
Kandil, derin vadiler, yüksekliği 3500 metreye ulaşan sıra dağlar, onlarca akarsu havzası, fıstık çamları, meşe, sedir ağaçları, savan ve step bitki örgütüsü ile Türkiye-İran-Irak sınırlarının kesiştiği bir üçgende yer alıyor.
Türk savaş uçaklarının yılda ortalama 800 sorti yapıp bombaladığı Kandil bölgesi, 65 kilometre uzunluğu, 22 kilometre derinliği olan bir vadiye sahip…
Vadi ve vadinin etrafına dağılan 70’e yakın köy ve mezra da yaz aylarında 10 bin, kış aylarında ise ortalama 8 bin Kürdistanlı yaşıyor.
Yaz aylarında Güney Kürdistanlıların yayla ihtiyacını karşılayan Kandil’de hayvancılık ve tarım en önemli iş alanları arasında yer alıyor. Kişi başına 200-250 Dolar asgari ücretin düştüğü Kandil köy ve mezralarına daha önce hemen hemen hiç hizmet götürülmemiş.
Yol, su, elektirik gibi temel ihtiyaçlardan yoksun Kandil halkı yıllar boyu sağlık hizmetlerinin büyük bir çoğunluğunu kendilerine kilometrelerce uzakta olan Duhok ve Hewler’de karşılamış. Güney Kürdistan yönetimi tarafında resmiyette tanınmayan Kandil Belediyesi’ne hiç bir yatırım gerçekleştirilmezken, yürütülen çeşitli politikalarla bölgenin boşaltılması hedefleniyor. Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi’nin (PÇDK) örgütlü olduğu Kandil’de, güvenliği yine aynı örgüt tarafında sağlanıyor. Bölgesel yönetim tarafında her hangi bir yatırım ve maddi destek görmeyen Kandil halkı, 2007/2008 yılları arasında başlattığı belediye çalışmalarını 2009’yılında gerçekleştirilen seçimlerle kendisini “Kandil Belediye Halk Meclisi” olarak ilan etmiş. Son üç yıldır tüm imkansızlıklara rağmen başlayan çalışmalarla birlikte Kandil’in birçok köy ve mezrasına yol başta olmak üzere elektirik ve su götürülmüş. Kandil’in meskun tarihi halk meclisinin çalışmalarıyla bir anda değişmeye ve yeni bir sistem benimsenmeye başlanmış.
Klasik bir belediye değil
Kandil Belediyesi, klasik anlamda işleyen bir belediye değil. Belediye, ihale almak veya vermek, rüşvet, yolsuzluk, rant, insan kayırmak, mevki, kariyer kavramlardan çok uzak. Her hangi bir çalışanının ücret almadan gönüllülük temelinde çalıştığı belediyede, personelin temel gıda ihtiyacı bile halk tarafında karşılanıyor. Tüm işleyiş ve işlerin halk tarafında denetlenip yürütüldüğü bir sistemde her şey kolektif bir mekanizma içinde ilerliyor.
1 başkan, 44 meclis üyesi, meclis yürütmesi, meclis yürütmesine bağlı alt komisyonlar ve yine bu komisyonlara bağlı olarak haraket eden çeşitli birim ve komünler meclisin bütününü oluşturuyor. Mezralardan köylere, mahallelerden irili ufaklı küçük işletmelere hatta hayvancılıkla uğraşan ve gecici konaklama şeklinde yaşayan zozanlara kadar meclis birimleri, komünler ve meclis yürütmesi tüm alanlarda örgütlenerek temsil gücünü ortaya çıkarmış. Her alan kendi özgün sorunlarını belediye meclisine temsilcileri aracılığıyla taşıyarak, sorunlarına çözüm bulmaya çalışıyor. Kararlarda halkın temsilini esas alan Kandil Belediyesi, yine alınan kararları halkla birlikte yürürlüğe koyarak çalışmalarını ortaklaştırıyor. Gençlik ve kadın kotasının uygulanmasına özen gösteren Halk Meclisi, şimdilerde çocuk meclisini oluşturmak için alt yapı çalışmalarına başlamış durumdu.
Seçimlere katılım yüzde 95
İki yılda bir gerçekleştirilen genel seçimlere katılım yüzde 95 oranında seyrediyor. Seçimlere katılan halk belediye başkanını, meclis üyelerini, yürütmesini, komisyonları ön seçimlerle tek tek tanıyarak ve yapılan işleri takip ederek temsilcilerini ortaya çıkarıyor. Benimsenen temsilciler daha sonra genel seçimlere gönderilerek halkın onayı alınıyor. Seçmen salt temsilciyi ortaya çıkarmak ve onu seçmekle yetinmiyor, aynı zamanda söz konusu meclisin aldığı tüm kararları birlikte yürütme mükellefiyetini üstleniyor.
Kandil halkı, gönüllü çalışma başta olmak üzere, Belediye Meclisi’nin aldığı kararlara uymayı ve uygulamayı yine yüzde 95 oranında gerçekleştiriyor. Herşeyin kendisine yapılan bir hizmet olarak gören halkla belediye meclisi arasında inanılmaz bir bağ oluşmuş durumda. “Herşey halk için” anlayışıyla haraket eden Kandil Belediye Meclisi’ne karşı da halk “Her şey belediyenin işlemesi için” anlayışı karşılıklı sosyal ve siyasal bir hukuk oluşturmuş. Resmi ve bürokratik işleyişlerin hayat bulmadığı belediyede halkın kendisini yönetmesi esas alınmış ve bu işleyiş anlayışta bir kültür olarak benimsenip yaygınlaşmış. “Ben” ve “benim” dürtüleri yerine “bizim” anlayışı işleyişi kolaylaştırdığı gibi halkın kendi arasındaki sosyal, siyasal ve ekonomik ilişkileri de önemli bir ivme kazandırmış. Öyle ki, Kandil bölgesinde hiç bir kriminal suça rastlanmadığı gibi, sosyal veya siyasel sorunların çözüm yeri olarak Belediye Halk Meclisi benimsenmiş durumda.
İşler meclisin gücüyle yürüyor
Kandil Belediyesi ne yerel hükümetten (resmiyette tanımıyor), ne farklı devletlerden, ne de işveren çevrelerde her hangi bir maddi yardım gelmiyor. Halkın vergilendirilmesi, yapılan hizmetlerde karşılık alınması gibi halkla Belediye Meclisi arasında hiç bir ekonomik bağ bulunmuyor. Bir köye veya mezraya getirilecek elektirik veya yol için öncelikle araç ve gereçlerin maliyeti çıkarılıyor. Maliyet giderlerini yol ve elektrikte yararlanacak köyler veya mezralar karşılamaya karar verirse, denetleme kurulu devreye girerek köylülerle birlikte araçları temin ediyor. Temin edilen araç ve gereçlerden sonra Belediye Meclisi ve halk, yapım işlerine katılarak projelerini gerçekleştiriyorlar.
Bölgenin en temel ihtiyaçlarının başında gelen yol, elektirik ve su hizmetleri böylesi bir sistem içinde gerçekleştirilirken hizmetlerin bakım işleri ise Belediye Meclisi tarafından yürütülüyor. Bu nedenle meclis içinde gönüllü kalifiyeli meslek sahiplerinin olmasına özen gösteriliyor. Bu konuda yetersiz kalınan yerlerde yine bölgede aynı statülere uygun elemanlar meclis kararıyla karşılıksız dönüşümlü hizmet vermeye başlıyor. Belediyenin yol, su ve elektrik gibi hizmetleri dışında sağlık, sağlık taraması, eğitim, ekolojik çevre, halkla ilişkiler, yapım ve onarım işleri gibi birçok hizmet yine Belediye Meclisi tarafında yürütülüyor. Kandil Belediye Meclisi’ne bağlı ve günde 25-30 hastaya karşılıksız bakan bir hastane ve diş ünitesi mevcut.
Çocuk parkları inşası sürüyor
Haftada bir eşeklerle çevre temizliği ve çöp toplama hizmeti yine meclis üyeleri tarafında gerçekleştiriliyor. Merkezi alanlara okul açmak ve eğitim-öğretimi yine karşılıksız olarak yürütmek belediyenin hizmet alanları içinde yer alıyor. Ekolojik toplum bilincinin geliştiği Kandil köylerinde çevreye ve çevre temizliğine komşu şehirler Hewlêr ve Dohuk’ta olmadığı kadar önem veriliyor. Meclisin kendi iş gücü imkanlarıyla merkezi köy ve civarlarına yapmayı düşündüğü çocuk parkları projesi ise şu sıralar tamamlanma aşamasına gelmiş durumda.
Beş köye ve halkın topluca piknik yaptığı alanlara toplam dokuz çocuk parkı inşası da devam ediyor. Tamamen iş gücü ve yaratıcılıkla gerçekleştirilen çocuk parkları inşası, yine halk meclisi üyeleri ve halkla birlikte gerçekleştiriliyor. Belediye Meclisi bünyesinde hareket eden eğitim komisyonları ise zaman zaman köy ve mezralara giderek, ya da belediye bünyesinde düzenlenen toplu eğitimler düzenleyerek halkı birçok konuda eğitip, bilgilendiriyor. Söz konusu eğitim ve bilgilendirme derslerinin başında çocuk eğitimi, çevre bilinci, ilk yardım ve sağlık, genel kültür ve sosyoloji dersleri veriliyor. Belediye Meclisi söz konusu gerçekleştirdiği veya gerçekleştirmek isteği projeler hakkında üç ayda bir halk toplantıları düzenleyerek çalışmaları hakkında rapor sunuyor. Tüm çalışmaların ve projelerin açık, şeffaf yürütülmesi ve aynı zamanda denetlenmesi için meclis üyeleri başta olmak üzere halkı bilgilendirmeyi esas alarak bu işleyişi tüzüğüne geçirmiş.
Sorunları meclis çözüyor
Kandil Belediyesi, Halk Meclisi bünyesinde oluşturulan halkla ilişkiler komisyonu halkın yaşadığı sorunları yine halkı ortak ederek çözmeye çalışıyor. Köylülerin kendi aralarındaki sosyal, siyasal, ekonomik ve hukusal sorunları direkt halkla ilişkiler komisyonuna geliyor, ya da söz konusu komisyon sorunlara müdahale ederek sorunu meclise taşıyor. Daha çok uzlaşmayı esas alan komisyon, zorlandığı alanlarda sorunu meclise getirerek tarafları meclis bünyesine davet ediyor.
Halkın belediye kararlarını esas aldığı bir toplumsal düzenekte ağır ve çözülmesi imkansız sorunlar hemen hemen yok gibi. Halkla ilişkiler komisyonun sürekli halkla birlikte olması, her şeyin gönüllük çerçevesinde gerçekleşmesi, kararların halkla birlikte alınması, kolektif haraket edilmesi, ilişkilerin saygı ve sevgi temelinde gerçekleşmesi gibi birçok toplumsal düzenek önemli bir kültür oluşturmuş durumda. Bu nedenle Kandil bölgesinde yaşayanlar arasında adli vakalara rastlamak hemen hemen imkansız.
Çocuklar sinema istiyor
Kandil ve çevresine yerleşen 70 köy ve mezrada yaşayan ortalama 8 bin Kürdistanlı da, tespit edilen rakamlara göre 2 bin 500’nü 06-15 yaş arası çocuklar oluşturuyor. Bugüne kadar her hangi bir filmi sinema salonunda izleyemeyen çocuklar, ayda en az bir defa gidebilecekleri bir sinemanın kendilerini mutlu edeceklerini belirtiyorlar. Elektriklerin sık sık kesilesine rağmen Tv filmlerini izleme fırsatı bulan çocuklar, herşeye rağmen sinamanın özlemini ve merakı içindeler. Çiftçilik ve hayvancılık işlerinde anne ve babalarına yardım eden çocukların büyük bir kesimi çobanlık yaparak hayatı kazanmaya çalışıyor.
Ambulans ve okul servisi yok
Kandil Belediyesi, Halk Meclisi’nin kurulduğu 2009 yılından beri yapılan hizmetlerle birlikte dönüşen toplumsal zihniyet her alanda kendisini tüm sadeliğiyle gösteriyor. Kandil’in dışında yer alan köylerle, Kandil arasında oluşan sosyal anlayış uçurumu kendisini hemen hissettiriyor. Kandil’deki dayanışma, kolektif yaşam, çevre temizliği, eşitlikçi yaşam, saygı ve Kürdistan’a olan idelojik inanç, Kandil’i bir çırpıda diğer bölgelerde ayırıyor.
Yerel hükümetin tecridi altında yaşayan Kandil halkı, aynı zamanda sık sık Türk savaş uçaklarının saldırılarına maruz kalırken, köylerini terk etmemekte kararlı görünüyorlar. “Köyümüzü, toprağımızı hiçbir koşulda terk etmeyiz” söylemleri her geçen gün biraz daha derinleşiyor. Bu inanç ve azimi gören Belediye Meclisi, doğal olarak halkın ihtiyaçlarına cevap olmak için ciddi bir mücadele yürütüyor. Belediyenin imkansızlıkları ve bölgenin fakir olması yine doğal olarak aciliyetleri de beraberinde getiriyor.
Bölgenin acil ihtiyaçlarının başında ise ambulans ve okul servisi geliyor. Birçok hastanın taşıtsızlıktan dolayı hayatını kaybettiği ya da taşıt olsa bile ilk müdahalede gecikildiği için ciddi hayati sorunların yaşandığı belirtiliyor. Özellikle kış aylarında çocukların ve kadınların hastalıktan dolayı ağır bedeller ödediği ve bu mevsimin Kandil’de bir kabusa dönüştüğü belirtiliyor. Belediyenin kendi imkanlarıyla merkezi köy ve alanlara açtığı okullara çocukları taşımak belediyenin en önemli sorunları arasında yer edinmiş. Özellikle kış aylarında kilometrelerce yol yürümek zorunda kalan çocukların büyük bir bölümü hastalanarak okuyamıyor. Bir iki okul servisinin olması bu kaosu ortada kaldıracağı bilinmesine rağmen, imkansızlıklar ve maddi yetersizlikler nedeniyle gerçekleşemiyor. Tam teşekküllü olmasa da bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak bir ambulans ve bir okul servis otobüsü hasta ölümlerini durduracağı gibi, çocukların eğitim kalitesini arttıracağı bilinmesine rağmen imkansızlık bir çığlığa dönüşüyor.
Geçen yıl 112 çocuğun soğukta etkilendiği sekiz çocuğun ise bu koşullardan dolayı yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Ambulans olmadığından dolayı yine son 11 ayda 4 kadın ve erkeğin kan kaybında, 3 kadının da doğum esnasında hastaneye zamanında ulaştırılmamasından dolayı yaşamlarını yitirdiği belediye istatistiklerine geçmiş. Belediye Meclisi ambulans ve okul servisinin olması halinde söz konusu ölümlerin önüne geçileceğini belirtiyor.
Avrupa’daki işverenlere çağrı
Kandil Belediyesi Halk Meclisi Yürütme Kurulu üyeleri Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılara ve işverenlere çarıda bulunarak, “Belediyemiz başta olmak üzere bölgede yaşayan halkımız olağanüstü koşullar altında yaşamaya çalışıyor. Burada yaşayan insanlarımıza ve belediyemize hiçbir maddi imkan akmıyor. Bugüne kadar hiç bir yardım kuruluşu veya şahsiyette yardım alamadık” sözleriyle içerisinde bulundukları koşulları özetlemeye çalıştılar.
Belediye ile ilgili Avrupa Birliği başta olmak üzere, yerel Kürt hükümeti, çeşitli uluslararası sivil toplum kuruluşu başta olmak üzere birçok kurum ve kuruluşa projeler sunduklarını belirten yetkililer, projelere ilişkin her hangi bir cevap alamadıklarını dile getirdiler.
“Çok zor koşullar altında yaşayan, yoksul aynı zamanda bombardımanlara maruz kalan Kandil halkının Avrupa’da yaşayan kardeşlerine ihtiyacı var” diyen Meclis üyeleri, “Avrupa’daki Kürdistanlılar ve işverenler kendi aralarında başlatacakları kampanyalarla Kandil’e bir okul servisi ve bir ambulans temin ederek ölümlerin önüne geçebilirler” çağrısında bulundu. Bunun mümkün olduğunu belirten Meclis üyeleri, “Tüm olumsuz koşullara direnen ve bölgeyi terk etmeyerek kararlı bir duruş sahibi gösteren Kandil halkıyla dayanışmanın Kandil halkını ve duruşunu onure edecektir” denildi.
ALİ ONGAN / KANDİL