Amed'de gerçekleştirilen, Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı katılan siyasi parti, sivil toplum örgütü, farklı etnik ve inanç çevreleri, insan hakları savunucuları konferansın önemi ve çıkan sonuçlara ilişkin DİHA'ya açıklamalarda bulundu.

İnsan hakları savunucusu ve Gazeteci-yazar Ayhan Bilgen, bugüne kadar yapılmış, katılımın en geniş ve kararlılığın en güçlü olduğu bir konferansla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Bu açıdan sevindirici ama üstlenmesi gereken yüke ve içerisinden geçilen bu tarihi döneme baktığımızda çok daha ileri bir iradenin ortaya çıkması gerekiyor" dedi. Yakın zamanda parlamentonun kapanacağına dikkat çeken Bilgen, Kürt siyasetçilerinin kendi üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirdiklerini ve sıranın hükümete geldiğini vurguladı. Bilgen, "Bunu çok net ortaya koyuyorlar. Eğer böyle bir irade beyanı varsa hükümetin üzerine düşeni yapmasını sağlayacak baskı, siyasetin üretilmesi ve geliştirilmesinin aktörleri bu konferansa katılanlar olacaktır" dedi. Katılımcıların somut bir takvim ve net bir çalışma planını ortaya koyması ve hükümeti çözüm yönünde adım atmaya zorlaması gerektiğini belirten Bilgen, ortaya bir perspektifin konulması ve anayasa süreciyle birlikte hareket edilerek, iradenin ortaya koyulmasını önemsediklerini vurguladı.

Alevilerle ortak mücadele

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Amed Şube Başkanı Cafer Koluman, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 2013 Amed Newrozu'nda yaptığı çağrı üzerine başlatılan süreçle çatışmasızlık ortamına girildiğini belirterek, bu tür konferanslara daha fazla ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Konferansta farklı etnik kökenden, inançtan ve kimlikten olan kişilerin kardeşçe yaşama konusunda beklentilerinin olduğunu ifade eden Koluman, Alevilerin yaşadığı sorunlara işaret ederek, "Alevilerin sorunlarının da ortak sorun olarak görünmesi ve birlikte mücadele edilmesi gerekiyor" dedi. 


Ortak irade ve akıl
Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Kemal Karadaş, konferansın Kürt sorununun çözümünde önemli bir adım olacağını vurgulayarak, Öcalan'ın gönderdiği mesajın önemine dikkat çekti. Karadaş, mesajın tüm halkları kapsayıcı, ön açıcı ve yol gösterici olduğunun altını çizdi. Konferansla birlikte Kürt sorununun çözümü için oluşturulacak yol haritasına ciddi katkıların yapılacağını belirten Karadaş, farklı kesimlerden çok sayıda insanın bir araya gelerek böyle bir çalışmada yer almasının önemli olduğunu söyledi. Karadaş, "Herkes kendi düşünce ve görüşlerini dile getiriyor Bu da ortak iradenin bir aklı ortaya çıkaracağını sağlayacaktır" dedi.

Tarihi ve yaşamsal

Konferans delegelerinden Tes-İş 1 Nolu Şube Başkanı Ali Öncü, konferansın tarihi ve yaşamsal öneme sahip olduğunu belirterek, Kürt sorununun adil ve demokratik çözümü, Kürtler arası birlikteliğin sağlanması açısından anlamlı bulduklarını ifade etti. Farklı farklı görüşlerin açığa çıktığını ve tartışıldığını vurgulayan Öncü, çalışmanın asıl amacının ve felsefesinin Kürtler arasında birlikteliği sağlamak olduğuna işaret etti. Kürt ulusal birliğinin oluşturularak, sorunların eşitlik temelinde özgürlüğü ve barışı getirecek şekilde çözümlenmesi gerektiğini ifade eden Öncü, "Biz de bu hassasiyetle konferansa katıldık. Düşüncelerimizi ve katkılarımızı sunduk" dedi.

Katılmayanlar da katılmalı

Özgürlük ve Sosyalizm Partisi adına konferansa katılan Aziz Mahmut Ak, konferansa uzun vadeli olarak bakılması gerektiğini ve önümüzdeki süreçlerde katılmayan diğer tüm grupların da katılmasının sağlanması gerektiğini belirtti. Ak, "Sonuç bildirgesi ile yetinilmemelidir. Konferansın hemen ardından bir temsil heyeti oluşturulmalı" dedi.
Konferansın bir milat olduğunu vurgulayan akademisyen Mehmet Ali Tüy, "Emperyalistlerin çok ünlü bir lafı var. 'Böl, parçala, yönet' derler. Tarihe baktığınız zaman Kürtler yıllardır 4 parçaya bölünmüştür. Her parça yine kendi arasında bölünmüştür. İşte şimdi tarihi bir fırsat var. Birlikteliğin çıkması gerekmektedir" dedi. Tüy, salt Kürtler açısından değil, Ortadoğu ve Türkiye'deki demokrasi, adalet ve eşitlikten yana tüm kesimlerin birlikteliklerinin sağlanması gerektiğine vurgu yaptı.

Somut ve sonuç alıcı adım

Feminist aktivistlerden Van Kadın Derneği (VAKAD) üyesi Zozan Özgökçe, dört parçada yaşayan Kürtlerin ortak sorunlarının olduğunu belirterek, konferans sonucunda sağlanacak birlikteliğin sorunların çözümü noktasında ön açıcı olacağını ifade etti. Özgökçe, "Sömürge dilini kullanıyoruz. Dönüşüm için harekete geçmek lazım. Kürdistani unsurların bir araya gelerek ortak politika geliştirmeleri gerekiyor" dedi. Geliştirilecek olan ortak politikalar ekseninde sonuç alıcı, somut adımların atılması gerektiğini belirten Özgökçe, "Kürdistani birimler, bireyler, orada yaşayan diğer katmanlarla ortak paydaların gelişmesi gerekiyor. Bu nedenle konferansın anlamlı olduğunu düşünüyorum" dedi.

Demokratikleşmeye katkı

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Dersim bileşenleri adına konferansa katılan Ali Ekber Kaya, dünyada ve Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin konferansı zorunlu kıldığını ifade etti. Kürtlerin ulusal birlik doğrultusunda adımlar atması gerektiğinin önemine dikkat çeken Kaya, Türkiye'de demokratikleşme sürecinin tetikleyicisinin ve sürdürücünün Kürtler olacağına işaret etti. Kaya, ezilen kesimlerin kurtuluşunun da bu sürece bağlı olarak gelişeceğini kaydederek, "Bu konferansa bu yüzden önem yüklüyoruz. Ortadoğu savaş bölgesi, Ortadoğu'da bir aydınlanma, özgürleşme ve gelişmeye ihtiyaç var. Halkların birleşerek emperyalist çıkarlara karşı mücadeleyi yükseltmeleri gerekir" dedi. Kürtlerin geliştirmiş oldukları dayanışma, bilinç ve mücadele düzeyinin Ortadoğu'ya emsal teşkil ettiğini dile getiren Kaya, "Konferansın Ortadoğu halklarıyla birlikte aydınlanma ve bölgesel demokratikleşmeye doğru bir adım olduğunu düşünüyorum" dedi.

Kürtlerin birliğine doğru

BDP Gençlik Merkezi'nden Ahmet Akyüz ise, mevcut süreçte, barış konferansının Kürt halkı için çok önemli olduğunu belirterek, Kürtlerin bu kadar geniş bir şekilde hiçbir zaman bir araya gelmediğini ifade etti. "Kürtlerin birliği için bu bir adım olacaktır. Birlikteliğimizi kanıtlarsak, süreci tek ses halinde dünyaya duyurabiliriz" diyen Akyüz, bu dönemin Kürtlerin zaferi olacağını söyledi.

Halklar arası birlik

Konferansa HDK adına katılan EMEP yöneticilerinden İlhan İlbay, Kürt sorununun çözümü bakımından tarihi bir süreçten geçildiğine dikkat çekerek, halkların ortak bir tutum belirleyerek, kendi aralarındaki ilişkiyi sağlamlaştırmasının sürece güç katacağını söyledi. İlbay, şunları söyledi: "Konferansta belli başlı temel noktalarda ortaklaşmanın sağlanması önemli. Bunlardan bir tanesi; Kürt halkı Ortadoğu'da en dinamik ve önemli güçlerden biri haline geldi. Dört parçada bulunan Kürtlerin emperyalist güçlerin karşısında demokrasi ve halkların kendi geleceklerini belirlemesi açısından mücadele etmesi önemlidir. Konferansın güçlü bir birliktelik açığa çıkaracağına inanıyoruz."

Türkmenler de katıldı

Amed'in merkez Bağlar ilçesinde kurulan ve kentteki Türkmen Alevi köylerini temsil eden Büyükkadı (Müslümkadi) ve Şarabi (Havacılar) Köylüleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BÜŞAK-DER) Başkanı Aydın Atlı da, kendilerinin özgün ve kültürel bir kimliğe sahip olduklarını belirterek, konferansa Türkmen kimliği ile katıldıklarını ifade etti. Kendilerinin de Mezopotamya coğrafyasında yaşadığını dile getiren Atlı, "Kürdistani bir kurum olarak katıldık. Kendimizi ifade etmek istedik" dedi. Farklı grup, parti ve inançların herhangi bir koşul öne sürmeden bir arada olmasının önemli olduğuna dikkat çeken Aydın, konferansa kendilerinin de davet edilmesinin önemli olduğunu söyledi.


ZEYNEP KURİŞ/HAYRİ DEMİR/DİHA/AMED