- Dersim'de Türk ordusunun bombardımanı sonucunda şehit düşen Mahsum Aslan'ın cenazesi Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kargo ile Ergani Emniyet Müdürlüğü'ne gönderildi.
DERYA REN - JİNNEWS/AMED
Kısa Kürt tarihine bakıldığında zulmün her çeşidini de onurlu duruşu da görürsünüz. Bir halkın hafızası asla unutmaz. Türk devleti her fırsatta cenazelere, mezarlara saldırıyor. Bu bir politika haline geldi. İstanbul’da Garzan’dan getirilen cenazelerin kaldırıma gömüldüğü ortaya çıktı. Dersim’de 2017’de yaşamını yitiren PKK’li Agit İpek’in ailesine 2 yıl sonra cenazenin bulunduğu bilgisi verildi. Aile DNA için kan örneği verdi. Test sonucu cenazenin İpek’e ait olduğu netleşti. Cenaze PTT Kargo yoluyla Diyarbakır’a gönderildi ve anne Halise Aksoy'a koli içinde teslim edildi. Daha hafızalarda tazeliği koruyan bu insanlık suçuna bir yenisi eklendi.
Aile almak için gitti ama...
Dersim merkeze bağlı Kırmızı Dağ'da 2018 yılı Haziran ayında Türk ordusunun bombardımanı sonucunda yaşamını yitiren HPG’li Mahsum Aslan'ın ailesinin 3 yıl önce verdiği DNA testi sonucu bir ay önce kesinleşti. DNA'nın sonucunun çıkması üzerine aile cenazeyi almak için savcılığa başvurdu. Ancak yetkililer cenazeyi kendilerinin göndereceğini belirtti.
Emniyet duyulmasını istemedi
2 Ağustos tarihinde Ergani Emniyet Müdürlüğü aileyi arayarak cenazeyi gelip almalarını istedi. Bunun üzerine Ergani Emniyet Müdürlüğü'ne giden aile cenazenin kargo yoluyla gönderildiğini öğrendi. Öte yandan emniyette, çocuklar da dahil tüm aile fertlerinden parmak izi alındı.
Aile cenazeyi aldıktan sonra paketle beraber kefene sararak, defnetmek istedi. Ancak emniyet, cenazenin defninin duyulmaması uyarısı yaptı. Aile, cenazeyi 2 Ağustos'ta Ergani'ye bağlı Yayvantepe köyünde toprağa verdi.
Türk devletinin mezar korkusu
Şeyh Said ve arkadaşlarını bir mezara konulmuş ve hala mezar yerleri açıklanmıyor. Yine Seyit Rıza’nın mezarı da gizleniyor. Yaklaşık bir asır geçmiş olmasına rağmen devletin korkusu sürüyor. Neyden mi korkuyor, çünkü Kürt halkının öncülerinin toplum üzerindeki etkisi, sembolik siyasal etkisi devam ediyor. Hatta mezar olmadığı zaman toplum hiç unutmuyor. Tarihe bakıldığında ölülerle kavgayı kazanan herhangi bir iktidar yoktur.
Cenazeler kimsesiz değil
2015-2016 yılları arasında uygulanan sokağa çıkma yasakları sırasında yaşamını yitiren yüzlerce kişinin cenazesi halen kimsesizler mezarlıklarında bekletiliyor. Birçok cenaze "DNA eşleşmesi tamamlanmadı" gerekçesiyle ailelere verilmiyor.
Garzan Mezarlığı
Bitlis'in Tatvan ilçesi Yukarı Ölek (Oleka Jor) köyünde bulunan Garzan Mezarlığı'ndaki 267 PKK’linin cenazesi, mezarlıktan çıkarılarak götürülüyor. Ne amaçla neden çıkarıldığı konusunda bir açıklama yapılmıyor. Cenazelerin İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiği iddia edilirken Savcılık ise konuyla ilgili gizlilik kararı alıyor. Ve cenazelerin bir kaldırıma koyulduğu üzerine taş örüldüğü ortaya çıkıyor.
Nusaybin ve İdil ilçelerinde uygulanan sokağa çıkma yasakları sırasında hayatını kaybedenlerin cenazeleri Artuklu ilçesindeki kimsesizler mezarlığında (49 cenaze) bulunuyor.
Şırnak: Kent merkezi, Cizre, İdil, Silopi ve kimi beldelerde en az 95 cenaze kimsesizler mezarlığında gömülü.
Diyarbakır: Yeniköy Mezarlığı'nda 28 kişinin cenazesi bulunuyor.
Siirt: Şeyh Musa Mezarlığı, Şeyh Süleyman Mezarlığı ve Zeviya Mezarlığı'nda bulunan 3 ayrı kimsesizler mezarlığında 100 cenaze gömülü.
Dersim: Kent merkezindeki kimsesizler mezarlığında 100 cenaze bulunuyor.
Batman: Asri mezarlıkta 2 cenaze gömülü.
Adana: Amanos Dağları'nda yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden 7 HPG'linin cenazesi kimsesizler mezarlığında gömülü. 6 cenaze ise ATK'de bekletiliyor.
Elazığ: Kimsesizler mezarlığında kaç cenazenin olduğu bilinmiyor.
Erzurum: Kentteki kimsesizler mezarlığında 46 cenaze gömülü. Bu cenazelerin çoğunluğu Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde uygulanan sokağa çıkma yasağı sırasında hayatını kaybeden kişiler ait.
Malatya: Farklı kentlerde yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden 266 kişinin cenazesi kimsesizler mezarlığında gömülü.
Urfa: Sokağa çıkma yasakları sırasında hayatını kaybeden 11 kişinin cenazesi buradaki kimsesizler mezarlığında gömülü.
İstanbul: Bitlis’in Yukarı Ölek (Oleka Jor) kırsalında bulunan Garzan Mezarlığı’ndan 19 Aralık 2017 tarihinde çıkarılan PKK’lilere ait 264 cenaze Kilyos'taki kimsesizler mezarlığında gömülü.
Cenevre Sözleşmesi'ni uygulamıyor
Savaş ve çatışmalı durumlarda, Cenevre Savaş Hukuku Sözleşmesi devreye girer. Ancak Türkiye taraf olduğu bu sözleşmeye kesinlikle uygun davranmıyor. Cenevre Sözleşmesi’nin şartları bellidir. Bir cenazenin, posta ile gönderilmesi, insancıl hukukun ihlalidir. Haberimizde hafızalarda tazeliğini koruyan ve insanlık suçunun işlediği mezar saldırıları ve yaşamını yitirenlere dair hatırlatmalara yer veriyoruz.
Emine Aslan Aydoğan
Ne kadar da benzer zulüm örnekleri var. Urfa 2 No’lu T Tipi Cezaevi’nde bulunan 64 yaşındaki hasta tutsak Emine Aslan Aydoğan, kaldırıldığı hastanede kelepçeli şekilde yaşamını yitirdi. Aydoğan'ın defnedilmesi engellendi. Aydoğan’ın Viranşehir’deki cenaze töreninde başlayan engellemeler Mardin Kızıltepe’de de devam etti. Kepçe ile mezar kazılması engellendi... İmama izin verilmedi. Kayyum, Aydoğan’ın ailesine taziye evi izni vermezken, polisler de ailenin çadır kurmasını engelledi.
Cemile Çağırga
2015- 2016 yıllarında ilan edilen öz yöyetim sürecinde ise Cemile Çağırga ve Taybet İnan (Taybet Ana) hafızalardan silinmiyor. Cemile’yi kaybettiği günü anlatan Emine Çağırga, “Silahlar patladı. 7-8 insan düşmüştü. ‘Cemile’ diye seslendim ses çıkmadı. Koştum, kızımı kucağıma aldım ‘Ah anne’ dedi. Sonra bitti… “ ifadesini kullandı. Anne Emine'nin çocuğunun defedilmesine izin verilmedi. O da çocuğunun cansız bedeni bozulmasın diye önce buz kompleksi yaptı. Sonra da buzdolabına koydu. Bunu da gördü insanlık.
Taybet Ana
Bir annenin cansız bedeni günlerce yerde kaldı. Devletin kolluk güçleri tarafından vurulan Taybet Ana'nın cenazesi bir hafta yerde kaldı...
Lütfiye Bulut
2016'da Mardin'de çıkan çatışmada ölen Lütfiye Bulut'un cenazesi Kışla Camisi’nde kılınan cenaze namazından sonra Hacılar Mezarlığı’na götürülmek istedi. Polis tabutu taşıyanlara TOMA'dan su sıkarak biber gazı atıyor. Polisin saldırı sonrası tabut yere düşüyor ve gaz bulutunun arasında kaldı...