
Aziz Aygün Mardin -Midyat sürgünlerinden. Mezopotamya’nın kadim halkı olan Asuri- Süryani halkından bir birey. Aygün, Avrupa’ya mülteci akını başladıktan sonra kendisini gelen mültecilere yardım etmek için adamış.
O kah bir hastane koridorunda, kah bir iltica kampında… Ya da bir elinde kepçeyle, ülkesinden koparılmış insanlara yemek dağıtıyorken onu görmek mümkün. Aynı zamanda Hamburg’un Harburg ilçesi SPD teşkilatı sorumluluğunu da yürüten Aygün, mültecilere yönelik gerçekleştirdiği yardım çalışmalarından ötürü çevresinin büyük sempatisini kazanmış biri ve bu nedenle de yaptığı çalışmalardan dolayı SPD Genel Merkezi tarafından kendisine ödül verildi.
Fıtratta sadece ölüm yok
İnsanlara yardım etmenin fıtratında olduğunu söyleyince aniden bir maden kazasında yaşamını yitirenler hakkında Erdoğan’ın “Ölmek madencinin fıtratında var” sözü aklımıza geliyor. Demek ki birilerinin fıtratında ölüm var iken, birileri de yaşamı kendi fıtratının merkezine koyabiliyor.
Biz burada sözü Aziz Aygün’e bırakalım: “Yerinden yurdundan sürgün yollarına düşen insanlar, her zaman yüreğimi kanatmıştır. Çünkü bu insanlara baktığımda, dedelerimizin bize anlatığı ölüm ve kıyımlarla biten soykırım yılları gözümün önünde canlanıyor. Bu insanların geçtiği yolda bir zamanlar benim halkım da geçiyordu. Aç ve yoksul binlerce insan aynı zamanda tarihimle yüzleşmem anlamına geliyordu. Belki bizler bugün burada sıcak yataklarımızı beğenmezken, gardıroplarımız elbiselerle dolup taşarken göç yollarında aç ve elbisesiz insanlar bir bilinmeze yol alıyor. Ben de bir insan olarak buraya gelen insanlara nasıl yardımcı olabilirim diye düşündüm. SPD Harburg ilçe teşkilatına davet ettiğim, Êzîdî, Süryani ve bir Kürt aileye kendileri için ne yapabileceğimi sorduğumda iltica kamplarında kendilerine verilen yemeğin yenilemediğini ve ülke yemeklerini istediklerini söylediler. Partimin gerekli desteğini aldıktan sonra Harburg Alevi Derneği çalışanları ile görüştüm. Bu konu ile ilgili bana yardımcı olup olamayacaklarını sorduğumda sağolsunlar seve seve yardımcı olabileceklerini söylediler. Hatta bir aylık masrafı da kendileri karşıladı.
Birçok sorun yaşıyorlar
Her perşembe günü saat 12:00’de buraya gelen mülteci kardeşlerimize bu mutluluğu tatmak benim için inanılmazdı. Daha sonra bu çalışmayı bir proje olarak devlete sunduğumuzda kabul edildi. Tabii yemek vasıtasıyla bu insanların yaşadıkları kamplarda birçok sorunları olduğunu ögrenince hizmet kapsamını genişletmek istedim. Suriye ve Irak’tan gelen kardeşlerimiz için elbise yardımı toplamaya başladık. Yemek ve elbise vasıtasıyla birçok insana ulaştık. Bunların yanı sıra günlük yaşama ait kural ve kaideler, sağlık, eğitim, danışmanlık, bürokrasi olmak özere birçok konuda kendilerine yardımcı oluyorum. Gerekirse devlet dairelerinde kendilerine tercümanlık yapıyorum. Bu insanlar için günlük yaşamlarını idame ettirmeleri için Almanca kursu projem var. Winsenerstrasse 36 numarada bulunan Alevi Kültür derneğinde şimdilik her perşembe günü 100’e yakın insana yemek veriliyor.”
Önce insanız
Partisi SPD tarafından, yürüttüğü insani çalışmalardan dolayı ödüllendirildiğini dile getiren Aziz Aygün, bunun kendisi için büyük bir manevi değer olduğunu ama en büyük ödülün ise insanların kendisine bakışları olduğunu söyledi.
Aygün duygu ve düşüncelerini devamla şu cümlelerle dile getiriyor: “Ama benim için en büyük ödül bu insanların minnet dolu bakışları. Bizler de bu insanların yerinde olabilirdik. Hamburg’da yaşayan Mezopotamya insanlarının daha çok bir araya gelip ortak iş yapmaları gerekiyor. Acılarımız kadar sevinçlerimizin de ortak olması gerekiyor. Ortak hareket edebildiğimiz sürece bu sorunların üstesinden gelebiliriz. Mezopotamya ananın kadim çocukları olarak insanlığa daha fazla yardımcı olmamız gerekir diye düşünüyorum. İnancımız, tenimiz, düşüncemiz ne olursa olsun hepimiz önce insanız. Ben de kendi çapımda bu insani vazifemi yerine getiriyorum. Bana bu fırsatı verdiğiniz için gazeteniz aracılığıyla kalbi sevgiden ve güzelikten yana atan tüm Kürt kardeşlerimi selamlamak isterim.”
M.ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG