Yoldaşlarım genç yaşta, ütopyalarını ve inançlarını son nefeslerinde haykırarak can verdiler. Yetmiş senelik yaşantımda, binbir acıyı, binbir sevgiyi yaşadım.
Ama yoldaşlarımla birlikte kavga ettiğim, işkence gördüğüm, cezaevinde yattığım, dağda bir lokma ekmeği paylaştığım ve hiç ama hiç boyun eğmediğimiz iki üç sene yaşantımın en şanslı, en gururlu, en güzel yıllarıydı.
Kavgamız ve yoldaşlarımın son nefeslerindeki sözleri gelecek nesillere adanmış bir manifestoydu adeta.
Onlar gevezelik ederek değil; mücadeleleriyle, son nefeslerini verirken dik duruşlarıyla, sömürüye, ötekileştirmeye, halkların kardeşliğine, özgür ve bağımsız bir ülkede yaşama arzularını, o güzelim ütopyalarını haykırdılar.
İsyankardı onlar...
Onlar mahkemede idam sehpasında her türlü haksızlığa karşı isyan etmenin haklılığını, güzelliğini dile getirdiler.
Her 6 Mayıs tarihinde gururlu ama aynı zamanda öfkeli ve kızgınımdır.
Sadece onları gencecik yaşta katleden egemenlere, militaristlere değildir kızgınlığım.
En az onlar kadar, Denizlerin mücadelesine, ütopyasına sahip çıkıyormuş gibi görünen riyakarlara, iki yüzlülere, siyasi rant peşinde koşanlara, onların mirasını sömürenlere de karşıdır kızgınlığım.
Hızlı bir kabuk değişimi içinde Türkiye.
Bu değişimde senelerdir mücadele eden Kürt, Türk katkısını görmeden Denizlerin kavgasına sahip çıkmak olanaklı değildir.
Bugün Ermeni Soykırımının tanınması, devletin özür dilemesi için sokağa dökülmeden Denizlere sahip çıkmak olanaklı değildir.
Gezi’de özgürlük ve kardeşlik için can veren, mücadele eden vicdanları temiz insanların yanında yer almadan; darbecilere, militaristlere, inançlar arasında ayrım yapanlara karşı çıkmadan Denizlere sahip çıkıyormuş gibi görünmek yoldaşlarıma yapılmış en büyük hakarettir.
Bugün salt Kürdistan’ın özgürlüğü için değil, tüm Türkiye’nin demokratik bir cumhuriyet olması için kavga eden gerillalara; Rojava’da tüm dünya devrimcilerine örnek teşkil edecek bir sistemi kurmaya çalışan yiğit insanların kavgasına omuz vermeden Denizlerin ütopyasını savunmak olanaksızdır.
Son olarak, Denizlerin ütopyasını ete kemiğe büründürmeye çalışan Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP’ye) omuz vermeden Denizleri savunmak olanaksızdır.
Bir başka 6 Mayıs yazısı