Türk cezaevlerinde İHD’nin verilerine göre 235’i ağır olmak üzere 642 hasta tutsak bulunuyor. Yapılan tüm girişimler ve çağrılara rağmen hükümet hasta tutsaklara ilişkin duyarsız ve keyfiyetçi tutumunu sürdürerek ölümlere davetiye çıkarıyor. Cezaevinden bir hasta tutsağın daha tabutu çıktı. İstanbul Silivri 6 Nolu Cezaevi’nde tutulan Ferhat Diri isimli tutsak 8 aydır tüberkoloz hastalığına karşı mücadele ediyordu. Diri, önceki gün sabaha karşı cezaevinde yaşamını yitirdi. Yaklaşık 18 aydır cezaevinde tutulan adli tutuklu Diri’nin koğuşunda fenalaştığı, herhangi bir müdahale yapılamadan müşahade odasında yaşamını yitirdiği öğrenildi. Diri’nin cenazesi dün Van’da Yenimahalle Mezarlığı’nda toprağa verildi.


Şuurunu yitirdi

Midyat Kapalı Cezaevi’nde yaklaşık 7 yıldır yakalandığı kan kanseri nedeniyle 6 kez ameliyat olan hasta tutsak Şehmus Yetek ise Ankara Numune Hastanesine kaldırıldı. Kardeşi Sıdık Yetek, ağabeyinin şuurunu kaybettiğini belirtti.
1996 yılında tarlada çalışırken Mardin’in Savur İlçesi’ne bağlı Çınarönü köyünde askerler tarafından tutuklanan 11 çocuk babası 67 yaşındaki Şehmus Yetek’e ömür boyu hapis cezası verildi. Cezaevinden cezaevine sürgün gönderilen Yetek, son olarak getirildiği Mardin’in Midyat Kapalı Cezaevi’nde kan kanserine yakalandı. Kardeş Yetek, “Ağabeyim yedi yıldır hasta haliyle cezaevinde tutuluyor. Yaklaşık kırk gün ölüm döşeğinde kaldıktan sonra onu Ankara Numune Hastanesi’ne kaldırmışlar” dedi. Ağabeyini görmek için Ankara’ya gittiğini ancak cam bir kapının ardından görmesine izin verildiğini söyleyen Yetek, “Ona yaklaşıp helallik bile istememe izin vermediler. Şu an oğlu hastanede ama onu da sadece günde iki kez onar dakika yanına bırakıyorlar. En son aldığımız bilgilere göre ağabeyimin artık şuuru da kapanmış, konuşmuyor” dedi.

Adli Tıp direniyor

Wernike Korsakoff hastalığı nedeniyle yüzde 27 oranında duyma kaybı, romatizma, reflü, hemoroid, alerjik astım gibi hastalıklarının yanısıra kalp yetmezliği bulunan Abdullah Kalay’ın tahliye edilmemesi için ise Adli Tıp direniyor. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı heyetinin daha önce “ceza ertelemesi” istediği Kalay, sevk edildiği İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun aksi yöndeki kararıyla geri gönderildiği cezaevinde durumu giderek kötüleşince bir kez daha götürüldüğü hastanede yine aynı yönde rapor verildi. Heyet, yüzde 70 kalp yetmezliği bulunan Kalay’ın yeni bir kalp krizi geçirmesi halinde yüksek hayati risk altında bulunduğu uyarısını ikinci raporunda yeniden vurguladı. Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutulan Kalay’ın tahliyesi için yapılan başvurulardan henüz sonuç çıkmadı.

 HABER MERKEZİ