Resmi kurumlara yaptıkları başvurularda herhangi bir sonuç alamayan aile, avukatları Ferhat Kılınç aracılığıyla Sûr’dan çıkan ve tutuklanan bir kişiyle cezaevinde görüştü. Bu görüşmede cenazenin yasaklı alanda olan Hasırlı Camisi yanına defnedildiğini öğrenen aile, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, cenazenin yer tespiti yapılarak çıkarılmasını istedi. Savcılık cenazesinin yerinin tespiti ve çıkarılması için Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne talimat yazısı yazdı. Ancak aradan geçen 26 güne rağmen aileye, ne savcılık ne de emniyetten olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap verilmedi. 


Savcı: Alanda cenaze yok

Önceki gün yeniden Amed’e giden Arslan ailesi fertleri avukatlarıyla birlikte Sûr’daki soruşturmayı yürüten savcı ile görüştü. Savcı, görüşmede Hakan’ın cenazesinin bulunduğu bildirilen alanda daha önce arama ve tarama faaliyeti yapıldığı için alanı çok iyi bildiklerini savunarak, bu alanda cenazeyle ilgili herhangi bir bulguya rastlamadığını ileri sürdü. Ailenin talebi üzerine alanda yeniden inceleme yapacaklarını belirten savcı, bunun için polise yeniden talimat verdiğini, önümüzdeki günlerde Sûr’a giderek, cenazenin bulunduğu belirtilen yerde arama yapacaklarını aktardı. 


Amed’i su yolu yaptı 

Oğlunun ölüm haberinin geldiği 24 Ocak’tan beri cenazesini almak için Amed ile Erzurum arasında mekik dokuyan ancak bir sonuç alamayan baba Ali Rıza Arslan şöyle konuştu: “Cenaze var mı yok mu onu da bilemiyoruz. Eğer yaşamını yitirmemişse çocuğum nerede? Oğlumun bir avuç toprağını istiyorum. Hiç olmazsa ailecek huzura kavuşuruz, rahat ederiz. Oğlumun cenazesi için Diyarbakır’a on seferdir gidip geliyorum. Oğlumun cenazesi için çalmadığımız kapı kalmadı. Vali’den Savcı’ya ve İnsan Hakları Derneği’ne kadar her yere başvuru yaptık. Ancak hiçbir sonuç alamadık. Eğer yaşamını yitirmişse çocuğumun cenazesini versinler defnedelim. Oğlumun bir avuç toprağına hasretiz. Devlete son olarak çağrım oğlumun cenazesini bulup bize versinler.” 


 AMED