
Kardeşi: Hiçbir hastalığı yoktu
Yalçın'ın kardeşi Sultan Bahur, en son Perşembe günü cezaevine gittiğini ve ağabeyi ile açık görüş yaptığını belirterek, yan yana oturduklarını ve hiçbir hastalığının bulunmadığını söyledi. Bahur, ağabeyinin yaşamını yitirdikten sonra kendilerine haber verildiğini aktararak, "Hiçbir hastalığı yoktu. O kadar yanına gidiyorduk. Bir gün dahi hastalığından bahsetmedi. 18 yıldır cezaevinde. Nasıl olmuş biz de bilmiyoruz. Ağabeyim o kadar işkence gördü, o kadar dayak gördü. Cezaevlerinden her gün bir ölüm haberi duyuyoruz. Bari onları cezaevinde rahat bırakınlar" diye konuştu.
Avukatlar cezaevine gitti
Ailenin başvurusu üzerine İHD ve TUHAD-FED avukatlarından oluşan bir heyet cezaevine gitti. Tutsaklarla görüşen avukatlardan Osman Çelik, Sara hastası olan Yalçın'ın havalandırmada aniden düştüğü ancak kaldırıldığını hastanede kurtarılamadığını açıkladı.
Tutsaklar zulme dikkat çekti
Olay üzerine açıklama yapan PKK ve PJAK'lı tutsaklar ise Midyat M Tipi Kapalı Cezaevi'nde son dönemlerde baskı ve sürgünlerin arttığına dikkat çekerek, Yalçın'ın ölüme terk edildiğini bildirdi. Açıklamada cezaevlerindeki baskılar da anlatıldı:"Binlerce arkadaşımız disiplin cezaları adı altında, tek kişilik hücrelerde tutulmakta ve kendilerine 'A Takımı' ismi takan gardiyanlar tarafından işkenceye maruz kalmaktadır. Hiçbir arkadaşımızın can güvenliği bulunmamaktadır, sürgün edilen arkadaşlarımızdan haber alamıyoruz, her gün bir arkadaşımızın, 'intihar etti' denilerek, cenazesi dışarıya çıkarılıyor, hasta ve en insani ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olan onlarca arkadaşımız tedavi edilmiyor, dışarıdan gelen ilaçları verilmiyor, anadilimizle telefon ve görüş yerlerinde konuşmamız engelleniyor, hiçbir muhalif dergi ve gazete içeriye verilmiyor, ailelerimizle görüşmelerimiz, 'disiplin cezası' adı altında engelleniyor, yasal hakkımız olan ortak alanlara keyfi nedenlerle çıkarılmıyoruz, mahkemelerde anadilimizle konuştuğumuz için hakimlerin gözü önünde ve onların yönlendirmesi ile işkencelerden geçiriliyoruz.
Tüm vekilleri, insan hakları örgütlerini ve ailelerimizi Midyat Cezaevi'ne gelip durumu yakından görmeye çağırıyoruz. Hiçbir arkadaşımızın can güvenliği yoktur."
MARDİN