Ulus devletlerin oluşturduğu parlamenter sistem, halkın kendi seçeceği vekilleri tarafından yönetilmesi anlamına gelmektedir. Fakat Türkiye gibi, 600 yıllık bir Osmanlı tebaasının üzerinde şekillenen tekçi Türk ulusu gerçekliği karşısında parlamenter sistem, sadece lafta kalmıştır. Türkiye Cumhurriyeti’nin parlamenter sistemi içinde, Dersim vekilleri örneğinde vereceğimiz bazı veriler, aslında olayın vahametini gözler önüne semektedir.

1920 yılından beri Dersim, siyasi arenada TBMM’sinde sözde temsil edilmektedir. 1935 yılında bakanlar kurulu kararıyla, Dersim’in adı, devletin “Tunç eli” olarak değiştirildi. 1926-1936 yılına kadar idari teşkilatlanmada Dersim, Elazığ’a bağlıydı. 1946 yılında yapılan genel seçimlerde CHP 2 milletvekili çıkarırken, bu iki sandalyeyi 1950 yılında Demokrat Parti aldı. 1954 yılındaki genel seçimlerde, CHP ile DP birer vekille temsil edildi. Daha sonraları CHP ya da onun ardılı olan partiler Dersim’de vekil çıkardılar. Derken 1999 yılında partiler değil de, bağımsız adaylar kazandı. 2002’de CHP, 2007’de bağımsızlar ve 2011’de Kılıçdaroğlu’nun etkisiyle 2 vekili de CHP çıkardı. Şüpesiz ki; bu süreçlerin en kârlı vekili, 1981 yılında Tunceli’den darbecilerin danışma meclisi üyeliğine getirilen ve 1999’da Çillerin partisi DYP’den bile vekil olan Kamer Genç’tir.

M. Kemal ve arkadaşları, “Birinci Dönem Büyük Millet Meclisi” ya da “Birinci Meclis” adını verdikleri bugünkü TBMM’nin temellerini, 23 Nisan 1920’de Ankara’da atmışlardı. İlk oturumda, 1 Nisan 1923’te yeni seçim kararı alarak, 15 Nisan 1923’te son oturumunu yapmışlardı. Buradaki 23 Nisan günü, özellikle seçilmişti. Zira 24 Nisan 1915 Ermeni soykırımının kararıydı. Böylece her yıl 24 Nisan’dan önce, 23 Nisan’ı, Türkleştirilmiş çocuklara armağan ederek, türlü kutlamalarla “Ermeni soykırımı” gölgelenerek, unutturulmak istenmişti. “Meclis üyelerine” günümüzde olduğu gibi “milletvekili” denilmiyor, bunun yerine “meclisi mebusan” tanımı kullanılıyordu. Mesela Dersim’in ilk Meclis-i Mebusan üyeleri: Diyap Yıldırım, Abdülhak Tevfik Gençtürk, Hasan Hayri Kanko, Mustafa Ağa, Mustafa Zeki Saltık ve Ahmet Ramiz Tan‘dı.

Sekiz defa evlenmiş olan Diyap Yıldırım (Diyap Ağa 1852-1932), I. TBMM Dersim milletvekiliydi. Dersim’deki Ferhatuşağı aşiretinin reisi olarak özel öğrenim gördü. M. Kemal ile dostluk ilişkisi geliştirdi. Erzurum ve Sivas kongrelerini destekledi (1919). Ankara’da toplanan (1920) ilk TBMM’ye Dersim milletvekili olarak katıldı. 1923 yılında mebusluğu sona erince, Dersim’e geri döndü. Mebusluk maaşı alamadığından dolayı M. Kemal’le görüşmek için, Dersim’den kalkıp kara vagonla Anakra’ya gitti. İlk defa karşılaştığı M. Kemal için; “Gözümü, gözlerinden ayırmadım. Bu büyük adamla cenge değil, bastonuma dayana dayana ölüme bile giderdim” demekteydi. Ne varki, M. Kemal, kendisiyle görüşmediği gibi, maaşını da ödemedi (Yeni Gün gazetesi, 27 Temmuz 1931). Bu da yetmezmiş gibi, ne hazindir ki; “Kızını, Seyyid Rıza ile evlendirdiğinden” ve “Kürtçülük” suçlamalarıyla, M. Kemal tarafından önce Diyarbakır’a, sonrasında Sıvas Divrigi’ye sürgün edildi. Ömrünün son yıllarını safelet içinde geçirdi.

Abdülhak Tevfik Gençtürk (1885-1966),  Dersim Sorgu Hakimliği yaparken, TBMM’nin 1. dönemi için 3 Temmuz 1920′de, Dersim’de sözde yapılan seçimde milletvekili seçilerek 4 Ağustos 1920′de Meclis’e katıldı. Meclis’te Adalet, Milli Savunma ve benzeri komisyonlarda görev yaptı. Vekilliği dolduktan sonra, tekrar sorgu hakimliğine geri döndü. Fakat bu defa da “Kürtçülük yaptığı” ve” vatana hıyanet” suçlarından dolayı, 4 Mayıs 1925 tarihinde işten el çektirildi. 10 Mayıs 1925 tarihinde tutuklanarak Diyarbakır’a gönderildi. 8 ay hapis ve iki yıl süreyle Mersin’de zabıta gözetiminde bulundurulmasına karar verildi. Sürgün hayatı bittiğinde tekrar sessiz-sedasız Hozat’a geri döndü. 

Diyap Ağa’yı, ilk defa Ankara’ya, meclise götüren Hasan Hayri Kankozade (1881-1925, Hozat, Dersim), Hozat Şeyh Hasanlı aşireti reisi Kankozade Murtaza Ağa’nın oğludur. 1896 tarihinde Harp Okulu Aşiret Sınıfına alındı. 24 Şubat 1898′de Süvari Teğmen rütbesiyle mezun olarak 4. Ordu Siverek Aşiret Süvari Alayı’na atandı. Meclis-i Mebusan’ın son dönemi için yapılan seçimde Dersim milletvekili oldu. Meclis’te farklı komisyonlarda görev aldı. Dönem sonu memleketine döndü. 2 Mart 1925 tarihinde askerlikten emekliye ayrıldı. “Şeyh Said isyanında ayaklanmacılara yardım ettiği, meclise Kürt kıyafetleriyle geldiği ve dolayısıyla Kürtçülük yaptığı” gerekçesiyle tutuklandı. Doğu İstiklal Mahkemesi’nde yapılan yargılaması sonunda idam cezasıyla yargılandı ve idam edildi.

Tek parti döneminde, Ankara’dan bellirlenen bazı şahsiyetler Kürt illerine milletvekilili olarak atanmaktaydı. Bunlardan birisi de Dersim mebusluğuna getirilen Türk hukukçu ve siyasetçisi, İstanbul doğumlu Feridun Fikri Düşünsel’di (1892-1958). M. Kemal’e karşı muhalefetiyle bilinen Düşünsel, ikinci TBMM’de (1923-1927) Dersim milletvekili olarak görev yaptı. 1924 yılında kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucuları arasında yer aldı. “Şeyh Said Ayaklanması“ ve “1926’ da M. Kemal‘e karşı kurgulanmış sözde İzmir Suikastı’na katıldığı” gerekçesiyle, İstiklal Mahkemesi’nde yargılandıysa da aklandı. Daha sonraları, Dersim mebusluğundan, Bingöl milletvekiliğine getirildi.