Bizi duyun!

19 Mayıs 2022 Perşembe - 18:15

.

.

  • Taliban rejimi altında kadınların yaşadığı trajediyi anlatan R.M., kadınların dilenciliğe zorlandığını, kimisinin böbreklerini satmak zorunda kaldığını söyleyerek, uluslararası kamuoyuna, "Bizi görün. Bizi ciddiye alın" çağrısı yaptı. 

GÖZDE ÇAĞRI ÖZKÖSE / MA

Afganistan'da geçen yıl Ağustos ayında yönetimi ele geçiren Taliban, kadınları hedef almaya devam ediyor. Pek çok kadın, toplu gözaltı süreçlerinden sonra ülkeyi terk etmek ve isimlerini değiştirmek zorunda kalırken, Afganistan'da kalan kadınlar hakları için mücadele ediyor. Taliban'ın kadınları ve kız çocuklarını eğitim ve iş yaşamından dışlaması nedeniyle ekonomik olarak zor durumda kalan kadınlar ise, evlerinde çalışacak bir erkek yoksa dilencilik yapmaya sürükleniyor. Geçtiğimiz gün pek çok arkadaşı Taliban tarafından gözaltına alınan R.M., bazı kadınların böbreklerini ve çocuklarını satmak zorunda kaldığını söyledi.

Burka giymeyen kadınlara işkence

Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan ve güvenlik nedeniyle ismi saklı tutulan R.M, burka giymeyi reddettiği için geçen hafta 13 kadının gözaltına alındığını aktardı. R.M.,"Geçen günlerde 30 kadın bir restoranda buluşma kararı verdik. Bazı arkadaşlarımız biraz erken gitmiş. Tailban restoranı basıp 6 arkadaşımızı işkence ederek gözaltına almış. Bu arkadaşlarımız 'Namahrem erkeklerin bulunduğu bir yerde buluşmak ve burkasız gezmekle’ suçlanmışlar. Maalesef bu kadın arkadaşlarımız kırbaçlanarak o restorandan çıkarılmış ve şu anda nerede tutulduklarını, durumlarının iyi olup olmadığını bilmiyoruz" dedi.

Toplantının siyasi bir amacının olmadığını da belirten R.M., “Fakat Taliban rejiminde kadın arkadaşlarınla buluşup bir restoranda oturmak bile bir eylem haline geldi ve bunun sonucunda 6 arkadaşımız işkenceyle gözaltına alındı" diye konuştu.

‘Geleceği düşündükçe anksiyete atakları geçiriyorum’

Baskılar nedeniyle ülkedeki pek çok kadın gibi kendisinin de durumunun iyi olmadığını ifade eden R.M., "Psikolojim iyi durumda değil. Güvende değilim. Güvenli bir yerde değilim. Geleceği düşündükçe anksiyete atakları geçiriyorum. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Son yaşanan gözaltılardan sonra sokağa çıkmadım ama çıkacağım. Burkayla dışarı çıkmayı reddettik. Hala da ediyoruz. Burkasız dışarı çıkıp bizi dövecekler mi, gözaltına mı alacaklar bakacağım. Bunu çok yakında yapacağım" dedi.

Gururla çalışan kadınlar dilenci oldu

Taliban'ın gelişiyle kadınların neredeyse tamamının işsiz kaldığını ifade eden R.M., evinde bir erkek olmadığını ve birden fazla çocuğu olduğunu belirterek şöyle dedi: “Bu çocukların ekonomik sorumluluğu benim sırtımda. Taliban çalışma hakkımı elimden aldı. Çocuklarımı nasıl doyuracağım, kim alacak bu çocukların sorumluluğunu? Afganistan'da binlerce kadın bu durumda. Durumumuz her gün daha da kötüye gidiyor. Burada bir trajedi, bir dram yaşanıyor. Bu şekilde devam ederse tüm kadınlar dilenci olacak. Şu anda Kabil'de sokağa çıktığınız zaman caddeler boyu dilencilik yapan kadın grupları görüyorsunuz. Bu kadınlar daha birkaç ay öncesine kadar gururuyla çalışan kadınlardı. Kimse böyle bir aşağılanmayı hak etmedi. Bu kadınlar çocukları ve kendileri açlıktan ölmesin diye gelen geçen arabalardan para istiyor. Bunu kimse görmüyor." 

Çocuklar satılıyor

Erkekler için de durumun iyi olmadığını anlatan R.M., yine de mevcut durumun kadınları daha çok etkilediğini belirterek, “Bizler kendine bakamayacak kadınlar değiliz, aciz değiliz, öyleyse neden bu haldeyiz" diye sordu.

Son dönemde pek çok kadının böbreklerini ya da çocuklarını satmak zorunda kaldığını da söyleyen R.M., şöyle devam etti: “Tanıdığım onlarca kadın bıçak altına yatıp böbreklerini sattı! Kendi çocuklarını satmak zorunda kalanlar oldu, bunu aklınız alıyor mu? Bu kadınlar, çocuklarını satarak onlara daha iyi bir gelecek verebileceklerini düşündüler belki de... Ama ben böbreklerimi veya çocuklarımı satmak istemiyorum. Çalışmak istiyorum. Lütfen sesimi duyurun." 

Ukrayna savaşıyla Afganistan unutuldu

Pasaportu olmadığını ve hiçbir ülkenin de kendisine ve çocuklarına vize vermediğini aktaran R.M., Ukrayna'da çıkan savaşla birlikte Afganistan'da olan bitenin unutulduğunu ama Afganistan'da bir toplumsal felaket yaşandığını hatırlattı. Afganistan'daki durumu protesto etmek için pek çok kez yaşamlarını hatta ailelerinin yaşamlarını riske atarak, sokaklara çıktıklarını ve tüm konuşmalarında yurt dışındaki aktivist kadınlara ve uluslararası kurumlara çağrıda bulunduklarını belirten R.M., çağrılarına gerçek bir karşılık bulamadıklarının altını çizdi.

Yaşanalar ciddi ve gerçek

R.M., sözlerini şu çağrıyla sonlandırdı: "Afganistan'daki kadınların durumunun görülür olabilmesi için her şeyi göze aldık. Onlarca kadın arkadaşımız Taliban tarafından gözaltına alındı, kırbaçlandı, işkence gördü, yerinden edildi. Her sokağa çıktığımızda dedik ki, 'Okuma hakkımız elimizden alındı, çalışma hakkımız elimizden alındı. Afganistan'da kadın hakları askıya alındı. Afganistan'da kadınlar temel insan haklarından mahrum bırakıldı. Bizi duyun!’ Sesimizi duyuramadık. Hiçbir uluslararası kurumdan ses çıkmadı. Duydularsa da bizi görmezden geldiler. Gerçek bir uluslararası tepki göremedik. Durumumuzu kimse umursamıyor. Uluslararası topluma çağrım şudur; Bizi görün. Bizi ciddiye alın. Burada yaşananlar son derece ciddi ve son derece gerçek. Bunun için de ciddi tedbirler alınması gerekiyor."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.