Yaklaşık 120 yıldır tüm dünyada kutlanmakta olan İşçi Bayramını kutlamak Türkiye’de hala devletin ve hükümetin kontrolünde.

"Bu ülkeye 1 Mayıs İşçi Bayramını kutlamak gerekliyse onu da hükümet yapar!" Hükümet devlet demektir. Devlet bu canı isterse izin verir, istemezse vermez. Baldırı çıplak ayak takımı işçiler, büyük baş hükümet kadar bilecek değiller ya!
Başbakan zaten her şeyi biliyor! Bakanlar, AKP Milletvekilleri de başbakana bakarak öğreniyor. Eee AKP’li belediye başkanlarının ne eksiği var onlar da öğreniyor.
Bolu’nun AKP’li Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz "Geçmişte PKK’yı destekleyen Almanya ve Fransa şu anda Alevileri destekliyor! Amaçları Türkiye’yi sıkıntıya sokmak!" diye işkembeyi kübradan konuşmuş. Ne kadar zavallıca! Ne kadar edepten üryan bir lakırdı! Belediye başkanı efendi güya aklınca gündeme girecek ya! Ne yapsın akıl fukarası böyle bir laf söylemiş.
Behey Bolu Beyi müsveddesi Almanya ve Fransa binlerce Kürt Köyü boşaltılırken seyirci kaldı, hatta yardım etti. Kürdistan’da devlet eliyle işlenen katliamlara, tecavüz ve işkencelere seyirci kaldı. "PKK’ye destek veren" biri vardı elbet o da Kürt halkıydı.
Siyaset dilinden, kültüründen, lügat ve belagatinden mahrum Bolu Beyi taklidi bu istihbaratı nereden almış olmalı ki?(!) Paralel devlet bu derin istihbaratı başkan efendinin kulağına fısıldamış olmasın?
Kendi adıma böylesine seviyesiz, kültürsüz, cahil kişiler tarafından yönetilen bir ülkede yaşamaktan utanç duyuyorum. Biliyorum siz de bu düşünceme katılacaksınız.
Yaşadığımız bu döneme 21. Yüzyılda Muaviye devri diyorum. Bir Hak Aşığı der ki; "Ebu Müslüm gelmeseydi cihana/ Eşek bile çağırırdı Mervana" Sistematik olarak Mervan politikası yürütenler ırkçılıkta, inkarcılıkta, demokratik hakları, düşünceyi ifade etmeyi engellemekte sınır tanımadıkları gibi hakaret ve saldırıyı da ihmal etmiyorlar.
Güya 1 Mayıs İşçi Bayramı resmen kabul edildi. Buna binaen de gün tatil edildi. Ama nasıl ve nerede kutlanacağı devletin ve hükümetin uhdesinde! Türk-İş "Sendikası" hükümetin işaretiyle Kadıköy Meydanında kutlama yapacak. Devlet işçi ve emekçi örgütlenmesini zaten istediği gibi parsellemiş. Kamu Emekçilerinin sendikal örgütlenmesini 1990’lardan beri bilirim. KESK’in ve KESK’e bağlı eğitim emekçileri sendikasının örgütlenmesinde bulundum, 1990/97 arasında yöneticilik de yaptım. Devlet KESK’in örgütlenmesini boşa çıkarmak için birçok "Sendika" kurdu. Bu gün bu "Sendikalar" AKP Hükümeti ile kol kola "Kamu çalışanlarının haklarını savunuyorlar!"
Kendi işçisini, memurunu yaratan Muaviye soylu devlet ve Muaviye soylu hükümet kendi 1 Mayısını da yaratmayı ihmal etmiyor. Yarın İstanbul Taksim Meydanı "Destan yazan, Kahraman polisin" kuşatması altında olacak. "Kırk bin kahraman polis" görevlendirilmiş. Yine "Gaz fişeği" denen kimyasal silahlar işçilerin kafasına nişanlanarak atılacak. İstanbul kimyasal gaz bulutu altında kalacak. Sonra hükümet cenahından peş peşe demeçler "Biz Taksim Meydanı yasak demiştik! Yasalara karşı gelinmez!" gibi saçma sapan demeçler!...
Taksim Meydanında yeni yıl kutlaması, futbol magandalığı serbest, işçi bayramı yasak!
Türkiye’de meydanların tarihi kanlıdır. Kent meydanları halkın sosyal, kültürel ihtiyaçları yerine "Devletin egemenliği" için düzenlenmiştir. Kent meydanları adeta küçük birer devlettir. Devlet bu meydanlarda işçilerle,,memurlarla, Kürtlerle, Alevilerle, Gezi Eylemcileri ile meydan savaşı yapar. Meydanlar devletin esareti altındadır. Meydanların ve meydanlarda hak arayan demokrasi mücadelesi yürütenlerin özgürleştiği bir yaşam dileğiyle;
Bir Mayıs İşçi ve Emek bayramı Kutlu olsun. Roj kede û cejna kedkaran pîroz be!