
Görüşme sürdüğü sırada Şik ailesinin bulunduğu evin kapısının önünde araçlarında bekleyen iki polisin, anons geçmesiyle evin önüne yaklaşık 20 sivil ve resmi polis geldi. Kapının önünde bekleyen Şik ailesini darp etmeye çalışan polisler, sırasıyla anne Ferah Şik ile çocukları Burhan (24), Mehmet (22), Amed (17) ve Rojda'yı (15) feci şekilde dövdü. Şik ailesi, polis aracına bindirilerek, Kocaköy Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Burada durumları ağır olan çocuklardan Mehmet, Amed ve Rojda ambulansla Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Acil bölümüne tek ambulansla getirilen Şik ailesinin çocukları, sedye üzerinde hastaneye alındı. Ambulanstan indirildikleri sırada çocukların halen yüzlerinin kan içinde oldukları görüldü.
Rapor aldılar
Daha sonra hastanede müşahede altına alınan Şik ailesinin 3 çocuğu, darp edildiklerine dair rapor aldı. Şik ailesinin fertlerinden Amed Şik'in polislerin silah dipçiğiyle sırtına vurulması sonucu kaburgasının kırıldığı öğrenildi. Mehmet Şik'ın burnunun kırıldığı ve yüzünün çeşitli yerlerinden darp edildiği görüldü. Şik ailesinin küçük çocuğu Rojda'nın da polislerin dövmesi sonucu başından ve kulağından yaralandığı görüldü. Evinde bulunan anne Ferah Şik ise, kolundan ve bacağından aldığı darbeler sonucu vücudunda morluklar oluştu.
Şik ailesinin ifadeleri alınmadan serbest bırakıldığı, ancak haklarında soruşturma açılacağı ve ilerleyen günlerde ifadeye çağrılacağı öğrenildi.
Sareh Şik: Küfürler ediyorlardı
Anne Serah Şik, sabah 10-11 gibi polisin evlerinin önüne geldiğini belirterek, "Polis 3-4 tane polis arabası ve 1 tane panzer ile evimizin önüne geldi. Etrafını sardılar çocuklarımın. Biber gazı sıktılar yüzlerine. Çocuklarımı yere yatırmışlardı. Ben de aşağıya gittim. Oğlum Muhammed'i yere yatırmışlar ve tekmeler ile dövüyorlardı. Silahla çocuklarıma vurdular. Dövdükten sonra çocuklarımı polis arabasına bindirdiler" dedi.
'Sonuna kadar davacıyız'
Anne Şik, polisin kendisini silahla darp ettiğini belirterek, kolunun morardığını ifade etti. Oğlu Amed'in panzere konulduğunu diğer çocuklarının ise polis arabasına bindirildiğini belirten anne Şik, şöyle devam etti: "Oğlum Amed'i çok dövdüler. Bir tane kadın polis vardı. Çok kötü küfürler ediyordu. Beni de bir erkek dövdü. Kızım Rojda'yı da önce bir erkek dövdü. Sonra kadın polis de dövdü. Sonra bizi karakola götürdüler. Karakolda da bizi dövdüler. Kelepçeleri çok sıkmışlardı. Sonra kaymakam falan gelince biraz gevşettiler. Ancak kaymakamın ne konuştuğunu bilmiyorum. Sonra çocuklarımı karakoldan hastaneye götürdüler. Onlardan sonuna kadar davacıyız."
Eşi polis olan öğretmen…
Saldırının olduğu gün Roboskî Katliamı'ndan dolayı okula gitmediğini, okulu boykot ettiğini belirten Rojda Şik (15), "Okulda bir öğretmenimiz var, onun eşi polis. İsimlerimizi aldı. 'Bu sizin yanınıza kalmaz' diyerek bizi resmen tehdit etti. Sabah kalktığımızda polis vardı" dedi. Polislerin yukarıya çıktığını ve kendilerine biber gazı sıktığını kaydeden Şik, "Benim kulağıma girdi. Benim kulağım epey zarar gördü. Şu an da çok acıyor. Gördüğüm kadarı ile ağabeyim Burhan'ı 6-7 polis dövüyordu. Niye dövüyorsunuz diye tepki gösterdiğim için beni de dövmeye başladılar. Önce biber gazı sıktılar. Sonra da üstüme oturup, boynumu sıktılar. Sonra kadın polis çağırdılar, gelen kadın polis beni darp ederek küfür etti. Karakolda bize işkence ettiler ancak bunu kameraya çekmediler. Amed'in kolunu ters çevirdiler. Zaten gözaltı kararı da yokmuş. Bizi hastanede bıraktılar" diye konuştu.
'Türkçe halay müziği açtılar'
7 polis tarafından darp edildiğini belirten Mehmet Şik (22), başta göz ve burun olmak üzere vücudunun birçok yerinde darp izlerinin oluştuğunu kaydetti. Bindirildikleri polis aracında Türkçe halay müziği açıldığını belirten Şik, "Arabada biz sinirlenelim diye Türkçe halay müzikleri çaldılar. Biz de buna tepki gösterdik. Karakolda da bize küfrettiler. Karakoldan hastaneye götürüldük. Doktor, kemiğiniz sağlamsa sıkıntı yok, dedi. Biz tepki gösterdik ve tahlil istedik. Dedim, 'sen doktorluğunu yapamıyorsun. Onun için sana kan vermiyorum'. Ancak olay ortaya çıksın diye verdim, tahlilerimize baktı ve bizi eve gönderdi" diye konuştu.
Burhan Şik: Devlet ile sorunumuz var
Oğul Burhan Şik (24) ise, kendilerinin sürekli Kürt siyasetine yakın durduklarını kaydederek, "Bundan dolayı da sürekli devlet ile aramızda bir sorun var. Aslında mesele buradan kaynaklanıyor. Tabii küçük nedenler de var. Kardeşlerim de anlattı zaten. Öğretmenler ile yaşadıkları sıkıntı. Ben de 5 senedir bunlar ile uğraşıyorum. Zaten 9 gün önce cezaevinden çıktım. Öğrenciydim okumamı istemiyorlardı. Siirt'te sınıf öğretmenliği okuyordum. Sürekli orada da baskı altındaydım. Defalarca gözaltına alındım. 3 kez ise cezaevine girdim. Birinde 5 ay, birinde 6 ay sonuncusunda ise 20 ay yattım. Adli bir olay yapmaya çalışıyorlar ancak böyle bir şey değil. Bu olay siyasi bir olaydır. Pazartesi günü savcılığa gidip suç duyurusunda bulunacağız" şeklinde konuştu.
SERKAN KURT / MUSTAFA EMRAH SÜER - DİHA/AMED