Sorun ne kadar örgütlü bir kampanya yürütüleceğidir. Bilinçli, örgütlü ve seferberlik ruhuyla bir kampanya yürütülürse daha başarılı sonuçlar alınacağı kesindir.
Aday belirlenmeleri bitti ama rahatsızlıklar var. Bunlar üzerinde durmak ve aşıp önümüze bakmak gerekiyor. Birçok yerde adayların belirlenmesi çok da demokratik bir içerikte yürümedi. Birbirlerini kötüleme ve karalamaya, cephe almaya kadar işi vardıranlar oldu. Geçmiş çelişkileri, rekabeti yeniden tazeleyenlerden aileye, aşirete dayanmaya çalışmaya kadar geri ve tahripkar yöntemlere başvuruldu. Şeçilmeyi gurur, kişilik sorununa kadar indirgemelere kadar işi vardıranlar çıktı.
Adayların belirlenmesinde yeterli ve örgütlü bir eğilim yoklaması ve katılması gereken çevrelerin yeterince katılmamasından kaynaklı eksiklikler yaşandı. Bu konuda görev alan kişi ve birimlerin derli toplu bir değerlendirme yapıp eksikliklerini belirlemeleri ve özeleştirel yaklaşmaları şart. Ancak yaşanan eksikliklere takılıp aday adaylarının ve aktif çevrelerden bazılarının kendilerini geri çekmeleri de yanlış.
İnsanların daha etkin görevler alması ve yönetime talip olmaları anlaşılır bir durum. Ancak devrimci bir gelenekten gelen bir hareketin çalışanları kendilerini düzen partilerinden ve politikacılarından ayırmayı bilecekler. Burada sorun şu veya bu kişinin ikbali veya başa gelmesi değildir. Şahısları bir yere getirmek için de çalışmayız. Ancak bir olanak ve fırsat yaratılmışsa bunu halkımızın hizmetine nasıl sokarız, onu nasıl kalıcı kılarız ona bakmak gerekir. Bu ise uygun olan insanları da aramızdan belirleyip seçeriz. Uygun insanları bulma ve seçimlerinde hatalar ve isabetsiz belirlemeler de olabilir. Bu da dünyanın sonu değildir. İlgili insanlar kazara bir yere gelebilirler ama yetenekleri ve hizmetleri yeterli değilse bir daha seçilme ve orada kalma şanslarını yitiriler. Bu sistem hanedanlığa dayanmıyor.
Yerel çalışmalar önemli. Demokrasiyi tabana yaymak, halk meclislerine işlerlerlik kazandırmak demokratikleşme için en etkili yoldur. Ancak yerele fazla takılma oldu mu dar düşünme ve ilişkilerde darlık da gelişmeyi ve büyümeyi sakatlar. Hem yereli önemsemek hem de genelden kopmamak ve gözetmek, dengeyi korumak çok önemlidir. Bazı insanlar ve çevreler yerelin dışına çıkamadıklarından, kendilerini yeterince eğitip hazırlamadıklarından çok dar kalıyorlar. Politikayı ve devrimsel gelişmeleri gördüğüyle sınırlamak istiyorlar. Kendilerini devrime uyarlama yerine devrimi kendilerine uyarlamaya çalışıyorlar. Bir noktadan sonra da devrim ve toplumsal dönüşüm onların bakış açılarından uzaklaşıyor. Kendilerini, statülerini herşeyin merkezine koymaya çalışıyorlar.
Aday belirlemelerinde şehit ailelerinden, bedel ödemiş temel çalışanlara kadar rahatsız olanlar var. Genellikle bizi dikkate almadılar, katmadılar biçiminde eleştirileri ağırlık kazanıyor. Bazı adaylara karşı da tepkiler var. Zıtlaşma ve kutuplaşma yaşanan yerler de oldu. Bunlardan yola çıkarak kırılmalar ve geri çekilmeler yaşandı. Bazıları sadece partinin hatırına oy vereceğiz, diyor. Bazıları da bu durumu kabullenemiyoruz, sandığa gidip oy kullanmayacağız, biçiminde tepkilerini gösteriyorlar.
Dediğimiz gibi eksiklikler var. Eleştirilerin tümü de yanlış değil. Ancak doğru eleştiri yanlış pratiğe zemin olmamalı. Bu seçimler Kürdistanî güçler açısından çok önemli. Şu an özellikle Kürdistan’da devlet olarak AKP ve karşısında da BDP var. BDP’ye gitmeyen oylar doğal olarak AKP’yi, devleti güçlendirecektir. Nitekim AKP’nin en önemli argümanlarından birisi de bakın biz BDP’den daha fazla Kürtlerin oylarını almışız, BDP, PKK, Kürtleri temsil etmiyor diye iç ve dış kamuoyuna etkili bir propaganda yürütüyor. Sömürgeciliği yeniden meşrulaştırmak için kullanıyorlar.
Kürdistanî güçlerin Demokratik Özerkliği savunma ve inşa etme gibi bir iddiası da var. Artık devletten çözümü ve demokrasiyi istemek yerine kendiniz inşa edin denilmektedir. Bu seçimler de bunun için çok önemli bir fırsattır. Hala içeride binlerce arkadaşımız var. Her açıdan elimizi kolumuzu bağlayıp bizi budamak ve başarız kılmaya çalışıyorlar. Rojava’da olanlar herkesin gözü önünde. Bu kritik tarihi kavşakta yapılan seçimlerin sonuçları çok önemli. Kürtler, Kürdistan’da kendi kaderlerini ellerine almayı başarırlarsa diğer parçalarla bütünleşmeleri ve devletin Kürt karşıtı politikalarına da büyük bir darbe indirirler.
Demokratik Özerkliği adım adım inşa etmek, Kürdistan toplumunun tutumunu açığa çıkarmak, iradesini ortaya koymak için bu seçimler çok önemli. Barış sürecinin sağlıklı yürümesi üzerinde de büyük etkisi olacaktır. Kürt halkının özgüveninin gelişmesi ve kaderini eline alması gündemdeyken kırılmaların ve geri çekilmelerin bir anlamı da kalmamaktadır. Bu açıdan herkes sorunları geride bırakarak seçimlere daha aktif ve coşkulu katılmalıdır.