Roboskî'de F-16'ların 34 Kürt'ü katlemesiyle yeniden gündeme gelen sınırdaki ölümlerin bir adresi de Van. Van’ın hem İran hem de Türkiye tarafında sık sık yaşanan ölümler; siyasetçiler, medya ve yerel yetkililerce görmezden gelirken, sınırda İran ve Türk askerleri sessiz sedasız kan akıtmaya devam ediyor. Sınırdaki bu sorun sürerken, bir ölüm haberi Van’ın Saray İlçesine bağlı Şerefxane (Beyaslan) Köyü'nden geldi. 10 Ocak'ta İran askerlerinin açtığı ateş sonucu 3 çocuk babası Reşat Karahancer kafasından vurularak öldürüldü. Karahancer’in arkadaşları Aziz Beled ve Metin Üste ise İran askerlerince gözaltına alındı. İran daha sonra iki kişiyi Türkiye'ye teslim etti. Savcılık ifadelerini aldığı Beled ile Üste'yi serbest bıraktı.

Depremden kurtulmuştu

İran askerleri tarafından sınırda vurulan 3 çocuk babası Reşat Karahancer (30), gözyaşları arasında toprağa verildi. Reşat Karahancer'in geçen yıl Ekim'de Van’da meydana gelen depremin ardından işsiz kaldığı ve barınma sorunu yaşadığı için Beyaslan (Şerefxane) Köyü'ndeki akrabalarının yanına taşındığı ve geçimini sağlamak amacıyla mazot kaçakçılığı yapmaya başladığı öğrenildi.

Ailesi isyan etti
Oğlunun bir bidon mazot için infaz edildiğini anlatan Kazım Karahancer, yaşananlara isyan ederek, “Bu bir katliamdır. Oğlum açık açık infaz edildi” dedi. Anne Gülper Karahancer ise, “Yeter yaşadığım bu acıyı başka kimsenin yaşamasını istemiyorum” diye feryat etti. 


Sınırda ölüm kol geziyor
Karahancer’in ölümüyle birlikte son bir yılda 50’ye yakın sivil, sınırda katledilmiş oldu. Öldürülenlerin çoğu çocuklardan oluşurken, iki yıl içinde 40’a yakın kişi de yaralandı. Sınırda bu kadar kişinin öldürülmesine rağmen dyetkililerden şu ana kadar hiçbir açıklama gelmezken, mağdurların askeri yetkililer hakkında açtıkları davaların büyük bölümü de beraatla sonuçlandı. Sınır Ticareti yapmanın dışında başka çareleri olmayan yurttaşlara bugüne kadar kimse bir çözüm de bulamadı. AKP Hükümetinin yaşananlara karşı sessizliğini koruması ise “hükümet sınırda öldürülenleri vatandaşı olarak görmüyor mu?” sorularını akıllara getiriyor. Sınırda yaşanan ölümlerin büyük bölümünü Türkiye, sınırdaki anlaşmalara dayanarak sorumluluğu üzerinde atmak için İran’a mal ederken, İran da uluslararası sözleşmelere tabi olmadığı için tazminat veya yargılama davalarını kabul etmiyor.

DİHA/VAN