Kürdistan’ın tüm parçalarından 50’yi aşkın parti ve onlarca kurumun katıldığı KNK Genel Kurulu’nda “Rojava direnişinin yanındayız, destekçisiyiz, gün Rojava’yı sahiplenme, ulusal birliği sağlama günüdür” mesajı verildi.

 

FEHMİ KATAR

Kürdistan Ulusal Kongresi’nin (KNK) Hollanda’da gerçekleşen 19. Kongresi’ne Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgal ve soykırımı ve buna karşı verilen direniş damga vurdu. Türk devletinin hedefinde sadece Rojava’nın değil tüm Kürdistan’ın olduğu vurgulanan kongrede ulusal birliğin kaçınılmaz ve ertelenemez olduğu belirtildi. “Rojava’yı savun, yalnız bırakma” mesajının verildiği kongrede uluslarası güçlere de Türk devletinin işgal ettiği yerlerden çekilmesi çin baskı kurması çağrısı yapıldı.

KNK’nin 18-20 Ekim tarihlerinde yapılan 19. Kongresi’ne 50’yi aşkın parti ve onlarca kurumun temsilcisi katıldı. 250’den fazla delegenin katıldığı kongrede ulusal birlik ana gündem olurken, Türk devletinin Rojava işgali ve buna karşı mücadele de en çok tartışılan konular oldu. Başur, Rojhilat, Bakur ve Rojavalı Kürt parti temsilcileri, Türk devletinin amacının Kürt katliamı olduğunu belirterek, buna karşı ulusal birliğin geliştirmesi çağrısında bulundu.

KNK Eşbaşkanı Koç: Bütün Kürtler birleşmeli

KNK eşbaşkanları Nilüfer Koç ve Rêbuwar Reşid, tüm Kürdistani partileri Rojava’ya sahip çıkmaya çağırdı. Rojava’daki direnişin Ulusal Kongre’yi zorunlu kıldığını belirten Koç, “Sadece biz Kürtler değil bütün dünya bizi konuşuyor. Türkiye’nin saldırılarına karşıdır.Kürtlerin Türk devletiyle çıkar ilişkileri kurması anlaşılmaz. Türk devleti barbarca bize saldırıyor. Bugün bütün Kürtler bir olmalı. Çünkü Kürtlük ve Kürdistan meselesi sadece Rojava ya da Başûr meselesi değil. Herkesin meselesi. Bizi de aşan bir yerde. Artık bir dünya sorunudur. Ondan dolayı burada bir strateji çizmeli, herkese göstermeliyiz” dedi. Rojava korunamadığı zaman sıranın Güney’e geleceğine işaret eden Koç, Türk devletinin büyük bir hazırlık yaptığını, Türkmenleri silahlandırdığı, halihazırda onlarca karakolu bulunduğunun altını çizdi.

KNK Eşbaşkanı Reşid: Koruyamazsak sıra Başur’da

KNK Eşbaşkan Reşid de Türk devletinin Rojava’ya saldırısının Kürtleri birleştirdiğini belirterek, şunları söyledi: “Kürt liderlerin hepsi Rojava’daki direnişi desteklediler, bu da çok olumlu bir şey. Bugün bütün partiler Rojava’yı koruyamazsak sıra Başûr’a gelecektir. Türk devleti Başûr’a büyük hazırlık yapıyor. Orayı da işgal etmek istiyor. Kürtler buna karşı seslerini yükseltmelidir.”

Mele Baxtiyar: Katliam yapılıyor

YNK’nin önde gelen isimlerinden Mele Baxtiyar ise Kürtlerin ABD ve uluslararası güçlerin çıkarlarına kurban edildiğini vurguladı. ABD’nin Rojava’da Türk devletinin işgaline davetiye çıkardığını belirten Baxtiyar, “Orada katledilen sivil insanlardır. Bunun sorumlusu sadece Türk devleti değil, ABD ve uluslararası güçlerdir. 8 yıldır Rojava’dan bir tek kurşun Türk askerine atılmamıştır. Erdoğan ve Türk devleti bunu bahane ediyor” diye konuştu. Kürtlerin ısrarlı barış talebine Türk devleti, her seferinde savaşla karşılık verdiğini hatırlatan Mele Baxtiyar, “Kürtler uzun yıllardır Türk devletiyle barışmak istiyor. Bu konuda Sayın Öcalan ve Celal Talabani’nin birçok girişimi oldu. Ama Türk devleti, katliamla cevap veriyor. Türk devleti istediği kadar katliam yaparsa yapsın Kürtleri yok edemez. Ne olursa olsun Kürtler kazanacak, Erdoğan kaybedecektir. Geçmişteki Türk liderleri gibi” diye konuştu. Mele Baxtiyar, Kürtlere Rojava’ya sahip çıkması çağrısında bulundu.

PYD Eşbaşkanı Hesen: Gün birlik olma günü

Kongreye Rojava’dan katılan PYD Eşbaşkanı Şahoz Hesen, Rojava’nın büyük saldırı altında olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Rojava, çok büyük bir saldırı altındadır. Bütün Rojava’da aynı fotoğraf var. Tehditler Kürt halkının üzerine olduğu gibi bütün kesimler üzerindedir. Bundan dolayı her kesim direniş içerisinedir. Bu imha planı büyük ve ağırdır. Bütün Suriye’de bir yıkım yaşanıyor. Bu ortamda biz projelerimizi geliştirdik. Büyük tecrübeler edindik. Suriye’de bu yıkım ancak bizim projemizle son bulabilir. Halkımızın kazanımlarını hedef alan bu saldırılara karşı ancak topyekûn bir direniş ile cevap verebiliriz. Çünkü bu saldırılar sadece Rojava’yı değil bütün Kürt halkını hedefliyor. Bunun için Kürdistanı bir tavırla buna karşı koymamız gerekiyor. Bugün ulusal birlik günüdür. Birlik olup bütün halkımızın çıkarlarını savunmamız gerekiyor.”

Goran Başkanı Sadiq: Birlik için sıra siyasilerde

Irak Parlamentosu Goran Fraksiyonu Başkanı Dr. Yusif Mihemed Sadiq da ulusal duygularının üst seviyede olduğunu dile getirerek, bunu da YPJ, YPG ve QSD savaşçılarına borçlu olduğunu söyledi. YPJ, YPG ve QSD savaşçılarının Türk saldırılarına karşı kahramanca direndiğini vurgulayan Sadiq şöyle devam etti: “Bu duygularımızın bu kadar üst seviyede olması bu kahramanlara bağlı. Bu direniş ile Kütler bir kez dünya siyasi tarihine geçti. Kürdistan’ın dört parçasında bugün peşmerge ve gerilla sloganları atılıyor. Halk birliği yakalamış. Umarım siyasi partiler halkın bu sesine kulak verir. Bugün ihtiyacımız ulusal bir stratejiye var. Eğer daha önce birliği oluştursaydık Kerkük, Efrîn böyle olmazdı. Bugün birlik olmasak, bütün Rojava’yı kaybederiz. Buna son vermeliyiz.”

QSD’den Omar: Efrîn ardından sıra Serêkaniyê’de

QSD Dış İlişkiler Sorumlusu Dr. Abdulkerim Omar de Kürt devletinin amacının Kürtlerin imhası olduğunu ifade ederek, “Türkiye baştan beri DAİŞ ve İslami grupları destekledi. Kürtler statü sahibi olmamak için elinden geleni yaptı. Bu gruplar yoluyla yapamayınca kendisi katliamlar yapmaya başladı. İlk önce Efrîn’i işgal etti. Şimdi de Serêkaniyê’de katliamlar yapıyor. Buna karşı Kürt örgütlerine çağrım acil olarak ulusal birliği gerçekleştirmemiz gerekiyor. Rojava’daki devrim toplumsal ve ilerici bir devrimdir. Bölgede yaşayan halkların birlikte yaşaması için Rojava’daki sistem tek alternatiftir” diye konuştu.

Muini: Birlik özgürlüğe götürür

PJAK Eşbaşkanı Siyamend Muini ise şunları söyledi: “Rojava’nın çözümü bütün Kürdistan’ın çözümüdür. Onun için Rojava’da yürütülen mücadeleye bütün Kürt partileri destek vermelidir. Bu hangi alanda olursa olsun herkes yapmalıdır. Bugünkü saldırıyı her ne kadar Türk devleti yürütüyorsa da bu bir uluslararası konsepttir. Bir komplodur. Amacı Kürtlerin özgürlüğüdür. Hedef Kürtlerin kazanımlarıdır. Bu komplo ancak ulusal düzeyde verilecek cevap ile boşa çıkartılır. Ancak birlik ve ulusal refleksler bizi özgürlüğe götürür.”

Goran’dan Saleh: Rojava’yı savunmalıyız

Güney Kürdistan Parlamentosu Goran Hereketi Fraksiyonu Başkanı Mihemed Saleh da Türk devletinin amacı Kürt kazanımları olduğunu ifade ederek, “Bu saldırı ve tehditlerin altında yatan neden budur. Biz de bütün siyasi ve ideolojileri bir kenara bırakıp saldırılara karşı birlik olmalıyız. Rojava’yı savunmalıyız. Çünkü Rojava’nın kazanımları halkımızın kazanımlarıdır” dedi.

Rusya’dan Ferhat: Parçalı siyaset sona ermeli

Rusya Ulusal Federal Otonomi’den Ferhat Patiyen, Kürtlerin şu ana kadar birliğini sağlayamasa da önemli bir güç olduğunun altını çizerek, “Şimdiye kadar parça siyaseti yaptı, şimdi artık bunu bitirme zamanı, ortak siyaset belirlemeliyiz. Türkiye’nin işgali bütün Kürtleri ilgilendiriyor. Bugün milyonlar bizi destekliyor, sesimize ses oluyor. Ulusal birliğimizi sağlamanın tam zamanı” dedi.

PDK- Temsilcisi Derwêş: Ortak tutum sağlanmalı

İçinden geçilen süreçte bir tutum belirlemenin kaçınılmaz olduğunun altını çizen PDPK-S temsilcisi Dr. Selah Derwêş ise şunları belirtti: “Şu anda acil olarak, Rojava’ya yapılan saldırılara karşı bütün Kürt parti ve kuruluşları ortak bir tutum göstermelidir. Herkes elini vicdanına koymalı, Rojava’da verilen mücadelenin, ordaki savaşçıların sırtındaki ağırlığın anlamı ve hassasiyetiyle ulusal birliğe yaklaşmalı. Bu katliam ve saldırılara karşı akılı ve doğru bir siyaset yürütmeliyiz. Bu da bir parti ile yapılmaz. Ancak ortak bir tutumla olabilir.”

KOMALA’dan Alizade: Bugün direniş günü

Hizbî Koministi İran Sazmani Kurdistan-KOMALA Genel Sekreteri Birahim Alizade de Rojava’nın bütün Kürtlerin umudu olduğunun altını çizerek, “Biz hareket olarak, kanımızın son damlasına kadar Rojava’nın kazanımlarıyla birlikteyiz. Bugün direniş günü, bir araya gelme, birlik olma ve Rojava’ya destek çıkma günüdür” dedi.

TJK-E’den Murat: Konuşmanın zamanı bitti

Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) adına konuşan Zeynep Murad da konuşmanın zamanının bittiğini belirterek, Türk saldırılarına karşı Kürtler olarak ciddi bir tavır geliştirmek gerektiğini söyledi. Murad, “Kürtlerin ulusal birliği ahlaki ve vicdani bir görevdir” dedi.

Behtnarin: Soykırım uygulanıyor

Asuri-Süryani kurumu Kongreya Camayto Behtnarin Temsilcisi Ceorge Aryo, Mezopotamya’nın kadim halkı olan Asuri-Süryani halkının yok olmayla karşı karşıya olduğunu belirterek, şunları söyledi. Maruz kaldıkları katliamları hatırlatarak en son DAİŞ saldırısıyla yerlerinden edildiklerini kaydeden Aryo, “Ortadoğu’da birçok ülke bizi yok etmek istiyor. En barbarı da Türkiye’dir. Bizi yok etmek istiyor, soykırıma uğratıyor. Rojava’da bir soykırım uygulanıyor. Bütün azınlıklar barış içerisinde yaşamak istedikçe Türk devleti katliamlarla cevap veriyor” diye konuştu.

Sazmani Demokratiki Yarsan adına konuşan Mihemed Bele de “Türkiye Rojava’da bir katliam yapmak istiyor. Bütün dünyaya Türklerin barbarlığını anlatmalıdır. Bizim perspektifimiz ulusal birlik olmalı, tavır ve tutum göstermeliyiz. Kurtuluşumuz da burada” dedi.

Demokratik Halk Cephesi Eşbaşkanı Dr. Kamuran Berwari, “Her şeyden önce PKK’nin ‘terör listesi’nden çıkarılması ve Öcalan’ın özgürlüğünü gündemleştirmeliyiz. Buna dünyayı ikna etmeliyiz, asıl terörist Türkiye’dir” dedi.

CÎK: Direnmezsek zülüm sürecek

Civaka İslami Kürdistan’dan (CÎK) Mele Şevket Çakır, “Türk devleti müslümanlığı kullanarak zulüm yapıyor. Eğer direnmezsek bu zülüm devam edecek. Kürdistan’ın dört parçasında farklılıklarımızı bir tarafa bırakarak artık birliğimizi oluşturmalıyız, ancak birliği sağlarsak kazanarız” ifadelerini kullandı.

FEDA: Ya yok olacağız ya bir olacağız

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) adına konuşan Ayten Şimşir “Bizler tekçi faşizmi kabul etmiyoruz. Bizim inancımız dağla, taşla bütünleşmiş, mücadelesini böyle sürdürür. Bizim için devir bu devirdir, ya bir olacağız ya yok olacağız” dedi.

Ürdün’deki Kürtler de eylemde

İlk defa kongreye katılan Ürdün Kürtlerinden Dama El Kurdi, yaşadığı yerde 70 bin civarında Kürt yaşadığını belirterek, geçtiğimiz perşembe günü Ürdün’deki tüm Türk konsoloslukları önünde Araplarla beraber protesto gösterisi düzenlediklerini söyledi. El Kurdi, “Bizler her ne kadar Kürdistan dışında yaşasak da Kürdistan hepimizi bir anne gibi kucaklayacak” dedi.

 
 

Yeni eşbaşkanlar

   

KNK 19. olağan kongresinde yapılan seçimlerde eşbaşkanlığa Ahmet Karamuş ve Feyli Kürtlerden Zainab Mord Sahrab seçildi.  Daha önce 300 olan üye sayısı yoğun talep üzerine 350’ye çıkarılırken, KNK Kongre Yürütmesine de 15 kişi seçildi.

 
 

Uluslararası mekanizma devreye girmeli

KNK’nin 19. kongresinde açıklanan deklarasyonda, Türk devletinin işgal ettiği topraklardan çıkması için AB ve BM’nin baskı kurması gerektiği, uluslararası bir mekanizmanın kurulması gerektiği belirtilirken, Kürtlerin en büyük ihtiyacının ulusal birlik olduğu vurgulandı.

Cerablus, Ezaz ve Efrîn’den sonra Türk devletinin Serêkaniyê ve Girê Spi başta olmak üzere tüm Rojava’yı işgal etmek istediğine dikkat çekilen deklarasyonda şu ifadeler yer aldı: “Türk devletinin bir diğer planı da Güney Kürdistan’ı işgal etmek. Türk devleti hedeflerinin Kürt halkı ve kazanımları olduğunu artık saklamıyor. AKP-MHP faşist bloğu tamamen savaş ve işgal politikaları yürütüyor. Fakat amaçlarına ulaşamayacaklar. Rojava’da halk direnişi daha da büyütüyor. Rojava halkı nasıl DAİŞ’in sonunu getirdiyse işgalci Türk devletini de topraklarından atacak. Ülkelerini özgürleştireceklerdir. Rojava’nın bu sıkıntılı günlerinde, hem 4 parça Kürdistan halkı hem diasporada yaşayan Kürdistanlılar, hem de dünyadaki sosyalist ve demokrat insanlar Rojava halkını yalnız bırakmamalıdır ve aktif bir şekilde destek olmalıdır.”

Ulusal birlik kalıcı hale gelmeli

Güney Kürdistan’da parlamentodan hükümete, partilerden sivil toplum kuruluşlarına, parti başkanlarından halka kadar herkesin Rojava’ya gönülden destek verdiği belirtilen deklarasyonda, “Büyük bir bedel ödüyoruz ve bunun ulusal birlik için seferberliğe dönüşmesini istiyoruz. Ulusal birliğimizi güçlendirip Kürt ve Kürdistan düşmanlarına karşı olan ittifakları yenilgiye uğratmalıyız. Rojhilat, Bakur ve diasporadaki halkımız günlerdir omuz omuza vererek Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgalini protesto ediyor. Halkımız her yerde bu duruşu sergileyerek ulusal birliğini daha da güçlendirmeli ve kalıcı bir hale getirmelidir.

Türkiye’ye baskı yapılmalı

Rojava’ya ilişkin verilen ateşkes kararını olumlu buluyoruz. Fakat uluslararası güçlerin Türkiye’ye işgal ettiği yerlerden çıkması için baskı kurması gerekiyor. Türkiye’nin Kürdistan’dan çıkarılması için uluslararası bir mekanizmanın devreye girmesini istiyoruz. Bu konuda özellikle Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletlerin misyonlarını yerine getirmesini istiyoruz.

Bu prosedüre göre hareket edilirse QSD kendilerine saldırılmadığı sürece ateşkese bağlı kalır. Bizler de bu kararlarına destek veriyoruz. AB ülkeleri, AB yetkilileri ve BM Güvenlik Konseyi Türk devletinden saldırılarını durdurmasını talep etmelidir. “

Arap Birliği ülkeleri tarihlerinde ilk defa Türk devletinin işgaline karşı bir duruş sergileyip kınama mesajı yayınladılar ve uyarı olarak ambargo kararı aldılar. Arap Birliği ülkelerinin bu kararına büyük bir önem veriyoruz ve bundan dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz” denildi.

BM Kürdistan’ı savunmalı

Türkiye’yi kınayan tüm ülkeler ile Arap Birliği, BM ve NATO’nun işgal karşıtı tutumuna da dikkat çekilen deklarasyonda “Özellikle BM’den tüm işgalcilere karşı Kürdistan için savunma rolü ve misyonunu yerine getirmesini istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

ABD’ye çağrı: Erdoğan vahşetine yol verme

Amerikaya da şu çağrı yapıldı: “DAİŞ’e karşı nasıl pozisyon aldıysan aynı önemle Türkiye’ye karşı da almalısın. Çünkü Erdoğan bugün de terörist gruplara destek veriyor ve o da DAİŞ’in bir versiyonudur. Erdoğan karşısında zayıf bir birlik Ortadoğu ve dünyaya felaket getirir. Bu yüzden kongreden, senato ve Amerika yönetiminden istediğimiz Kürdistan halkından desteğinizi eksiltmeyin ve Erdoğan vahşetine yol vermeyin.”

Rusya’ya ilişkin ise “Türkiye üzerindeki etkini önemle göster ki Rojava Kürdistanı’ndaki işgal ve saldırılar sonlandırılsın” mesajı yer aldı.

Direnişin yanında ve destekçisiyiz

Türk devletinin işgaline karşı Rojava’da günlerdir büyük bir direnişin sergilendiğine dikkat çekilen deklarasyonda son olarak şu ifadeler yer aldı: “QSD, YPG-YPJ ve tüm Rojava halkının direnişini kutluyoruz. Bu anlamlı direnişin yanında ve destekçisiyiz. İşgalci Türkiye devletinin saldırılarına engel olmak için politik, diplomatik ve askeri çabaların tamamını destekliyoruz. Bu çerçevede işgalci Türkiye hükümetine karşı ağır şartlar ve koşullarda konjoktürel olarak Şam hükümeti ile bir araya gelinmesini doğru buluyoruz. Umut ediyoruz ki QSD ve Şam hükümeti eşit ve demokratik bir yaşamın esas alarak vaktinde bir beraberlik sağlanır.

Varlık yokluk savaşıdır

Sonuç olarak Kürtler ve Kürdistan halkı ölümcül bir düşman olan Türkiye’ye karşı varlık ve yokluk savaşı veriyor. Bu varlık ve yokluk direnişinde birlik ve beraberlik var olmayı, parçalanmışlık yok olmayı getirir. Bu yüzden yeniden önemle tüm Kürdistan’daki yerel ve ulusal dinamiklere sesleniyoruz, büyük birlik ve beraberliği Kürdistan’da sağlayalım. Bu büyük amaç ve tarihi direniş için Kürdistan’daki tüm politik organizatörler acil ve tek gündemle bir konferansta toplanılsın. Bu konferansta bugün ortaya çıkan sorun tartışılsın, Kürdistan halkına ve tüm dünyaya birlik ve beraberlik resmi gösterilsin.

Rojava ve Güney’den birliklerini çek

KNK’nin 19. Genel Kurulu’na katılan misafir ve üyeleri tek ses olarak Kürdistan Rojavası’na dönük Türkiye hükümetinin işgal ve saldırılarını kınıyoruz ve bir an önce askeri birliklerini Rojava ve Güney Kürdistan’dan çekmesini talep ediyoruz.”