Ardından bir vicdan muhasebesi başlıyor insanda, yaşananlara sessiz ve tepkisiz kalmak...

Öyle bir zamandan geçiyoruz ki, yaşadığımız bütün vicdan muhasebeleri, sorgu ve tüm kavramlar yitiriyor anlamını. İnsanın, insan olmaktan utandığı zaman dilimi işte tam da bu an oluveriyor.
Tarihin her döneminde başka adlarla insanlığa yaşatılan acı ve vahşet, bugün de coğrafyamızda DAİŞ vahşeti adı altında dayatılıyor.
Kadın penceresinden baktığımda olaya, insanlığın yüz yüze kaldığı bu vahşet, yine bir erkek zihniyetinin ürünü veya icadı demekten alıkoyamıyorum kendimi. Tıpkı silahlar, savaşlar gibi... Ve tabi ki bu süreçlerin kaçınılmaz ve değişmez sonucu ise en büyük acıyı ve bedeli yine kadın ödüyor. Üzerine savaşlar yapılan ve paylaşılamayan toprak, petrol, iktidar-güç hırsı, aslında ilgilendirmiyor bile kadınları. Bütün bunlar eril zihniyetinin paylaşamadığı şeyler.
Bugün dinleri de kendi tekellerine alan eril sistem, Afrika'da Boko Haram örgütünün kaçırıp sattığı Afrikalı masum kızlara ve yine Şengal'de dünyanın en mazlum halkı olan Êzîdî Kürtler ve Êzîdî kadınlarına vahşet uyguluyor ve yaşam hakkını ellerinden alıyor.
Evet... Birşey yapmalı! Bu kadar kirletilen dünyanın faturasını biz kadınlara ödettiren eril zihniyete karşı.
Birşey yapmalı! Kadınlara dayatılan ve bizim de kader olarak kabul ettiğimiz, özgürlük sınırı ve yaşam hakkının erkek tarafından belirlendiği, ya köle ya da vahşi kapitalizme meta olarak sunulan biz kadınlar, bin yıllardır devam eden bu rutin yaşamı reddetmeli, yıkmalı...
Birşey yapmalı diyorum, çünkü birşey yapanlar var. Ve aslında çok şey yapanlar var.
Karanlık, eril zihniyetin kök saldığı Ortadoğu'da karanlığa ışık olan özgür kadınlar, teslimiyet ve köleliğe inat kanatlanan Beritanlar, karanlığa mum yakan Zekiyeler, militarizmin postallarının ezdiği kadınların yüreğinde karanfil olan Zilanlar, direnişin manifestosu Saralar, kapitalizme kafa tutmuş Rosalar, Claralar... Ve Leyla Qasımlar, Sılavalar ve daha niceleri...
Birşey yapmalı... Bu yüce insanların anılarını yetim bırakmamak için, bu büyük kartopuna bir kar tanesi olup, gerici, cinsiyetçi, egemen eril düzenin zihniyetinde fırtına olabilmek için...
Ve ne mutlu o güzel insanlara ki, insan olduklarını kanıtlayabiliyorlar. Çok şey yapabiliyorlar, yapıyorlar...


DENİZ DEMAN