Kürt tutsakların, Öcalan'ın özgürlüğü ile anadilde eğitim ve savunma hakkı için başlattıkları açlık grevi, 43'üncü günde. BDP örgütleri ile tutsak yakınlarının öncülük ettiği halk da destek eylemlerini sürdürüyor. Şırnak ve Mardin'in ilçelerinden açlık grevlerinin sürdüğü Mardin E Tipi Cezaevi ve Midyat E Tipi Kapalı Cezaevi'ne doğru yola çıkıldı. İstanbul'da ise Silivri ve Tekirdağ cezaevlerine 4 günlük yürüyüş başlatıldı. Amed, Batman, Van, Erzurum, Ardahan, Hakkari, Ankara ve İstanbul birçok kesim tarafından açlık grevlerine dikkat çekmek için eylemler yapıldı. Basın açıklaması ve yürüyüşlerde yapılan açıklamalarda, hükümetin açlık grevlerine duyarsızlığı protesto edilerek, kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapıldı.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş tutuklu yakınlarıyla birlikte Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Demirtaş, açlık grevleri sesinin duyulması için çaba gösterdiklerini, ancak Türk Hükümeti'nden çıt çıtmadığını ifade ederek şunları söyledi:

Hükümet vicdanını yitirmiş

“Bunun iki nedeni var. 1. Hükümet vicdanını yitirmiş 2. Söyleyecek tek haklı sözü yok.  Açlık grevlerinin ortaya çıkardığı talep konusunda ne diyebilirler. Biz hukuku, Anayasayı açıkça ihlal ederek 453 gündür İmralı’da ‘koster, hava bozuk’ diyerek kesintisiz tecrit uyguluyoruz mu diyecek. 42 gündür üç maymunları oynuyorlar. İçerdekiler insanlar ölmesin diye bedenini ölüme yatırıyor dışarıda AKP bütün bunları polisle durdurmaya çalışıyor. Çözümün önünü açmak için ölüme yatanlara sessiz kalırsanız dışarıda ve içerdeki ölümlerden sorumlu olursunuz. Hükümet bizi durdurmaya çalışacağına kanun dışı tecridi kaldırsın. Arkadaşlarımızın talepleri hukuk dışı değil. Kimse ihale, kredi almak için açlık grevi yapmıyor. Bu ülkeye barış gelsin, akan kan dursun diye yapılıyor.”

Bayram bize haram

Kürt halkının eylem talimatı beklemeksizin her yerde derhal sokağa çıkmasını isteyen BDP Eşbaşkanı Demirtaş, her yerde miting ve yürüyüşler planlanıp yapıldığına dikkat çekerek, "Körelmiş vicdanlara duymayan kulaklara karşı sokağa çıkma dışında şansımız yok. Bayram boyunca miting ve yürüyüşlerimiz sürecek. İçerde ölümler bu kadar yaklaşmışken biz bayram yapamayız. Bayram bize haramdır. Böyle bir ortamda bayram sevinciyle kurbanı karşılayamayız” dedi.
"İçerdeki ölümler sıradan ölüm olmayacak ya hep birlikte durduracağız ya da gerekirse arkadaşlarımızla birlikte öleceğiz" diyen Demirtaş, Adalet Bakanı'nın hemen açıklama yapıp taleplerin dikkate alındığını belirtmesini isteyen Demirtaş, "Araya bayram giriyor. Aksi takdirde sorumluluktan kurtulamazsınız" diye konuştu.

Herkes sokağa çıksın

Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim için saniyenin dakikanın bile önemi var. Ülkenin her bir yerinde yapılan eylem çağrılarında insanlar içini gücünü okulunu bırakarak katılmalı. Yüz binler alana çıkmalıdır. Hükümet engelleyecekse varsın engellesin. Neyse bedeli biz önde olacağız. Bedelini öderiz. Başka türlü bu vicdansızlığı durduramayız. Bu işin kaybedilecek saniyesi yoktur. Hükümet bu çığlığı duyana kadar, gece gündüz demeden herkes demokratik gösteri hakkını kullanmalı. Gerekirse sokaklardan evine dönülmemelidir. Partimiz bunun öncülüğünü yapmaya hazırdır. Bunun dışında başka da gündemimiz olmayacaktır. İçerdeki arkadaşlarımızı kurtarmak halkımıza bağlıdır.”

İmralı’da görüşme yok

İmralı’da görüşmelerin olduğu yönündeki açıklamaların kişisel tahminleri geçmediğinin latını çizen Demirtaş, "Bunu doğru bulmuyorum. Kendi kişisel tahminlerini kendilerine saklasa iyi olur. İmralı’da bir görüşme yok. Görüşme varsa Hükümet açıklamalı. Bunu açıklamak BDP’ye düşmez. Bizim işimiz kafa karıştırmak değil, müzakerenin önünü açmaktır” diye konuştu.

Halk talepleri sahiplendi

Cezaevlerinde 43. gününe gren açlık grevlerine halk da eylemlerle destek verdi.
İstanbul'un Esenyurt İlçesi'nden Silivri ve Tekirdağ cezaevlerine doğru yürüyüş yapmak isteyen yüzlerce kişiye polis saldırdı. Sabah saatlerinden itibaren BDP Esenyurt İlçe Örgütü binasına girişlere izin verilmezken, Cumhuriyet Meydanı'nda toplanarak yürüyüşe katılmak isteyen kitleye polisler biber gazlarıyla müdahale etti. Polis saldırısına kitle de taşlarla karşılık verdi. Esenyurt'ta en işlek mevki olan Cumhuriyet Meydanı savaş alanına döndü.

Esenyurt'ta polis saldırdı

Saldırı ardından kitle caddeler üzerinde "Siyasi tutsaklar onurumuzdur" pankartı açarak oturma eylemi yaptı. Polis oturma eylemi yapan kitleye de biber gazı ile saldırdı. Polisler arasında kalan bir kadın da darp edilirken, müdahalede bayılanlar oldu. Polis saldırısında en az 5 kişi gözaltına alındı.
Çatışmalar devam ederken, Levent Tüzel ve Sebahat Tuncel'in bulunduğu bulunduğu 30 kişilik bir grup "Yaşam hakkı kutsaldır" yazılı beyaz önlükler giyerek Nazım Hikmet Bulvarı üzerinden Silivri Cezaevi'ne doğru yürüyüşe başladı. Yürüyüşe katılmak isteyenlere ise izin verilmedi. Polis ardından ülkücü grup da yürüyüş yapmak isteyen gruba saldırdı. Can güvenliğinin olmaması nedeniyle yürüyüş sonlandırıldığı açıklandı.

Barış Anneleri yola çıktı

Şırnak Barış Anneleri İnisiyatifi, cezaevlerinde devam eden açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek amacıyla Midyat M Tipi Kapalı Cezaevi önünde yapacakları eylem için yola çıktı. Şırnak Öğrenci Derneği (ŞÖDER), KESK, Eğitim Sen, BDP il yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda tutuklu yakını da yürüyüşe destek verdi. Yapılan kısa açıklamanın ardından 9 minibüslük konvoy Midyat'a doğru hareket etti.

Amed'de ortak açıklama

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) bileşenleri, Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Amed'deki çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.  Kürt aydın, yazar ve sanatçıları da açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla Dicle Fırat Kültür ve Sanat Merkezi'nde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, "Vicdanların kosteri de mi bozuk?",  "Tutsakların istekleri bizim isteğimizdir" dövizleri taşındı.

Aileler de açlık grevinde

Erzurum'un Karayazı İlçesi'nin Yahyalı ve Melabadi köylerinde de açlık grevlerine destek amaçlı açlık grevi başladı. Tekirdağ 1 Nolu Cezaevi'nde açlık grevinde bulunan Serhat Göksu isimli tutsağın ailesinin de destek verdiği açlık grevi eylemi, Yahyalı Köyü'nde kadınların öncülüğündeki 6 gündür devam ediyor.

Hükümetin sessizliğine tepki

BDP Ardahan İl Örgütü üyeleri ise, açlık grevindeki eylemcilerin durumuna dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı. Ardahan İl Eşbaşkanı Leyla Yılmaz, ''Kör, sağır ve dilsiz olan bir iktidar ile karşı karşıyayız" sözleriyle hükümetin açlık grevleri karşısındaki sessizliğini protesto etti. 


Bir çok merkezde eylem
Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, Divriği Kültür Derneği'nin de aralarında bulunduğu Alevi kurumları da İHD İstanbul Şubesi'nde açıklama yaptı.
Mardin E Tipi Cezaevi önünde de tutsak yakınları açlık grevine başladı. Adana’da tutuklu yakınları TUHA-DER binası önünden İnönü Parkı’na kadar yürüdü.Yürüyüş ardından oturma eylemi yapıldı.
Mersin E Tipi Cezaevi önünde de kitlesel basın açıklaması yapıldı.
BDP Ardahan İl Örgütü üyeleri ise basın açıklaması yaptı.
Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde Demokratik Özgür Kadın Hareketi, Ağrı’da ise KESK üyeleri açlık grevlerine destek yürüyüşü yaptı.
Muş’ta İHD’liler, Konya’da ise Eğitim Sen Şubesi üyeleri açlık grevlerine ilişkin basın açıklama yaptı.

Bayramda da eylem

Açlık grevlerindeki tutsaklara hükümetin "müdahale edileceği" sinyali vermesi üzerine Yüksekova'da yürüyüş ve oturma eylemleri kararı alındı. Konuyla ilgili açıklama yapan Yüksekova BDP İlçe Başkanı Rüstem Demir, bayramda da eylemlerini sürdüreceklerini kaydetti.

Batman'da miting hazırlığı

Açlık grevi eylemine dikkat çekmek için 27 Ekim'de Batman Farabi Hastanesi önünde düzenlenecek olan "Ölümlere sessiz kalmayacağız taleplere yanıt verilsin" mitinginin hazırlıkları sürüyor. Dün akşam mahallelerde yapılan halk toplantılarına BDP Milletvekilleri Ayla Akat ve İbrahim Binici de katıldı.

ESP'den destek grevi

Ezilenlerin Sosyalist Partisi Ankara İl Örgütü, cezaevlerindeki süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine destek için Yüksel Caddesi'nde bir günlük açlık grevine başladı. ESP Ankara İl Başkanı Fadime Çelik, işçi ve emekçilere seslenerek, tutsakların açlık grevlerine destek vermeleri çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ




Anter'in çocuklarından destek

Musa Anter'in (Apê Musa) kızı Rahşan Anter, İzmir'de;  oğlu Dicle Anter ise Batman'da bir günlük açlık grevi başlattı.
Rahşan Anter, “Musa Anter'in çocukları, açlık grevindeki Apê Musa'nın torunlarının ölmemesi için kamuoyunu duyarlı olmaya davet ediyor” yazılı pankartın altında, cezaevlerindeki açlık grevlerine destek için Konak'ta bir günlük açlık grevine başladı.
Rahşan Anter, cezaevinde süren açlık grevinin 42. gününe ulaştığına dikkat çekerek, ölümlerin yaşanmaması için en kısa sürede herkesin bu konuda elinden geleni yapması gerektiğini vurguladı. Rahşan Anter, “Cezaevindeki bu insanlar kuş tüyü yastıklar istemiyor, Türkiye'de barış ve özgürlük istiyor” diyerek, hayvan hakları için Konak Meydanı'n da bir araya gelen 5 bin kişinin cezaevindeki bu insanlar için de yan yana gelmesini istedi.
Musa Anter'in oğlu Dicle Anter de aynı saatte Batman'da Yılmaz Güney Sineması önünde açlık grevi başlattı. Rahşan ve Dicle Anter'in başlattığı açlık grevi bugün saat 12.00'da sona erecek.

DİHA/İZMİR




Bir an önce adım atılmalı

BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Türk Hükümeti'nin bir an önce adım atmasını istedi.
Açlık grevlerinin artık kritik bir aşamada olduğunu söyleyen Kışanak, "Sınırlı sayıda cezaevinden bahsetmiyoruz. Yaklaşık 60 cezaevinde açlık grevi söz konusu. Buralardan zamanında da bilgi gelemiyor. Devletin, aydınların herkesin bu durumu görerek konunu yakıcılığını hissetmesi gerekiyor. Bir an önce hükümetin adım atması lazım" diye konuştu.

Bugün açıklanacak

Partilerinin PM ve MYK toplantısında açlık grevlerinin tek gündem olarak tartışıldığını ve önemli kararlar aldıklarını ifade eden Kışanak, bugün yapacakları açıklamayla planlamalarını kamuoyu ile paylaşacaklarını belirtti. Kışanak, "Hemen yapılması gerekenleri yapmazsak tarih karşısında hepimiz sorumlu oluruz. Halkımıza direnişi yükseltme çağrısı yapıyoruz. Hem vicdanen hem de ahlaken bize düşen budur" dedi.

Hükümet umursamaz

Kışanak, devletin zorlaması ile açlık grevlerinin fiili olarak ölüm orucuna dönüştüğünü, Gümüşhane'de iki tutsağın ölüm orucuna girdiğini anımsatarak, "Açlık grevi ile ölüm orucu arasındaki fark hayati sıvının alınmasıdır. Ölüm orucuna çevrilmesi demek bundan da yoksun olmak demektir. Yaşamın sonlanması ile karşılaşmaktır. Hükümet ve Adalet Bakanı bu konuda sorumsuz bir yaklaşım içinde olarak umursamaz olmuşlardır. Bununla da yetinmeyerek bazı cezaevlerinde sıvı alımını engellemişlerdir" dedi.

DİHA/ANKARA