dönem tüm ihtiyaçların kendi imkanları ile sağlandığı,
- Ekipmanların kişiye özgü olmaması nedeniyle tam koruyucu özelliğinin zayıf olduğu,
- ASM dezenfektan ve el dezenfektanı verilmemiş, piyasada zor bulunması nedeniyle sorun yaşandığı,
- Ekipman eksikliği, fiziki alan uygunsuzluğu nedeniyle triyaj yapılmasında sorunlar yaşandığı,
- ASM randevu sisteminin olmamasının bazı zaman dilimlerinde sosyal mesafeyi ihmal edecek yoğunluğa neden olduğu,
- İstismarların engellenmesi amacıyla eczane, ilaçlama firması, ürün denetimlerinin yapılması gerekliliği,
- Temaslı hastalar ile görüşme yapıldığı, hastanelere yönlendirme yapıldığı,
- Bazı ASM binalarının sağlık hizmeti sunma amaçlı yapılmaması nedeniyle; hizmet verilirken sosyal mesafe ve izole bir şekilde hizmet sunulamadığı,
- Semptom görülen riskli hastaların ayrı yerde muayene edilemediği,
- Çalışanlar tarafından çok fazla rapor talep edildiği ve sağlık çalışanları üzerinde baskı oluştuğu,
- Yaşlı ve sosyal desteğe ihtiyacı olan hastaların ilaçlarının temininde sorunlar yaşadığı,
- Sağlık personeline yönelik tanı testlerinin yapılmadığı,
- Kronik hastalığı olan sağlık çalışanlarının çalışmaya devam ettiği,
- Raporlu ilaçların eczaneler tarafından bir aylık verilmesi nedeniyle hastaların üç aylık ilaç almak için hekime başvurmaya devam ettiği,
- Birinci basamak sağlık hizmetlerinde çalışan sağlık personeline yönelik eğitimlerin verilmediği,
- Halka yönelik salgından korunma tedbirlerine yönelik eğitim eksikliği,
- Dezenfektandan koruyucu ekipmana birçok ödemeleri kendileri karşılaması nedeniyle cari ödemelerdeki derecelendirmenin doğru olmadığı,
- Salgın nedeniyle performans kriterleri olan aşı takibi, gebe takibi, bebek ve çocuk takibi gibi kriterleri tamamlayamama sorunu olduğu,
- ASM çalışanlarının ücret düzeyinin aktif gün üzerinden verilmesi, koronavirüsü pozitifliği veya semptomların görülmesi nedeniyle rapor evde izole kalmak gibi durumlarda ücretlerinin kesintiye uğradığı ifade edilmiştir.
Önerilerin sunulduğu raporun sonuç kısmında, koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine vurgu yapıldı: “Salgınla etkin mücadele yürütülmesi isteniyorsa toplum sağlığı için bütünlükçü yaklaşım, ekonomik ve sosyal destekle koruyucu hizmetlerin güçlendirilmesi gerekmektedir.” HABER MERKEZİ