Mersin Üniversitesi'nde okuyan Sevim Duran, ajanlık yapması için polislerin kendisine sürekli baskı yaptığını iddia ederek, "Polisler beni sürekli rahatsız ediyor. Kendimi sürekli takipteymiş gibi hissediyorum. Bundan dolayı dışarı çıkamıyorum. Kimseyle görüşemiyorum. Derslerime çalışamıyorum" dedi.

Mersin Üniversitesi Takı Teknolojisi ve Tasarım Bölümü'nde okuyan Sevim Duran, kendisine ajanlık dayatmasında bulunan polisler tarafından sürekli rahatsız edildiğini, ailesinin aranarak, "Kızınız BDP il binasında, orada çalışma yürütenlerle görüşüyor. Senin kızını dağa gönderecekler" denildiğini ileri sürdü. Sevim Duran, okul dışındaki boş zamanlarında part-time  olarak çalıştığı iş yerine 3 ay önce gelen sivil giyimli iki kişinin polis kimliklerini göstererek kendisiyle konuşmak istediklerini aktardı. Kendisini "Ferdi" olarak tanıtan bir sivil polis ile konuştuğunu ifade eden Duran, bu kişiyle arasında geçen konuşmaları şöyle aktardı: "Bana 'Mersin Üniversitesinde PKK örgütü var. Bu örgüt içerisinde faaliyet yürüten Uğur, Remzi, Vasfiye ve Zelal ile birliktesin. Sen benim hemşerimsin, onların gittiği yol, doğru yol değil. Gençlerin beyinlerini yıkıyorlar senin de beynini yıkamasınlar. Senin haberin yokken bunlar seni dağa gönderecek. Arkadaş çevren iyi değil, bunlarla takılma. Ailen seni okumaya gönderiyor, safsın, temizsin, senin ne işin olabilir onlarla. Ailenin bunlardan haberi olursa senin için hiç iyi olmaz' dedi."

'Kızınız BDP'ye gidiyor'
Üniversitedeki arkadaş çevresini değiştirmesi için polisin kendisine burs ve kalacak yer teklifinde bulunduğunu dile getiren Duran, "Polisler bana, 'Yarın istediğin bir yerde görüşebilir miyiz? Güvenmiyorsan emniyete kadar gelip bir çayımızı içebilirsin' dedi. Ben onların bu teklifini reddedince 'aileni ararız' dediler. Ben de 'Arayın' diyerek onlara tepki gösterdim. Bunun üzerine polisler bir saat sonra ailemi aradı" diye belirtti. Polisin ailesini sık sık telefonla arayarak gittiği yerler, görüştüğü kişiler ile ilgili bilgi verdiğini kaydeden Duran, "Ailemi telefonla arayan polisler, 'Kızınız onlarla görüşüyor. BDP il ve ilçe binalarına gidiyor. Elimizde görüntüleri var. İnanmıyorsanız sizi gösterelim' demiş. Polisler bunun yanında Adıyaman'da oturan ailemin yanına gitti. Polisler aileme, 'Kızınız BDP il binasında, orada çalışma yürütenlerle görüşüyor. Toplantılara ve eğitimlere katılıyor. Senin kızını dağa gönderecekler. Kızınıza sahip çıkın yazıktır. Biz sizin iyiliğini istiyoruz' demiş. Bunun üzerine babam hemen beni aradı. Bana 'Senin kaydını okuldan alacam. Okumanı istemiyorum' dedi. Ben de babama, 'böyle bir şeyin olmadığını, polislerin abarttığını' söyledim. Uzun uğraşlar sonucunda babamı zorlukla ikna ettim" diye aktardı.

'Senin yerin cezaevidir'
23 Eylül akşamı sivil bir araçla önünü kesen 3 sivil polisin kendisine sözlü tacizde bulunduğunu ifade eden Duran, şöyle devam etti: "Polisler bana, 'Beni tanıdınız mı bizi arayıp sormuyorsunuz? Sen bize demiştin ben onları hiç tanımıyorum diye. Ben okuluma gidip geliyorum, demiştin. Yalan söylemişsin bize. Sen örgütün bataklığının tam içine girmişsin. Kadrolar gelmiş. Sen eğitimlerine girmişsin, sürekli onlarla berabersin. İzliyoruz seni, senin yerin cezaevidir, böyle mi istiyorsun. Seçimden sonra gözaltılar olacak. Cezaevi tutuklamaları olacak sen onlarla gitmek mi istiyorsun. Bu devran uzun sürmeyecek. Cezaevine girdiğin zaman bu söylediklerim aklına gelecek. Pişmanlık duyacaksın, iş işten geçecek. Ben sana acıyorum. Sana yardım etmek istiyoruz' dediler. Bu kişiler aynı zamanda benimle Kürtçe de konuşuyorlardı."

'Polis peşimi bıraksın'

Polislerin baskısından dolayı ailesiyle ciddi sorunlar yaşadığını, okulunu okuyamaz hale geldiğini belirten Duran, "Polisler beni sürekli rahatsız ediyor. Kendimi sürekli takipteymiş gibi hissediyorum. Bundan dolayı dışarı çıkamıyorum. Kimseyle görüşemiyorum. Derslerime çalışamıyorum. Polisin peşimi bırakmasını istiyorum" dedi. Konuyla ilgili daha önce İHD Mersin Şubesi'ne başvurarak hukuki yardım talebinde bulunduğunu anımsatan Duran, polislerin bu şekilde devam etmesi durumunda savcılığa suç duyurusunda bulanacağını, bütün yasal haklarını kullanacağını vurguladı.

DİHA/MERSİN