
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) sokağa çıkma yasağı sırasında harabeye çevrilen, yüzlerce insanın katledildiği Cizre’ye ilişkin hazırladığı raporu kamuoyuyla paylaştı.
Beş kez sokağa çıkma yasağının ilan edildiği Cizre’ye 6-7 Mart’ta inceleme yaptıklarını söyleyen TTB 2. Başkanı Raşit Tükel, 14 Aralık 2015’te ilan edilen son yasak süresince Cizre’de kimliği tespit edilebilen 167 bin kişinin yaşamını yitirdiğini, Temmuz 2015’ten itibaren katledilenlerin sayısının ise 278 olduğunu kaydetti.
110 bin kişi dönüşü bekliyor
Nüfus Kayıt Sistemi’ne göre 2015 yılında 131 bin 816 kişinin yaşadığı ilçede nüfusun 10 bine düştüğünü söyleyen Tükel, “Özellikle son sokağa çıkma yasağının 20. gününden itibaren insanlar ilçeden zorla göç ettirilmiştir. Sokağa çıkma yasağının sona erdiği 2 Mart 2016 tarihinden sonra ilçe merkezine dönüşler olmasıyla birlikte nüfus 20 bine kadar ulaşmıştır” dedi. Halkın Cizre ve İdil’e bağlı köyler ile Batman, Amed ve Mardin’e göç ettiğini söyleyen Tükel, çok küçük bir bölümünün ise İstanbul, Adana ve yakın illere gittiğini belirtti.
Bin 300 konut ağır hasarlı
İlçede, sokağa çıkma yasağının uygulandığı Nur, Sur ve Yafes mahallelerinin adeta deprem yaşanmışcasına ağır hasar gördüğünü vurgulayan Tükel, toplam olarak bin 300 konutun ağır hasar gördüğünü, özellikle de Cudi ve Nur mahallelerindeki evlerin, içerisindeki eşyalarla birlikte kullanılamaz hale geldiğini söyledi. Sokağa çıkma yasağının ardından ilçeye dönenlerin büyük kısmının barınma sorunu yaşadığını ifade eden Tükel, barınmanın yanı sıra beslenme ve sağlık hakkına ulaşımının yaşanan sorunların başında geldiğini vurguladı. Tükel, kentin su şebekesi, alt yapı, ulaşım, elektrik, banyo, ev ortamı, mutfak, tandır, su depolarının da büyük oranda tahrip edildiğini ifade etti.
Dönüşlerle tablo ağırlaşacak
Mevcut tabloyu “Yiyecek, giyecek, herhangi bir ev eşyası, kalacak bir yer bulunmamaktadır” sözleriyle özetleyen Tükel, Diyarbakır Belediyesi’nin sabah ve öğlen yaklaşık 2 bin kişiye yemek dağıtımı yaptığını ancak ilçeye geri dönecek nüfusla beraber bu sorunun daha da büyüyeceğinin açıkça ortada olduğunu belirtti. İlçedeki ağır tabloyu iyileştirmek, Cizre’de halkın temel yaşam gereksinimlerinin karşılanması, alt yapının yeniden inşa edilmesi için ise belediyeler, sivil toplum örgütleri, yardım dernekleri kampanyalar yürütüyor. Ancak tablonun vahim olduğu Cizre’nin yaralarını sarmak için dayanışmayı büyütmek gerekiyor.
Dayanışmamız yıkılmadı
Cizreliler de birbirleriyle kurdukları dayanışmayla, kendi emekleriyle evlerini, kentlerini yeniden inşa ediyor. Cudi, Sur, Nur ve Yafes mahallelerinde bombardıman nedeniyle evler yıkılmış, eşyalar da yağmalanmış durumda. Dört mahallede zarar görmeyen ev kalmazken, halk büyük emeklerle sahip olduğu evlerinin yeniden inşası için kolları sıvadı. Kendilerine yaşatılan acıyı asla unutmayacaklarını belirten Emine Gers, “İlçemizi dayanışma ile yeniden kuracağız. Ev yıkılmış olabilir ama bizim dayanışmamız yıkılmadı. Yeniden kendimiz inşa edeceğiz” dedi.
Gün köşeye çekilme günü değil
Evinin tamamı yıkılan Halime Akmeşe ise yasağın 15’inci gününde mahalleden çıkmak zorunda kalmış. Dayanışmayla her şeyin üstesinden gelineceğini vurgulayan Akmeşe, “Elbet geçecek bu günler. Her şeyin hesabı sorulacak. Biz güçlü kadınlarız. Bundan 20 yıl önce köylerimiz boşaltıldı. Evlerimiz yakıldı. O zaman nasıl geçtiyse bu da geçecek. Gün ağlayıp, köşeye çekilme günü değil. Bizi dayanışma iyileştirecek. Umutlarımız iyileştirecek” diye konuştu.
Evi tamamen yıkılan Nahide Eren ise, “Bunlar gelip geçici şeyler. Evimi yapmaya başladım bile. Yıllar önce köylerimizde bombalandı. Ama biz yok olmadık. Yine yok olmayacağız. Kendi ellerimle evimi tekrar yapacağım. Eşyalarımı tek tek alacağım. Keşke her şey ev gibi olsa. Giden canlarda evler gibi geri gelse” diye ifade etti.
Birlikte inşa edelim
Evlerin inşaasına Kürdistan’ın farklı kentlerinden giden gönüller de yardım ediyor. Sokağa çıkma yasağının kısmi olarak kaldırıldığı günden bu yana işçiler evlerin onarımı için büyük çaba gösteriyor. Amed’den giden Ferhat Aşçı, Cizre’de binlerce evin yıkıldığını ve yıkımı gördükten sonra bir dakika bile düşünmeden geldiğini ifade etti. Cizre’nin içinde bulunduğu yıkımdan el ele vererek çıkabileceklerini söyleyen Aşçı, “Biz gönüllü olarak buradayız. Gelebilecek bütün insanlarda gönüllü olarak buraya gelsin. Cizre’de halkın yaralarını hep birlikte saralım. Cizre’yi el ele verip yeniden inşa edeceğiz” dedi.
Gönüllüye ihtiyaç var
Siirt’ten giden Ahmet Ermiş inşaat işçisi. Bugüne kadar 50 evi inşa ettiklerini söyleyen Ermiş, “Cizre’de binlerce ev yıkılmış. Bu evlerin onarılması için yüzlerce gönüllü işçiye ihtiyaç var. Fakat şimdiye kadar yeteri kadar inşaat işçisi gelmedi. Gelebilecek herkes Cizre’ye gelsin ve inşa çalışmalarına destek versin” diye konuştu. Ermiş, “Bizim buradan çağrımız inşaat, elektrik ve boya ustalarının gönüllü olarak Cizre’ye gelip halkla birlikte yaralarını sarmasıdır. Bugün Cizre’de bir yıkım var, yarın da bizim yaşadığımızda yerde olabilir. O yüzden duyarlı olmalıyız” şeklinde konuştu.
ŞIRNAK