MURAT MANG / BIELEFELD
Maraş’ın Elbistan’a bağlı Çerkezuşağı köyünden olan İrfan Erdoğan, Almanya’da yaşadığı 32 yılının 31 yılını işçi olarak geçirmiş bir Kürt emekçi. “Oldum olası edebiyata hep ilgim vardı” diyen Erdoğan, hep yazma arzusu içinde olmuş. Nitekim yazarlık deneyimi de 1980’de Ankara’da yayımlanan “Başkent” adlı dergide çıkan ilk şiiri “Biz” ile başlamış.
Almanya’ya geldiğinden bu yana Bielefeld’de yaşayan Erdoğan aynı zamanda Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu’nun (DİDF) aktif üyesi. Gütersloh kentinde bulunan Bertelsmann firmasında işçi olarak olarak çalışan Erdoğan’ın kendi tabiriyle “işçi günlüğü” dediği kitabı ‘Bir Emekçinin Günlüğü’, Mayıs 2019’da Favori yayınlarından çıkmış.
Göçmen işçilerin yaşadıkları benzer
İş hayatına dair günlük tutma fikrini İrfan Erdoğan şöyle açıklıyor: “Uzun yıllardır işçi olarak çalışıyorum. İşçilik süreci boyunca beni rahatsız eden çok olay oldu. Kendi kendime ‘Ben bunları mutlaka yazmalıyım’ dedim. Ve yazmaya başladım. Benim yaşadıklarımın benzerini tüm göçmen işçilerin yaşadığından eminim. Kürt, Türk, Alman, Yunan ya da İranlı fark etmez. Tüm işçiler bu sorunlarla yüz yüze kalmıştır.
‘İşçi günlüğü diyebiliriz’
31 yıldır Almanya’da işçi olarak çalışıyorum. Yaklaşık 4-5 yıldan beri günlük tutuyordum. İşçi günlüğü diyebiliriz. Çalıştığım firmada yaşadığım önemli ve unutamadığım anılar, yabancı olmaktan kaynaklı maruz kaldığım olaylardan önemli olanlara bu kitabımda yer verdim. Yani yaşanmış olaylar. Bir kelimeden yola çıkarak kurgulaştırdığım yazılarım da var. Örneğin sarımsak üzerine bir anı-öykü var.
‘Renginden dolayı aşağılanıyor’
Kitabımda yazdığım ırkçılık, aşağılanma, gibi konular üzerine yaşadıklarım var. Örneğin iş yerinde bir yabancı haklı olduğu bir konuda yabancı olduğundan dolayı zorluklarla karşılaşıyor. Renginden dolayı aşağılanıyor. Kitabımda yabancı düşmanlığı, ırkçılığa ilişkin önemli mesajların yer aldığına inanıyorum.”
‘Önyargıları konu edindim’
Ayrıca İrfan Erdoğan’ın ikinci kitabının da yolda olduğunu kendisinden öğreniyoruz. İkinci kitabın hemen hemen hazır olduğunu söyleyen Erdoğan bu kitabına ilişkin ise “İkinci kitabımda da önyargıları konu edindim. Yerli ve göçmen emekçilerin bir birlerine karşı olan önyargılarını anlatan bir kitap olacak. Biz yabancılara karşı müthiş önyargılar hakim. Bunları anlatmam gerektiğine inanarak yazmaya karar verdim.“ bilgilerini paylaştı.