Neredeyse her gün tv ekranlarında bir ölüm haberi, bir cenaze merasimi… Her ölümden sonra intikam yeminleri ediliyor.
Yapılan her askeri operasyon, sıkılan her kurşun barış umudunu yok ediyor!
Savaşın kılıcı kadınları, erkekleri kesiyor! Her yanımız kanıyor...
Bu köşede savaşa karşı barış umudumu her zaman korudum.
Sizlerle barış ve özgürlük için kalem oynattım.
Yıllardır barışa katkı yapmaya çalışıyorum.
Barış ve özgürlüğün bu topraklarda yeşermesine gücüm ve yeteneğim oranında -bedeli cezaevi olsa da- katkı yapmaktan çekinmedim!
Savaştaki her ölüm kendisi ile birlikte vicdanımızı da alıp götürüyor.
Savaşı sadece yazmak, izlemek, tanıklık etmek içimi acıtıyor.
Yaşanmakta olan insan ve doğa kıyımına karşı durmak önemli.
Vicdanlarımız ölmesin diye yazmak dışında başka şeylerde yapılabilmeli.
Kalem oynatmak dışında başka şeyler yapmak istiyorum.
Eylül ayında barış ve özgürlük için bir yolculuğa çıkmak istiyorum!
Bu yolculuk boyunca yine bir arada olacağız! Ancak bu kadar sıklıkta yazmayabilirim size…
Üç ay sonra eminim daha sık bir arada olacağız!
Kendi içimde barışı örmek için bir yolculuk yapacağım.
Barışı kendi içimde ördüğümde biliyorum ki Türkiye barışa daha yakın olur!
Bu yolculuk yitirilmeye başlayan masumiyetin ve adalet duygusunun şahsımda korunmasına hizmet edecektir!
Küçük birkaç adım atıyorum; bu adımı hep birlikte çoğaltmamız mümkün!