Yıllardır Savat işlemeciliği ile uğraşan zanaatkar Yıldırım Türkoğlu, Savat’ın anlamı, önemi ve bu sanatın kimlerden kaldığını anlattı. Türkoğlu, “Ermenice de ‘kara’ ve ‘işleme’ anlamlarında kullanılan Savat, gümüş, bakır, kurşun ve kükürtten elde edilen bir alaşım ve süsleme sanatıdır. Gümüşün çelik uçlarla üzerine şekiller çizerek, Savat alaşımının 450 derecede eritilerek üzerine işlenir. Daha sonra Savat soğumaya bırakılır. Soğuyan kütle toz haline gelinceye kadar önce örs üzerinde, daha sonra havanda dövülür. Elde edilen Savat, gümüş eşya üzerinde daha önce açılmış olan kılcal kanallara iki yolla sürülür. Ancak her Savat ustasının kendine has bir ölçüsü olduğu söylenir. Savat işçiliğinin en önemli özelliği yıllar boyunca hiçbir şekilde deforme olmamasıdır” dedi.
ilk Ermenler kullanmış
Savat sanatının ilk olarak Ermeni ustalar tarafından kullanıldığını ve geliştirildiğini söyleyen Türkoğlu, Savat sanatının Van’a özgü el işlemeciliği olup, 18. yüzyıldan günümüze gelen bir sanat olduğunu dile getirdi. Türkoğlu, “Gümüş üzerinden önce kanal açma, ondan sonra yedi madde karışımı sonrasında elde edilen bir gümüş el sanatıdır” diye belirtti.
Savat sanatını yaşatmak için Avrupa’da sergiler açtığını belirten Türkoğlu, “Savat Sanatı, 2003-2004 yıllarında değerini tamamen yitirdi. Sanatseverler bir araya gelerek, tekrardan gün yüzüne çıkartmaya çalıştılar. Biz Van’ı simgeleyen İnci Kefali balığı ile yöreye özgü Ters Lale’yi desen olarak kullanıyoruz. Hem kültürü simgeliyor hem de bir sanatın yok olmasını engelliyoruz” diye konuştu.