Rojava Kürdistan’ına yönelen terör tehdidi yeni olmamakla birlikte 2014 Ağustos ayından itibaren yeni bir aşamaya ulaşmıştı. DAIŞ’in 2013 sonları ve 2014 bahar aylarında Kobanê ve Cizirê kantonlarına yönelik düzenlediği saldırılar söz konusu olsa da esas saldırıları 2014 yazıyla birlikte gündeme gelmişti. Özellikle 2014 Haziran ayında Musul’un alınması, ardı sıra Suriye rejimine ait askeri üs ve stratejik noktaları bir bir ele geçirmesi DAIŞ açısından avantajlı bir durum yaratmıştı. 

DAIŞ, her şeyden önce çok güçlü teknik imkanlara kavuşmuş, Suriye ve Irak ordularına ait yüzlerce tank, zırhlı araç, ağır top, füze gibi silahlar ele geçirmişti. Yine birçok petrol bölgesiyle birlikte oldukça geniş bir alanı ele geçirerek büyük bir insan kaynağını denetim altına almıştı. Elde ettiği bu askeri ‘başarılar’, yine izlediği sınırsız şiddet, tecavüz ve değer tanımazlık çizgisi ciddi bir çekim etkisi yarattı. Dünyanın değişik ülkelerinin ordularında yıllarca yer alan, şiddet tutkunu birçok eski komutan ve askeri DAIŞ saflarında topladı. Bu, aynı zamanda değişik ülke ordularının askeri taktik ve birikiminin bir havuzda toplanmasını da beraberinde getirdi.


Kobanê cehennemleri oldu

DAIŞ, bu gücünü, belki de hamilerinin yönlendiriciliğiyle Kürdistan’da stratejik bir zafere ulaştırmayı hedefledi. Ortadoğu ve dünya kamuoyunda büyük bir dehşet etkisi yaratmayı umarak Şengal işgal ve katliamı planını uygulamaya koydu. YPG ve daha sonra HPG’nin müdahalesiyle boşa çıkarılan bu planı devam ettirebilmek için bir buçuk ay kadar direndi. Şengal, Cezza ve Rabia hattındaki ısrarı sonuç almayınca kendince daha zayıf gördüğü Kobanê’ye yöneldi. Fakat Ayn El İslam’laştıramadıkları Kobanê, DAIŞ’liler açısından tam bir cehenneme döndü. Binlerce kayıp veren çeteler bu yenilgi ardından tekrar Cizirê Kantonu’na yönelerek bu tarihi yenilgiyi telafi etme planlarını yürürlüğe koydu. 


Korku miti yerle bir

YPG güçlerinin, çetelerin önemli kalelerindeni biri olan Til Hemis ve Til Berak kasabalarını özgürleştirme hamlesini başlatmasından iki gün sonra Cizirê Kantonu’nun batısında yeni bir saldırı başlattı. Şengal’de uygulayamadığı katliam planını Til Temir ve çevresindeki Süryani halkı üzerinde uygulamak istedi. Bu şekilde bir yandan Til Hemis hamlesini engellemeyi, diğer yandan halen büyük bir saldırı gücü olduğunu ispat etmek istedi. Til Hemis hamlesini engelleyemeyen çeteler Til Temir çevresinde de umduğu başarıyı elde edemedi.  

YPG Genel Komutanlık Üyesi Rubar Qamişlo’nun şehadeti ardından adıyla anılan ve Cizirê Kantonunun batı kırsalının çetelerden temizlenmesinin amaçlandığı hamle, DAIŞ çetelerinin işte bu tehdidini tümüyle sonlandırmayı hedefliyor. Birinci ayına giren Fermandar Rubar Qamişlo hamlesi bu amaç doğrultusunda başarıyla devam ediyor. 


15 günde bin 100 kilometrekare

Hamlenin birinci aşaması çetelerin eğitim kampları ve askeri karargahlarının bulunduğu Kezwan (Abdulazîz) dağı, bölgede stratejik öneme sahip Alya köyü ve çevresiyle, 23 Şubat günü işgal edilen Xabur nehri kıyısındaki köylerin özgürleştirilmesini hedefliyordu. 15 gün içerisinde bu alanların içinde bulunduğu 1.100 kilometrekarelik bir bölge çetelerden kurtarıldı. Günler ve hatta saatlerle ölçülen zaman dilimlerinde büyük şehir ve kasabaları ele geçiren DAIŞ çeteleri, bu 15 günün çoğunluğunda YPG’lilerin kuşatmasından kaçabilmek için savaştı. Bu alandaki çetelerin çok azı, o da arkalarında 500’ün üzerinde ölü ve bir o kadar yaralı bırakarak alandan çıkabildi. 

Hamlenin ikinci aşaması da DAIŞ çeteleri açısından çok farklı gelişmedi. Bölgedeki önemli bir çete merkezi konumunda bulunan Mebrûka kasabası 2 gün içerisinde kuşatılarak ele geçirildi. Serêkaniyê’nin 33 km güneybatısında bulunan bu kasabanın düşmesi ardından Kuzey Kürdistan sınır hattı üzerinde bulunan Rawiya ve Dehma gibi çeteler açısından oldukça önemli olan noktalar da kısa sürede düşürüldü.


Peki bu hamle neyi başardı?

Bu alanların alınmasıyla her şeyden önce çeteler tümüyle Cizirê Kantonu sınırları dışına itilmiş oldu. Coğrafik olarak üstünlük kurabilecekleri alanlardan çıkarıldı. Eğitim kampları, lojistik kanalları ve askeri karargahları tasfiye edildi. Kanton içerisinde korku ve şantajla oluşturdukları terör hücreleri üzerindeki hakimiyetlerine son verildi. Son bir aylık hamle sürecinde Beyaz Kefenliler gibi DAIŞ‘in birçok özel, nitelikli gücü tasfiye edildi. Yüzlerce çete öldürüldü ve bir o kadar çete de yaralandı. 

Şüphesiz hamle daha sonuçlanmadı. Hamlenin yarattığı ve yaratacağı etkileri daha uzun süre tartışacağız. Fakat şimdiden bu hamlenin DAIŞ için tarihi bir yenilgi anlamı taşıdığı kesinleşmiştir. Bu hamleyle büyük bir beladan kurtulan Cizirê Kantonu bileşenleri artık daha fazla Özgür Rojava’yı kalıcılaştırma ve kurumlaştırma sürecine ağırlık verme imkanını yakalamıştır.


SİNAN CUDİ/SERÊKANİYÊ