
HIDIR ATEŞ/BERLİN
"Yetiş ya Xızır" deyişini ilk kez Berlin Kürt Kültür ve Dili Enstitüsü'nün (İKK) düzenlediği kültür gecesinde dinledim. Sanatçılar Pınar ve İmam Özgül tarafından seslendirilen deyiş sözleri ve müziğiyle bir anda seyirciler üzerinde müthiş bir etki yaratmış; akabinde söz yazarı İbrahim Beyaz tarafından okunmuştu.
Film, resim, roman, şiir, makale gibi sanatsal ve edebi eserlerin mutlaka bir yazanı, tasarımcısı vardır. Eserini kurgularken bir temayı seçer ve onu ortaya çıkarana kadar etrafında dolaşır, üzerinde yoğunlaşır ve topluma vereceği mesajın resmini çıkarır. Bazen verilen mesajı direkt değil, betimlemelerle 'mana içinde mana, aşk olsun anlayana!' tarzında vererek; izleyeni, dinleyeni ve okuyanı arayışa yönlendirir. Ustalık bu olsa gerek!
Deyişin yazarı İbrahim Beyaz ve söze müzikleriyle duygu veren sanatçılar Pınar ve İmam Özgül ile "Biresê ya Xızır/Yetiş ya Xızır" deyişinin yol hikayesini konuştuk.
Xızır Paşalara karşı
İbrahim Beyaz Gimgim'dan (Varto) 1996 yılında Almanya'ya gelmiş. Kısa bir dönem FEDA yönetimindeki görevinden sonra Berlin'e yerleşmiş. Beyaz okumayı ve araştırmayı seven bir Kürt aydını. Anadili Kirmanckî’nin geliştirilmesine katkı sunan çalışmalara aktif olarak katılıyor. "Alevi-Kızılbaş Raya Haq mensubu bir insanım. Yol ehli ve yola ikrar vermiş bir Kızılbaşım" diyen Beyaz şiirin neyin ihtiyacı olarak ortaya çıktığını şöyle anlatıyor: "İnançsal, sosyal ve ulusal kimliğimizin zulüm altında olması beni hep düşündürüyordu. Sistem tarafından baskı, katliam politikaları ve içerden devşirmeler eliyle Xızır Paşalar yaratılarak; Aleviliğin özünden saptırılmasına karşı bir müdahale, bir duruş ve bir mesaj gerekliydi. Alevilik yoluna ikrar vermiş bir yol talibi olarak hizmet için çabalıyorum" diyor.
Dardayız, car'ımıza yetiş!
Kirmanckî seslendirilen parçanın nakaratında Xızır’a yakaran Beyaz, bunun nedenini şöyle anlatıyor: "Kızılbaş- Alevi inancında Xızır bizim kutsallarımızdandır. Diyorum ki; biz güçten düştük. İçimizde bir oyuk açılmış. Zulmat dünyası topyekün üzerimize geldi. 16. yüzyılda İslamlaştıramadıkları Alevileri, İslamın bir kolu olan Şia üzeriyle içe çekmeye çalıştılar. Xızır'a diyorum ki; biz bu bilinç bulanıklığı karşısında aciz kaldık. Herkesin kafası karışık. Bu algılarımızdan dolayı şifrelerimizi kaybettik. Kilidi açıp hanemize giremiyoruz. Dışarıda kalmışız. Dardayız, car'ımıza yetiş!"
Alevilerin tarihinin katliamlar tarihi olduğunu, buna karşın Kızılbaş Alevilerin savunma aracı olarak takiye yapmak zorunda bırakıldıklarını söyleyen Beyaz, "Maalesef gerek bu takiye sonucu oluşan yanlış algılar; gerekse de ağır asimilasyonist zulmün tahribatı neticesinde Kızılbaşlarda bir aşınmaya ve yozlaşmaya da yol açtı" diyerek, bu konuda bir farkındalık yaratmak istediğini söylüyor.
Ne ararsan kendinde ara
Alevi öğretisinin temel erkanının 'düşünce iyi düşünülmeli, söz iyi söylenmeli, iş iyi yapılmalı' üçlemesine dayandığını vurgulayan Beyaz, "Son dörtlükte canlara sesleniyorum: 'Ne ararsan kendinde ara. Arap, yada Orta Asya steplerinde helak olma. Gönül gözünü aç ki; bağladığın Cem'in manasını, yürüdüğün Semahın anlamını kavrayabilesin. Güneş, hava, toprak ve su bu dört ana sırrın, inancımızın ana omurgasını oluşturduğunu görebilesin. Gönül gözünü aç ki; bağlandığın Cemde Hak ile hak olduğunu; O'nunla cemal Cem’de haldaş olduğunu anlayabilesin" diyor.
Deyişler bizim değerlerimiz
Deyişleri "Bizim değer yargılarımız, tarihimiz" olarak tanımlayan Sanatçı Pınar Özgül, Beyaz’ın yazdığı şiiri yorumlamaya karar verdiklerini şöyle anlatıyor: "Deyişlerin türkü bar, düğün gibi yerlerde söylenmesinden rahatsızlık duyuyordum. İbrahim Hoca’nın şiirini dinlediğimde benim duygularıma hitap etti, söylemek istediğim şeylere tercüman oldu. İmam da şiiri dinledi, sonra sazının tınısıyla, duygularıyla bir müzik kattı. Üzerinde çok çalıştık ve istediğimiz kıvama geldi."
Kendimi ve geçmişimi buldum
Ton, ritim ve armonik figürler söze can veren seslendirmede oldukça önemlidir. Hele de bu semah dönülecek bir deyiş ise. Bunun nasıl bir atmosferde vücut bulduğunu ise İmam Özgül anlatıyor: "Sözler çok anlamlı ve etkileyiciydi. Ben de kendimi ve geçmişimi buldum. Deyiş ve nefeslerimiz güzeldir. Gerçeğimizi ve yaşam biçimimizi; insanı kamil olmakla olan yanını anlatıyor."
Albüm çalışmalarının bittiğini ancak bu deyiş çok ilgi görünce albüme koymak için beklettiklerini söyleyen İmam Özgül, "Bu eserin dağılmasını ve halka mal olmasını arzuluyoruz" diyor.
Biresê ya Xizir
Çi persana batinî u zahîrê ma
Çarmina sirrê wayirê ma
Delîle xo duaz û deyîrê ma
Bizanê Can, Can bizanê!
Ya Xizir ma resê qom (talip) tenge dero
Tilsim xerepiyo herkes bi rengêdêro
Duazê ma klamî nîyê
Esq u kelamê wayirêye
Maneyê xo zaf xorîyê
Bizanê Can, Can bizanê!
Sir esto zerrê sirran de
Nimiteyîme ma çar sirran de
Cem girêdanîme wayiran de
Bizanê Can, Can bizanê!