Güncel olan koalisyon olasılıklarını ve hükümet sonrası durumu yazmak ve tartışmak! Ama benim bundan önce başka bir derdim var. Hiç sanmıyorum aklı başında, hakikat erdemiyle düşünenlerin "Bu benim derdim değil!" diyeceğini ama (Nolur nolmaz?) konuyu bireyselleştireyim dedim. Derdim(iz) TEKÇİ Efendilerin siyasal çıkar için kutsal değerleri(mizi) kirli siyasete alet etmesidir! Hani seçim meydanlarında "Bunlar Zerdüşt" diyen(ler) var ya! Hani DİB’e Mercedes hediye eden(ler!) Hani Yeni Osmanlı hülyasıyla "Evlad-ı Fatihan" rolüne soyunan! "Kutlu sefere revan" olmak içün DİB fetvasıyla kendine "Evlad-ı Resul" payesi biçen(ler)! Kirden ve haramdan kokuşmuş dil(ler)ine Pir Sultan Abdal’ı, Yunus Emre’yi, Kutb’ül Aliman Ehmedê Xanî’yi dolayan, Hak kelamını seçim meydanlarında kirli siyasetine alet eden(ler)! Yetmedi, seçim mitinglerini Kutb’ül Aktab Hünkar Hacıbektaş Veli’den çaldıkları Gülbang ile bitiren(ler!) Bu Muaviye Soylu, Yezit huylular bu gücü nerden alıyor? Devletten, servetten, siyasetten! Pekiiii biz gücümüzü nerden alıyoruz? Haktan, hakikatten, adalet ve kemaletten! 

Devlet, servet, siyaset; Hakikat, adalet ve kemaletten daha büyük ve güçlü müdür? Yook! Öyleyse hele deyin kurban, bu suskunluk, bu takiyye niye? Vay efendim "DİB tartışılırsa parti zarar görürmüş!" Vay efendim "Halkımız inançlıymış!" Eee sonra! "Halk bizi din düşmanı sayarmış!" Komediye bakar mısınız? "İnançlı halkımız" neden "Bizi din düşmanı saysın" ki? İnançlı olmak, Hak ve hakikati bilmek, adaleti savunmak, kamil olmak değil midir? Bu değerleri bilen, yaşayan, savunan bir halk neden bizi "Dinsizlikle" suçlasın ki? 

HDP Seçim bildirgesindeki "Diyanet İşleri Başkanlığı Kaldırılacak" tekçilik, asimilasyon ve din tüccarlığına karşı çok iyi oldu. Türk/İslamcı devlet zihniyeti bu açıklama karşısında telaşlandı. Ancak İslam’ın Hakikat yönünü esir alan Tek Dinci AKP’liler seçim meydanlarında "Bunlar Zerdüşt! Zerdüşt oldukları için DİB’ın kaldırılmasını istiyorlar!" CHP’liler daha da ileri gidip, "Diyaneti biz kurduk onu ilelebet yaşatacak ve payidar kılacak sizlersiniz" deyince bizimkiler "Aman haaa!" deyip frene bastı! Bu DİB denen asimilasyon ve tekçilik kurumu eğer İslami bir kurum ise, hangi içtihattan, tefsirden, fıkıhtan, sünneten hareketle kurulmuştur? Böyle bir referans yok! Peki DİB’ın referansı nedir? Kemalizm’in tekçilik ve asimilasyon için İttihatçılar marifetiyle Osmanlı Şeyhülislamlığından devşirdiği "Türk/İslam sentezi"dir. 

Soruyorum; Kürt halkı sivil Cuma Namazlarını niye başlattı? Bu "sivil cumalar" dini devlet tekelinden, DİB esaretinden kurtarma eylemi değil miydi? DİB’in maaşlı din memuruna inat, Kürdistan meydanları, "Melle"nin ardında namaz kılan inançlı insanlarla dolmadı mı? O halde Sünni Kürt Halkı DİB’ı istemiyor! Aleviler hiç istemedi! Kadıya, müftüye, şeyhülislama gitmedi, bunlardan kızılca katliam gördü. Batıda, güneyde, kuzeyde kimse DİB’ı istemiyor! Ama devlet, servet, siyaset borazanı "DİB Kutsaldır! Tartışılamaz!" gibi Osmanlı oyunuyla, tekçiliğin ve kendi iktidarının ömrünü uzatmak istiyor! DİB her açıdan gereksizdir. Ticaret, asimilasyon ve tekçilik kuruluşudur. Bir an önce kaldırılmalıdır. DİB, Zerdüştlüğün, Aleviliğin, İslam’ın hakikatine kurban olsun! 

Öte yandan "Bunlar Zerdüşt" diyen Türk/İslamcı tekçi devşirme akıl bilmelidir ki; evet b(iz)en Zerdüşti’yim. Zerdüşt’ün "İyi söyle, iyi düşün, iyi davran, üret, paylaş" hakikatçiliği ve tarihi bir köşe yazısına sığmaz. Arkadaşlar, dostlar, yarenler söyler misiniz? Hakkın ve hakikatin ummanı Zerdüşt "Utanacak, gizlenecek, saklanacak" ne yapmıştır? Kürt, Türk, siyaset bilimciler, tarihçiler, bilim insanları neden bu konuda konuşmaz ki? "Zındık/Zindik/Zenadika" teriminin Zerdüşt’ün kutsal kitabı Avesta’nın yorumu "Zend-Avesta"daki "Zend: Yorum" sözünden geldiğini, giderek "Dinden çıkmış, sapık" anlamında kullanıldığını, bundan dolayı "Enel Hak" hakikatine vasıl olan Hallacı Mansur, Şihabeddin Suhreverdi, Fazlullah Esterabadi, Seyit Nesimi, Şex Sait, Pir Seyit Rıza gibi Hak ve hakikat aşıklarının "Zındık,; sapık" diye katledildiğini bilmeyen var mı? Trajediye bakar mısınız? Hakkı ve hakikat erbabına "zındık" de işkenceyle katlet! Sonra kendi kirli çıkarın için "Zındıkların" uğruna can verdiği kutsal değerleri kullan! Hal böyle olunca hakkı ve hakikati savunmak için, siyaset bezirganı huysuz, arsız, hırsız ve soysuzların karşısında "Zındık" olmak gerekmez mi?