• ABD’nin USAID’i feshetmesiyle başlayan yardım kesintileri, Afganistan’dan Nijerya’ya, Kolombiya’dan Suriye’ye uzanan ve yoğunlukta kadınları vuran zincirleme bir krize yol açtı.
  • Dünya yeniden silahlanıyor ve insani yardım çöküyor. Tamanna, Hamada ve Carmen Elena’nın hikayeleri, milyonlarca kadının yaşadığı ortak krizi özetliyor.

 

Dünya yeniden silahlanırken insani yardım sistemi çöküyor. Büyük bağışçı ülkelerin kalkınma ve insani yardımlarda yaptığı kesintiler, özellikle Küresel Güney’deki kadınları ağır biçimde etkiliyor. Taliban yönetimindeki Afganistan’da Tamanna, HIV’li Hamada Nijerya’da ve çatışma bölgesinde yaşayan Carmen Elena Kolombiya’da, binlerce kilometre uzaktaki siyasi kararların doğrudan etkileneni oldular.

Onlar gibi, Küresel Güney'deki milyonlarca kadın da binlerce kilometre uzaktaki ofislerde alınan kararların etkisini hissediyor. Üç çizgi roman, tek bir ortak payda: kadın olmak.

Kesintilerin faturası kadınlara

El País’in haberine göre, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa gibi büyük Avrupalı bağışçı ülkelerle birlikte kalkınma yardımlarında ciddi kesintiler yapmayı tercih etti. Dünya liderleri iş birliğinden ziyade yeniden silahlanmaya öncelik verdiğinde, en çok zarar görenler kadınlar oluyor.

Bu üç kadının hikayeleri, kendi ülkelerinden üç kadın gazeteci tarafından araştırılıp yazıldı. Fransız-İranlı Nade tarafından resimlendirildi.

foto:AFP

Afganistan’ın yasaklı kadınları

Afganistan, dünyada kadınların çalışamadığı, eğitim alamadığı, hatta şarkı söyleyemediği tek ülke. Tamanna gibi birçok kadın için tek umut ışığı olan sivil toplum kuruluşlarındaki iş imkânları, uluslararası fonların kesilmesiyle ortadan kalktı.

Rukhshana Media’dan Zohal Azad ve Ghazal Mohammadi takma adlarıyla çalışan Afgan gazeteciler, Taliban’ın 2021’den bu yana kadınlara dayattığı acımasız gerçekliği gizlice haberleştirmeye devam ediyor

Nijerya’da HIV ile doğum yapmak

Nijerya’da HIV’le yaşayan Hamada, hastalık kaynaklı damgalanmanın yanı sıra şimdi de tedaviye erişim krizini yaşıyor. ABD’nin 2025’te Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kalkınma Ajansı (United States Agency for International Development / USAID’i feshedip antiretroviral tedavi programlarını sonlandırma kararı, Hamada gibi binlerce kadını büyük bir korkuya sürükledi.

Nijeryalı gazeteci Zubaida Baba Ibrahim, bütçe kesintilerinin özellikle anneleri ve hamile kadınları nasıl ağır şekilde etkilediğini multimedya çalışmalarla ortaya koyuyor.

foto:AFP

Silahın gölgesindeki kadınlar

El País América’dan Valentina Parada Lugo’nun takip ettiği hikaye, iç çatışmanın kadınlar üzerindeki ağır yükünü gözler önüne seriyor.

Carmen Elena , çocuklarını silahlı gruplardan koruyan annelere sığınak sağlamak için mücadele eden Kolombiyalı bir kadındır. Eşi ve erkek kardeşi öldürüldü ve o, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve saldırılarından etkilenen diğer kadınlarla birlikte evinden uzakta yaşıyor.

foto:AFP

Savunmasızlığa mahkum ediliyorlar

Bu kadınların hayatları, evlerinden binlerce kilometre uzakta, ABD Başkanı Donald Trump'ın dünyanın en büyük bağışçısı olan ABD'nin yardım kuruluşu USAID'i dağıtma kararı almasıyla bir yıl önce aniden sona erdi. Onlar, son aylarda dünya genelinde bu kararların yıkıcı etkisini hissedenlerin sadece bir örneği.

Bu özel raporda yer alan üç kadın, diğer birçok yardım alan kişi gibi, pasif bir şekilde yardım bekleyen kişiler değiller. Onlar, coğrafi konumları ve kadın olmaları nedeniyle savunmasızlığa mahkum edilmiş, hayalleri ve planları olan insanlardır.

Bebek ölüm oranları yükseliyor

Mevcut durumun ciddiyetini gösteren istatistik verileri ise şu şekilde: 2025, hamile kadınlar için kaynak yetersizliği nedeniyle bebek ölüm oranlarının 25 yıl sonra ilk kez yeniden yükseldiği yıl oldu. Kadın Mülteci Komisyonu'ndan Kellie Leeson, "Şu anda gördüğümüz şey anlık etki. Uzun vadede yıkıcı olacak" diye konuşuyor.

17 milyon istenmeyen gebelik

Kuruluşu, kesintilerin bir yıl sonraki etkisine dair ayrıntılı bir çalışma hazırladı. Çalışmada, örneğin, USAID'in dağıtılmasıyla ABD'nin cinsel ve üreme sağlığına yönelik fonlarının yüzde 94'ünün ortadan kaldırıldığı belirtiliyor. Guttmacher Enstitüsü, kesintiler sonucunda sadece bir yılda 17 milyon istenmeyen gebeliğin meydana geldiğini tahmin ediyor.

***

foto:AFP

Suriyeli kadınlara ‘yardım’ darbesi

ABD’nin USAID’i feshetmesiyle başlayan uluslararası yardım kesintileri,  savaşın yıktığı Suriye’de de kadın ve kız çocuklarını ağır biçimde etkiledi. Zaten ciddi risklerle karşı karşıya olan sağlık ve koruma sistemleri darbe aldı. Klinikler kapandı, hizmetler durdu. Kadınlara yönelik üreme sağlığı, doğum öncesi bakım ve aile planlaması hizmetleri büyük ölçüde kesildi. Yüz binlerce kadın, temel sağlık hizmetlerine erişemedi; bu da istenmeyen gebelik, anne ölümü ve yeni doğan risklerini artırdı. Kadın örgütleri fon kaybıyla psikolojik destek, güvenli alanlar, yasal yardım ve mesleki eğitim faaliyetlerini askıya almak zorunda kaldı. Oxfam ve Women’s Refugee Commission raporlarına göre, bu kesintiler gıda, su ve hijyen hizmetlerini de aksatarak kamplardaki kadınları daha büyük yoksulluk ve yerinden edilme riskiyle karşı karşıya bıraktı. Tüm bunlardan kaynaklı hem çatışmanın hem de küresel yardım çöküşünün çift yükünü kadınlar taşıyor. HABER MERKEZİ