
Genç bir aktivist, gazeteci ve kadın hakları savunucusu olan Mandalawi ile 'Kürdistan'daki Yuvam' kitabı ve çalışmaları üzerine konuştuk.
'Kürdistan'daki Yuvam' kitabını yazmaya nasıl başladınız?
Viyana'da, amcam ile birlikte donmuş göller ve beyazdan başka hiçbir şeyin olmadığı, karın küçük yıldızlar gibi düştüğü ormana benzer bir alanda yürüdüğümüzü hatırlıyorum. Bu görüntü benim için bir doğa harikası idi. Fakat amcamla konuşurken ve onu dinlerken, nerede olursan ol ve ne kadar mutlu olursan ol, "Vatan" denilen bir şeyin her zaman eksik olduğunu öğrendim. Geri dönmek için trene bindiğimizde, amcamın pencereden dışarıya bakarkenki sessizliğini izledim. Küçük bir kağıt üzerine amcamın neden gri saçları olduğu hakkında bir şeyler yazdım. Eve geri döndüğümüzde, bu konuda küçük bir makale yazdım. O zamandan beri her hafta, "neden vatan özeldir", "neden yuva denilen bir şey vardır" konularını gözden kaçan küçük anılarla anlatmaya başladım. İki yıl boyunca her hafta The Guardian, Kurdish Globe gazeteleri başta olmak üzere yazdığım yazılarımı yakın zamanda 'Kürdistan'daki Yuvam' ismi ile kitaplaştırdım. Kitabın ismine gelince, kendimi farklı bir yere göç etmiş ve yuvaya dönmüş bir kuş gibi düşündüm. Kürdistan, kanlı tarihimiz, soykırım ve hatta kendi topraklarında etnik temizliğin yaşandığı gerçekliklerine rağmen bir yuvadır. Benim için, Kürt ulusu adına yüreğimde hissettiğim şeyin büyük bir yansımasıdır bu başlık.
Çocukluğu Avrupa'da geçen bir genç olarak, bir Avrupalı ya da bir Kürt olmanın kimlik kargaşasını hiç yaşadınız mı?
Ben, kitabımda birçok kez bu konuya değindim ve bu konuda İngiliz The Guardian gazetesine yazdığım birkaç köşe yazımı okuyabilirsiniz. Avustralya'da yaşayan Güneyli bir Kürt olarak, hiçbir milliyetçi duyguya sahip değildim, ancak Kürdistan'a gittikten sonra kimi şeylere artık farklı bir gözle bakmaya başladım. Hangi kimliğe ait olduğumu ya da olmak istediğimi keşfetme yaşına geldiğimde şunları düşündüm. İran'da doğdum, Avustralya pasaportum vardı. Bir Iraklı olarak görülen, ancak Kürt etnik kimliğine sahip birisiydim. Tüm bunlar, küçük bir kız çocuğu için çok fazlaydı ve kendime "Ben kimim?" diye sormam doğal olsa gerek. Evde ailemin etkisi nedeniyle, her zaman bir Kürt olduğumdan emindim. Bundan hiçbir zaman şüphe duymadım, ancak asıl Kürdistan yolculuğumun hemen sonrasında köklerimin bulunduğu yeri gördükten sonra, Kürt olma aidiyet bilincinin dışında herhangi bir ikinci düşünceye sahip olamayacağımı gördüm.
Kürdistan'a geri dönüşünüz ilk ne zaman mümkün oldu?
Biz, ilk olarak 2006 yılında Kürdistan'a dönebildik. Orada olmak oldukça ilginçti benim için. Yıllardır Hewler'de yaşamış, orada büyümüştüm sanki. Bunu söylemek biraz garip geliyor, ama gerçek bu.
Bir gazeteci olarak daha çok hangi konularda yazıyorsunuz?
Ben çeşitli konularda yazıyorum. Örneğin; konferanslara katılıyorum ya da röportajlar yapıyorum. Çoğu zaman haber ve güncel olayları ve bazen de bir festival ya da bir galeri gibi özel bir etkinlikliği de takip ediyorum. Fakat zamanla, insanlar ve onların deneyimleri ve topluma etkileri hakkında yazmayı daha keyifli bulmaya başladım. Yine, elimden geldiği kadar Kürtler hakkında yazıyorum. Böylece çevremde 'Kürdistanlıyım' dediğim zaman kaşlarını kaldıracak bir tek kişi kalmayacak. Ben dünyanın, Kürt ulusu hakkında bilgi sahibi olmasını ve Kürtleri tanımasını istiyorum. Kendi çapımda küçük de olsa bir katkıda bulunmaya çalışıyorum. Eğer hepimiz biraz zaman ayırabilirsek, bu açıdan dış dünyanın Kürtleri tanımasına katkıda bulunabiliriz diye düşünüyorum.
'Kürdistan'daki Yuvam' kitabı, genç gazeteci Mandalawi'nin The Guardian başta olmak üzere, birçok gazetede yayımlanan köşe yazılarının bir koleksiyonu. Mayıs 2011 tarihinde yayımlanan kitap, çocuk yaşta ailesi ile birlikte Avustralya'ya göç eden ve Saddam Hüseyin'in devrilmesinden sonra çok sevdiği Kürdistan'a geri dönen 21 yaşındaki Kürt kızı Mandalawi'nin sürgünde geçirdiği yaşamı ve sonrasında Kürt kültürü ve kimliğini keşfinden bahsediyor. İngilizce olarak kaleme alınan 'Kürdistan'daki Yuvam' kitabı 305 sayfa ve "Hayatımdaki Olaylar, Sıradan İnsanlar, Hayallerimin Şehri, Vatan ve Sürgün Arasında, İlk Oyum, Yuvadan Kelimeler" olarak 6 bölümden oluşuyor. Her bölüm, bir Kürt kızının vatanına dönük büyüyen sevgi ve hayranlığını içeriyor.
SUNA KÖSE/LONDRA