Erzurum'da 4 yıl önce gözaltına alınıp tutuklanan Rıdvan Sayak'a 80 yıl hapis cezası verildi. Sayak'ın kızkardeşi, ağabeyine yapılan haksızlığı kabul etmeyerek, kısa bir süre sonra HPG'ye katıldı. Kızını dağa gönderdiği ve HPG'ye yardım ettiği iddiasıyla hakkında arama kararı çıkarılan Fesih Sayak ise, kışın karın 3 metreyi aştığı bir dönemde helikopterlerle yapılan operasyonla gözaltına alındı. Xişxişok Mezrası'nda Fesih Sayak'la birlikte bir yılda 8 kişi, "Örgüte yardım ettikleri" iddiasıyla tutuklandı. Oğulları Rıdvan Sayak'ın tutuklanmasıyla devletin baskı kıskacına alınan Sayak ailesinin 13 ve 8 yaşlarındaki fertleri yaşını aşan işleri yapmak zorunda kaldı.
Evin yükünü omuzlamak zorunda kalan Fesih Sayak'ın eşi Vasfiye Sayak (50), "Oğlum Rıdvan'ı da 4 yıl önce bir komployla tutukladılar. Ona 80 yıl ceza verdiler. Oğlum tutuklandıktan sonra kızım gerillaya katıldı. Ağabeyini yapılan haksızlığı hazmedemedi. Geçtiğimiz kış aylarında ise eşim Fesih Sayak gözaltına alınıp tutuklandı" dedi. Kış aylarında karın 3 metreyi aştığı Xişxişok mezrasına 6 helikopterle köyün dört bir yanına indirme yapılarak eşinin gözaltına alındığını belirten Sayak, şunları belirtti: "Asker köye geldiğinde, tavuklara yem vermek üzere köyün dışındaki ahırımıza gidiyordum. İki helikopterle beni takip ettiler. Gidip ahıra girip, tavukların yemini vermek istedim. Ama dört bir yanımı sardılar. Bir süre helikopterler ahırın etrafında tur attı. Ama ben korkudan ahırdan çıkmadım. Köyden bomba patlama sesi gelince korktum. Ahırı ateşe verirler diye düşündüm. Ahırdan çıktım. Helikopterdekiler, benim çıktığımı görünce helikopteri ahırın önüne indirdiler. Eşimi sordular. Eşimin hasta olduğunu söyledim. Sonra bana, 'iki kişi seninle birlikte ahıra girmiş' dediler. Kimsenin benimle gelmediğini ve yalnız olduğumu söyledim. Onlar iki kişinin içerde olduğunda ısrar edince, onlara 'Madem öyleyse hayvanları çıkarın içerden. Ahırı ateşe verin' dedim. Bunun üzerine beni önlerine alarak ahıra girdiler."
Yaşlı kadını kendilerine siper ettiler
Sayak, "Adeta beni kendilerine siper olarak kullanıyorlardı. Ahırda arama yaptılar, bir şey bulamadılar" dedi. Köyün içinden sesler geldiğini duyunca, askerleri orda bırakıp köye doğru koştuğunu belirten Sayak, "Köylüler ağlıyordu ve bana 'eşini götürdüler' dediler. Beni de 'götürsünler, eşimin bir suçu yok, ama bu devlet zalimdir, benim gücüm yetmez ona' dedim. Eşimi de götürüp hapse attılar" diye konuştu.
Biri 13, diğeri 8 yaşında olan çocuklarıyla yalnız başına kaldığını belirten Sayak, eşinin de tutuklanmasıyla birlikte ciddi maddi sıkıntılar yaşamaya başladıklarını kaydetti. Maddi sıkıntılardan kaynaklı oğlu ve eşinin görüşüne gidemediklerini belirten Sayak, "Bir defa görüşe gidebildim, o da köylüler hayrına beni götürdü. Herkes otunu biçti, hayvanlarının yemini satın aldı. Ama benim kimsem olmadığı için hiçbir işimi yapamadım. Satın almaya da gücüm yok" dedi. Eşinin kendi kızını dağa göndermekle suçlandığını vurgulayan Sayak, "Biz kendi geçimimiz sağlayamıyoruz, nasıl PKK'ye yardım edelim. Evimiz her an yıkılabilir. Kendisini bir ev yapacak gücü olmayan, nasıl başkasına yardım eder" diye kaydetti.
'Gençlerimiz zulmü kabul etmediği için dağa çıkıyor'
Bu baskıları görmelerinin tek nedeni Kürt olmalarından kaynaklı olduğunu vurgulayan Sayak, konuşmasını şöyle sonlandırdı: "Biz onların topraklarını zapt etmemişiz, sadece kendi topraklarımızda kendi dilimizle yaşamak istiyoruz. Gençlerimiz, yaşanan bu zulmü kabul etmediği için dağa gidiyor. Onların önünü alamayız. Kürtler çocuklarını askere göndermesin. Bir kuruş para verip bazı Kürtleri kandırıyorlar. Kürtler ona ajanlık yapmazsa, koruculuk yapmazsa, bize hiçbir şey yapamazlar ve tüm haklarımızı vermek zorunda kalacaklar."
LEYLA SÖÐÜT / DİHA/ÇEWLIK