Ferit Sevim yaptığı müzik ile Blues ve Botan’ın makamlarını buluşturuyor, onları sentezliyor. Bu senteze ‘Blues in Botan’ adını veren Sevim, ‘Her iki müzik kültürüne olan tutkum beni bir senteze itti’ diyor.

DİLANKARACADAĞ

   

GENÇSANATSÖYLEŞİLERİ

 

Blues, isyanın ve hüznün müziği olarak bilinir. Blues müziğinin doğuşu, Afrikalı siyahilerin, köle olarak çalıştırılmaya başlamasıyla “birlik, direniş” temalı, çoklu koro performansı ile gelişti; daha sonra köleliğin kaldırılmasıyla, tüm dünyaya yayıldı. Ciwan Haco, efsaneye dönüştüğü yıllarda, Kürtçe ile Blues denemeleri yaptı. Yakın zamanda da Ercan Bingöl ilk albümü ‘Ron’ ile ‘Kürtçe Blues’da güçlü bir çıkış yaptı. Son zamanlarda da genç müzisyen Ferit Sevim Blues ile Botan müziğini bir araya getirdi. Şırnak doğumlu aynı zamanda da üniversite son sınıf öğrencisi olan Ferit Sevim, Blues tercihini ‘’Benim ruhumun istediği şeydi’’ biçiminde açıklıyor. Zira Ferit Sevim yaptığı müziği ‘Blues in Botan’ olarak tanımlıyor ve bu birliktelik için de ‘Her iki müzik kültürüne olan tutkum beni bir senteze itti’ diyor.

‘Blues in Botan’ nasıl ortaya çıktı?

Aslına bakarsanız Blues müzik, Kürtçe ile çoktan buluşmuştu. Ciwan Haco, “Sî û Sê Gûle” ve “Bilûra Min” albümlerinde Blues formlarını yoğun olarak kullanmıştı ve bizlere tıpkı diğer albümleri gibi gerçekten muhteşem iki albüm bıraktı. Yakın tarihte Ercan Bingöl “Ron” isminde Blues müziği Kürtçe icra ettiği çok güzel bir albümü bizlere sundu. Benim yaptığım ise Blues müziğini Botan’ın geleneksel müziğiyle buluşturmaktı.

Ruhumuzun istekleri bizi yönlendirir. Benim ruhumun istediği şey Blues idi. Gitar üzerinde 5’li Blues gamlarıyla dolanmak tarifsiz bir haz…

Blues, Afrika kökenli bir müzik türü. 19.yüzyılın sonlarında Amerika’daki Afrika asıllı kölelerin tarlalarda çalışırken söyledikleri isyan ve hüznün müziğidir. Onların müziklerinde vokal uyumlu olan dini şarkılar ve iş şarkıları yer almaktaydı. İş şarkılarında yapılan iş ile müziğin bir ritim uyumu vardı. İş şarkılarına benzer durumu Şırnak’taki Genim Dirûn (Buğday Biçme) kültüründe görebilirsiniz. Yan yana dizilmiş onlarca pale (Şırnak’ta buğday biçenler için kullanılan terim) hep bir ağızdan geleneksel Şırnak şarkıları söyler ve ekin biçer. Orak sesi onlar için bir ritim olur. Muhteşem bir müzikal şölen yaşatırlar. Her iki kültürün ruhen bu benzerliği ve benim bu her iki müzik kültürüne olan tutkum beni bir senteze itti. Sonuçta da “Blues in Botan” çıktı ortaya.

Botan müziği ve Blues ne ölçüde benzeşiyor ne ölçüde ayrışıyor?

Bir şarkı, çıplakken bir müzik tarzıyla uyuşmayabilir ama becerilerinizi kullanarak bu şarkıyı giydirebilirsiniz. Kendi yöremin parçaları Blues-Botan sentezi için uygun; fakat benim sebebim bu değil. Müzik icrasında iyi olan altyapı örnek alınmalı. Bana sorarsanız en iyi müzikal altyapıyı da Batı müziği bizlere sundu. Fakat Batılıların müzikal altyapısından feyz almak, şarkıları kendi öz motiflerinden uzak bir şekilde, tamamen Batı gırtlağıyla söylemek anlamına gelmiyor. Hoş duran, müzikal altyapının üzerine kendi özünü de katabilmen olur. Bu yüzden kullandığım müzikal altyapı her ne olursa olsun şarkıyı söylerken, melodik trafiği oluştururken kendi öz geleneğimden de fazlaca besleniyorum. Bu geleneğin içinde doğup büyüdüm. Yapabileceğimin en iyisini, ait olduğum geleneği kullanarak yapabilirim, sonradan edindiğimi kullanarak değil. Kaldı ki Botan müzik kültürü (Özellik Şırnak’ta sıkça söylenen Payîzok makamı) Blues müzikten daha komplike bir yapıya sahip. Bana sorarsanız melodik olarak çok daha estetik.

Botan kültürünün ve Şırnak’ın müziğinize yansımaları nasıl oldu?

Memleketim Şırnak tam bir kültür hazinesi. Dili ve kültürü hep diriydi. Vazgeçmesi imkansız bir kültüre sahip. Bu kültürün içinde yoğrularak büyüdüm diyebilirim. Dengbêj geleneğinin yürütücüsü bir ailenin çocuğu olduğum için henüz ana kucağında bir çocukken dengbêj divanlarında kilamlar dinledim. Şırnaklı dengbêjleri “payîzok” söylerken dinlemediyseniz çok şey kaçırmışsınız demektir. Buğday biçme dönemlerinde berîte parçaları dinledim. En önemlisi gerçekten mükemmel bir ailenin içinde büyüdüm. Bu hayattaki en büyük şansım bu ailenin çocuğu olmak. Annem ve babam bana çok şey aktardı, aktarmaya da devam ediyorlar.

Kendinize ait kaç eseriniz var?

Sözü müziği bana ait yayınladığım 7 şarkı var. Aslında bakarsanız henüz yayınlamadığım çok sayıda çalışmam var. Yayınlamadıklarım arasından bir kısmını albüm için ayırdım. Diğer bir kısmını nasıl çalışmalarda kullanacağım konusunda henüz karar vermedim.

Kürtçe müzik dergisi Ziryab’ın beste yarışmasına katıldınız ve kazandınız. Bize bu süreci bize anlatır mısınız?

Ziryab dergisi ilk ortaya çıktığında müzik camiası için baya güzel bir haber oldu. Ben de takip etmeye ve yazılarını okumaya başladım. Kürtçe bir müzik dergisi kulağa çok hoş geliyordu. Dergi, ilk sayısını çıkardıktan sonra bir beste yarışması yapacağını duyurdu. Katılım şartları, şarkının söz ve müziğinin katılımcıya ait olması ve katılımcının daha önce bir albüm çıkarmamış olmasıydı. Benim bir hikayem vardı. Hikayeye “Xelîn (Bulantı)” ismini vermiştim. Geçmişten günümüze yaşadıklarımın birikiminin yazıya dökümü de diyebiliriz. Kentleşmeyle beraber yok olmanın eşiğine gelen yerel kültüre git gide uzaklaşmak, insanlar arasındaki çıkar ilişkilerinin artık iletişimde temel neden olmaya başlaması, doğduğumdan bu yana sürekli gördüğüm savaş ve yıkımlar beni yazmaya teşvik etti. Xelîn, ilk başlarda sadece bir düz yazıydı, bir iç dökme. Sonra bunu bir şarkıya dönüştürme kararı aldım. Bu kararı alışımdan kısa bir süre sonra Ziryab Dergisi’nin yarışmasına rastladım. Şarkımın iskelet bir kaydını alıp yolladım. Derginin ikinci sayısında da kazananlardan biri olduğumu gördüm. Bu da benim için güzel bir deneyim ve mutluluk oldu. Xelîn’in ‘Olana Bajêr’ albümünde yer alması böyle gelişti.

Raggae tarzında üç eseri birleştirdiğiniz bir eser var, Berîte adında. Berîte ne demek?

Dengbêj divanı kurulur, iki grup karşılıklı oturur ve rastgele tekrarlı şarkılar söylerler. Çoğunlukla ikişer dizelerden oluşan tekrarlar. Botan geleneğinde buna Berîte denir. Tek bir şarkı ismi değildir yani. Bir çeşit atışma da denebilir fakat tam anlamıyla atışma değildir. Karşılıklı birbirini alt etme üzerine kurulu değildir çünkü. Ben de müzisyen bir arkadaşımla Şırnak-Botan geleneksel müziğine ait 3 parçayı -orijinalliğini bozmadan- Reggae tarzında yeniden düzenleyeceğimiz bir Berîte çalışması yapma fikrini paylaştım. Bu fikir onun da kulağına hoş geldi ve mütevazi bir kayıt aldık.

Albüm çalışmanız var mı?

Albüm çalışmam var evet. Albüm çalışmam için 8 şarkı besteledim. Tamamının söz ve müziği bana ait. Fakat ekonomik şartların yetersizliğinden ötürü henüz tamamlayamadım. Sponsor bulabilirsem veya ekonomik şartlarım el verirse kısa bir süre içinde albümü tamamlayıp dinleyicilerle buluşturacağım.