Türk devlet güçlerinin vahşet görüntülerinin hafızalara kazındığı merkezlerden biri de Şirnex’in (Şırnak) Hezex (İdil) ilçesiydi. Soykırım operasyonlarına karşı yaşam alanlarını terk etmeyerek direndiği için katledilen yetişkinlerin yanı sıra onlarca çocuk da vardı. 15 yaşındaki Ramazan Gümüş de küçücük bedeniyle Türk güçlerine karşı tarih yazan çocuklardandı. 

Gümüş Ailesi, 1990’lı yıllarda devletin koruculuk dayatması ve baskıları nedeniyle yüzlerce aile gibi Hezex’e bağlı Ziwê köyünden Turgut Özal Mahallesi’ne göç etmek zorunda kalır. 7 çocuklu Gümüş Ailesi’nin en büyük çocuğu olan Ramazan, yokluk içerisinde büyüdüğü Hezex sokaklarının bırakmaz. Saldırılar başlayınca ailesi ile hayalleri gibi özgürlüğün sembolü olan güvercinlerini köye gönderen Gümüş’ten geriye ise Hezex semalarında kanat çırpan güvercinler ve çok sevdiği motosikleti kaldı.

“Oğlum küçüktü ama sözleri çok büyüktü” diyerek Ramazan Gümüş’ü anlatmaya başlayan anne Sozan Gümüş, “Oğlum bana çok bağlıydı. Sürekli babasına ‘annemi üzme’ derdi. Herkes ile iyi geçinir. Kimseyi kırmazdı. Arkadaşları o kadar çoktu ki komşular bile hayret ederdi. Hepsi benim çocuklarım gibiydi” diye belirtti. 


Yaşamaya devam edecek

Oğlunun güvercinlerini çok sevdiğini anlatan anne Gümüş, “Oğlum bir özgürlük güverciniydi. Onun güvercinleri buralarda uçtukça oğlum da yaşamaya devam edecek. Bu güvercinlere baktığım her an onu ve devletin bu vahşetini hatırlayacağım” dedi. 


İndirmeye kıyamadığım topraklarda

İlk çocuğu olduğu için Ramazan’ın yerinin apayrı olduğunu ifade eden anne Gümüş, oğluyla bir anısını şu şekilde aktardı: “Bir gün tandıra ekmek yapmaya gittim ve Ramazan’ı da sırtımda götürdüm. Ekmeğimi oğlum sırtımdayken yaptım. Komşular da bana, ‘oğlunu yere bırak ekmeğini o şekilde daha rahat yaparsın’ dedi. Ben de oğluma kıyıp sırtımdan indirebilir miyim? Oğlum benim için o kadar değerliydi. Ama sonra devlet geldi, oğlumu benim indirmeye kıyamadığım topraklarda katletti.” 

Oğlunun küçük yaşına rağmen haksızlığı asla kabul etmeyen biri olduğunu da belirten baba Salih Gümüş de oğlunun sürekli devletin zulmüne karşı koymak gerektiğini dile getirdiğini söyledi. Oğlunun dik durduğunu ve boyun eğmediğini belirten baba Gümüş, oğlu ile gurur duyduğunu ifade etti. Baba Gümüş, oğlunun katilinin Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu da vurgulayarak, yaşananların hesabını er ya da geç soracaklarını kaydetti. 


 DİHA/ŞIRNAK