
ALİ GÜLER / PARİS
Yazar Mehmet Akar’ın Fransızca yazdığı “Sur Le Chemin de Bagdad” (Bağdat Yolunda) romanı geçtiğimiz günlerde okurla buluştu. Akar romanında 2003 yılında Fransız bir gazetecinin Bağdat yolunda Kürdistan’da karşılaştığı olayları anlatıyor.
Uzun yıllardır Fransa’da yaşayan yazar Mehmet Akar, daha önce yazdığı iki Türkçe romanın ardından bir de Fransızca roman yazdı. “Sur Le Chemin de Bagdad” (Bağdar Yolunda), geçtiğimiz günlerde Amarante Yayınları arasından çıktı. 117 sayfadan oluşan roman, Fransız bir gazetecinin Kürdistan’a doğru yolculuğunu konu alıyor.
Olivier adında genç bir gazeteci, Paris’te yayınlanan haftalık bir dergiye sahra altı Afrika’nın dramlarını yazıp kendi ülkesinin bu coğrafyaya ilişkin politikalarını eleştiriyor. Fakat çok geçmeden Olivier, yazdıklarından dolayı işten çıkarılıyor.
O artık işsiz bir gazetecidir. Olivier’in işten çıkarıldığı günün ertesinde ise ikinci Irak savaşı başlıyor. Yani tarih, 19 Mart 2003. Aynı günlerde kız arkadaşı, onu bırakıp ailevi nedenlerden dolayı Amerika’ya gidiyor. Olivier, üst üste gelen bu olaylarla baş etmenin tek çıkış yolunun ideallerinin peşinden gitmek olduğuna karar veriyor. Başlayan Irak savaşını fırsat bilip yönünü daha önce hiç gitmediği yeni yerlere çeviriyor: Bağdat’a...
Kürdistan’da yaşananlara tanıklık
Olivier, bütün ailesini Halepçe Katliamı’nda yitiren ve küçükken Fransa’ya getirilen mimar Azad ile yola çıkıyor. Azad, Olivier’in tercümanı ve rehberi. İki arkadaş İstanbul’dan Silopi’ye otobüsle yolculuğa başlıyor. Bu yolculukta Olivier, hem Azad’ın trajedilerle dolu yaşam öyküsünü öğreniyor hem de Kuzey Kürdistan’da yaşananlara tanıklık ediyor. O günlerde Kürdistan, oldukça hareketli. 1999’da başlayan ateşkesin bozulmasına sadece iki aydan biraz fazla bir zaman var. Kürdistan’ın birçok bölgesinden çatışma sesleri geliyor. Türk devleti konvoylar halinde Kürdistan’a asker yığmaya başlamış. Bir savaş hazırlığı göze çarpıyor. Habur sınırına vardıklarında kapının kapalı olduğunu görüyorlar. Ondan doayı Silopi’de bir otele yerleşiyorlar.
Kadın gerillalardan etkileniyor
Otelde Irak’a geçmek isteyen başka gazeteciler de var. Günler geçiyor, haftalar geçiyor fakat sınır bir türlü açılmıyor. En sonunda kaçak yollarla sınırı geçmeye çalışıyorlar ancak onları götüren kaçakçının mayına basması sonucu dağlarda yalnız kalıyorlar. Ne yapacaklarını bilmedikleri bir durumdayken karşılarına bir gerilla grubu çıkıyor. Olivier ve arkadaşı, uzun zaman gerillalarla birlikte kalıyor. Onların verdiği mücadeleye şahit oluyorlar, özellikle kadın gerilladan oldukça etkileniyorlar. Bu sefer gerilla gruplarıyla sınırı geçmeye çalışırken Olivier, Türk askerlerine yakalanıyor. Gözaltı, sorgu ve işkencelerle tanışıyor. Fransa devletinin devreye girmesiyle Olivier serbest bırakılıyor ve sonunda Hewlêr’e ulaşıyor.
Akıcı, sade ve edebi bir dille yazılan roman, Türk devletinin Kürtlere yaptığı zulmü, işkenceyi anlamaya yardımcı oluyor; Halepçe Katliamı’nın izlerine ışık tutuyor.