
KCK’nin Kürdistan Ulusal Kongresi için yaptığı açıklamanın ardından Kürtler arası ulusal ittifak tartışılıyor. Tartışmaya katılan bütün Kürt siyasetçiler, uluslar birliğin, ortak stratejinin ve bunun kurumlaşmasının öneminde mutabık.
PYD Eşbaşkanı Muslim geçen hafta Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu'nda düzenlenen "Ortadoğu için demokratik alternatifler" başlıklı 13. Kürt Konferansı'nın konuşmacıları arasındaydı. "Kürt halkı kahramandır. Hem kendileri hem de insan hakları için mücadele ediyor. Avrupa buna benzer bir mücadeleyi geçtiğimiz yüzyıl vermiştir. Kürtler, Ortadoğu'da insani değerleri korumaya çalışıyor" ifadelerini kullanan Salih Muslim’in Kürt mücadelesini selamlayan konuşması konferansta büyük ilgi topladı. Rojava’daki Türk işgalinin kabul edilemez olduğunu belirterek PYD'nin Türk işgaline karşı savaştığının altını çizen Muslim, muhabirimiz Erem Kansoy’un ulusal birlikle ilgili sorularını yanıtladı.
Son bir yılda Kürtlere kentlerinde saldıran Türk devletin milletvekillerinin de tutuklamasının altındaki esas nedenini "Kürdofobia" olarak değerlendiren Muslim, Türk devletinin "En iyi Kürt, ölü Kürt’tür" zihniyetine karşı savaşıldığını söyledi. "Karşımızdakilerin bir planı var: Kürtleri yok etmek" diyen Muslim, tüm Kürtleri birliğe çağırdı: "Ya hep bu hastalıktan acı çeker gibi duracağız ya da hepimiz tek bir güç olup beraber hareket ederek bundan kurtulmaya yönelik mücadele vereceğiz. Barzani dahil tüm Kürtlerin birlik olması gerekir. Avrupa’da da Kürtlerin birlik olmasının ve birlikte hareket etmesi önemlidir. Dünyada birçok demokratik halk verdiğimiz mücadelede bizim yanımızda olurken, Kürtler arasında bir birlik olmamasından biz utanıyoruz. Türk zihniyeti bütün Kürtleri yok etmek isterken, bazı Kürtler bununla ilgilenmiyor; çıkarlar peşinde gidiyor. Bazı Kürtlerin bizimle bu savaşta olmaması ayıptır. Gerçekten olmaması gereken bir şeydir."
Baydemir: Baskı yapın

ANF’ye konuşan HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir de her Kürt’ün yakın olduğu partiye ulusal birlik için baskı yapması gerektiğini söyledi.
Kürt partilerinin ideolojik kaygıları bir kenara bırakıp bir araya gelmesi çağrısında bulunan Baydemir, şunları söyledi: “Bugün Tahran, Ankara, Bağdat ve Şam’ın Kürt sorunun bu kadar çetrefili ve yıkıcı olmasının nedenleriyse, bir diğer nedeni de Kürt siyasal organizasyonlarının kendi aralarındaki ittifaksızlığıdır. Ortak paydalarda bir araya gelip ortak perspektif oluşturmamasındandır. Bu saldırılara karşı çıkışın ve başarının temel anahtarı da Kürt halkının örgütlü güçlerinin ve siyasetlerinin ortak paydalarda buluşmasıdır.
Bazı tartışmalar abestir
Kuzey Kürdistan ve Güney Kürdistan’daki siyasi hareketler ideolojik ayrımları bir kenara bırakmalı. Mevzu artık ideolojik kavgayı aşmış; Kürt halkının var olma ve yok olmayla karşı karşıya. Serbest ekonomi mi, yoksa komün ekonomisi mi tartışması bu ortamda abestir. Bu sembol mu olacak şu sembol mu olacak kavgası yitirdiğimiz şehitlere ihanettir, bu ortamda. Haksızlık ve hakarettir. Bir ulus yok edilmek isteniliyor. Kuzeyde başarırlarsa Rojava’ya gidecekler orada başarırlarsa Hewlêr elden gider."
Medya rolünü oynamalı
Her Kürt’ün kendisini yakın bulduğu siyasi partiye ulusal ittifak için baskı yapması gerektiğini vurgulayan HDP Milletvekili Osman Baydemir şöyle devam etti: “Kenti partimize ulusal ittifakın parçası olması için baskı yapmamız gerekiyor. Karşımızdaki partiyi eleştirerek, bugüne kadar herhangi bir sonuca ulaşamadık, bundan sonra da ulaşamayız. Objektif olarak şunu kendimize soralım, şimdiye kadar ulusal ittifakın olmamasından bizim hiçbir rolümüz yok mu?
Kuzey, Güney Kürdistan ve Rojava medyası, bu konuyu işlerse önemli aşama kat edilir. Biz bunu medyadan başlarsak, bir ötekileştirme dilinden çıkarır, ittifak diline dönüştürürsek emin olun büyük mesafe kat ederiz. Ben ulusal ittifaktan umutluyum çünkü bizi kurtaracak, faşizmi durduracak bu coğrafyada 1915’leri yaşatmayacak olan en büyük direnç noktamızın halkımızın ve onun bütün örgütlü gücünün ideolojik farklılıkları bir kenara bırakarak, ortak paydalarda ittifaktan geçtiğine inanıyorum.”
PJAK’tan destek
RojNews’in haberine göre; Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Eşbaşkanlığı, KCK’nin çağrısına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, böylesi önemli bir süreçte Ulusal Kongre’nin toplanmasının önemli bir görev olduğunu ifade etti. Açıklamada, şunlar belirtildi: "Ancak bu olduğu taktirde Kürdistan halkı bu tehlikeli süreç ve durumdan korunabilecektir. Bu rol ve ahlaki sorumlulukla hepimizin görevlerini bu temelde yerine getirmesi gerekmektedir. Bu süreçte gerekli olan katılım ve çabayı sergileyeceğiz. Tüm Doğu Kürdistan partilerini, parti çıkarlarını bir kenara bırakarak Kürdistan Ulusal Kongresi’nin gerçekleştirilmesi için üzerlerine düşen rolü oynamaya çağırıyoruz.”
Mahmud Osman: Engel oluyorlar

Kürt siyasetçi Dr. Mahmud Osman, İran ve Türkiye gibi işgalci devletlerin yarattığı olumsuz etkiden ötürü de Kürdistan Ulusal Kongresi’nin geciktiğini söyledi.
RojNews’ten Hana Azad’a konuşan Kürt siyasetçi Mahmud Osman, 1970’lerden beri Kongre yapmaya dönük çabaların olduğunu hatırlatarak, şunları ifade etti: “Ama her defasında Kürt partileri arasındaki çelişkilerden, İran ve Türkiye gibi işgalci devletlerin yarattığı olumsuz etkiden ötürü ertelendi. İran ve Türkiye’nin müdahaleleri olduğu sürece başarılı olması zor. Çünkü canları nasıl istiyorsa öyle olsun istiyorlar. O da mümkün değil.”
Dr. Mahmud Osman öncelikle PKK (Kürdistan İşçi Partisi), KDP (Kürdistan Demokrat Partisi), YNK (Kürdistan Yurtseverler Birliği) ve Goran Hareketi’nin Kongre stratejisiyle ilgili bir araya gelerek anlaşmaları gerektiğini vurguladı.
Bokanî: Kabul edilemez

İran Komünist Partisi Kürdistan Örgütü üyesi Xesrew Bokanî ise “Çelişkilerin engel olması kabul edilemez” dedi.
RojNews’ten Dana Ömer’e konuşan Xesrew Bokanî, KCK’nin çağrısına destek verdi. Xesrew Bokanî, “İran Komünist Parti Kürdistan Örgütü olarak Kongre’nin gerçekleştirilmesi yönündeki tüm girişimlerde yer aldık. Gerek Kürdistan’da gerekse de Kürdistan dışında bu faaliyetlere katıldık. Fakat maalesef bu çaba ve girişimler bir sonuca ulaşmadı. Kürdistan’ın tüm parçalarında, özellikle de Rojava ve Güney Kürdistan’da çok fazla siyasi çelişkiler söz konusu. Fakat bu çelişkilerin tarafların birbirine yakınlaşması ve Kongre’nin gerçekleştirilmesi önünde engel teşkil etmesi kabul edilemez” diye konuştu.
Kürtlerin kaderiyle ilgili

Komeleya İslamî (İslami Topluluklar Partisi) Politbüro üyesi Şiwan Raber, “Kürt halkı kendi kaderini tayin edebilmek için ulusal kongresini gerçekleştirmeli” dedi.
Şiwan Raber, daha önce gerçekleştirilmiş olması gerektiğini ifade ederek “Fakat geçmiş süreçte de, bugün de bazı hakim partiler, önünde engel. Kuşkusuz destekliyoruz. Fakat bunun için zemin oluşturulmalı ve var olan engeller aşılmalı. Eğer Güney Kürdistanlı siyasi taraflar bu konuya ciddi bir şekilde yaklaşırsa, özellikle bir tarafın hakimiyeti altında olmaması şartıyla biraraya gelinebilir” şeklinde konuştu.
KNK: Kürt halkı için
Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) üyesi Firyad Hirani, her dönemde Kürtlerin ortak bir mekanizmaya ve birliğe ihtiyacı olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: “Kürt siyasi partileri ve siyasi çevreleri bu hassas süreçte Kürt halkının ve Kürdistan’ın menfaati için tüm şahsi menfaatlerini bir kenara bırakmalı ve Kongre hazırlıklarına başlanmalıdır.”
Kürdistan Kurtuluş Partisi (Partiya Rizgariya Kurdistan) Sekreteri Rekar Ahmed de desteğini şu ifadelerle dile getirdi: “Uzun bir süredir Kürt yurtsever ve siyasi partileri Kongre yapılması için mücadele etmekteler. Kürdistan siyasetinden bir kesim, işgalci devletlerle ortak iş yapıyor. Bazıları da kişisel ya da siyasi parti çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. Elbette Kongre, Kürdistan’ı işgal eden bölge devletlerinin çıkarına değil. bundan özellikle de Türkiye rahatsız oluyor. Bundan sıyrılmak lazım. KDP, AKP ve Erdoğan ile ilişkilerinden ötürü sekteye uğratmamalı.”
'Bir an önce yapılmalı'

Kürdistan Demokratik Parti Genel Sekreteri ve Cizîrê Yasama Meclisi üyesi Ebdulkerîm Siko, ANHA’dan Diyar Ehmo’ya yaptığı açıklamada, Kürt halkının çok yönlü bir saldırı konsepti ile karşı karşıya olduğunu belirterek, Kürdistan Ulusal Kongresi’nin gerçekleştirilmesinde geç bile kalındığını söyledi. Ebdulkerîm Siko, “Ulusal Kongre’nin yapılması Türk devletinin ve çetelerin Kürt karşıtı politikalarını boşa çıkaracaktır ve Demokratik Federalizm projesinin daha kısa zamanda hayata geçirilmesine katkı sağlayacaktır. Tüm Kürt güçleri bir an önce harekete geçmeli" dedi.
HABER MERKEZİ