
Amed’in Sur ilçesinde 2 Aralık’tan bu yana süren sokağa çıkma yasağı 22 Mayıs sabahı 3 mahalledeki 14 sokakta kaldırıldı. Önceki gün yasağın kalktığı 6 sokağa girişe izin verilmezken dün itibarıyla ise Çiçek Sokak’a girilemiyordu. Yasağın kalktığı belirtilen mahalle ve sokaklarda yaşayanlar evlerine dönmeye devam ederken, HDP ve DBP’li yetkililer de büyük yir yıkımın gerçekleştirdiği Sur’u ziyaret ederek, evleri yıkılan mahalle sakinleri ve esnafla konuştu.
‘Devlete muhtaç etmeyin’
Heyette, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, HDP milletvekilleri Sibel Yiğitalp ve Nursel Aydoğan da yer aldı.
HDP Sur İlçe Örgütü önünde bir araya gelerek Saraykapı’da Dabanoğlu Mahallesi’nde yasağın kaldırıldığı sokaklara giren heyet, hem yakılıp yıkılan ev ve işyerlerinde inceleme yaptı hem de Sur halkıyla sohbet etti. Sohbetler esnasında yurttaşlar devlete olan öfkelerini dile getirirken, vekillere de “Bizi devlete muhtaç etmeyin” diye seslendi.
Darbe döneminde yapılmamıştır
Dabanoğlu Mahallesi’nde devlet güçleri tarafından karargah olarak kullanılan evde heyet adına HDP Grup Başkanvekili Baluken açıklama yaptı. Baluken, Sur’da yaşananların 6 aydır Kürdistan’ın birçok kentinde yaşanan katliam, vahşet ve yıkımların özeti olduğunu belirterek, “Bugün karşılaştığımız vahşet darbe dönemlerinde bile yapılmamıştır. Burada insanlığa karşı bir suç işlenmiş. Duvara yazılmış ırkçı yazılar talan edilmiş evler, Saray hükümeti tarafından halka reva görülmüştür” dedi.
‘BM yıkım zirvesi toplansın’
İstanbul’da toplanan Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Zirvesi’ne işaret eden Baluken, “Amed’de böyle bir yıkım ve talan varsa ‘insanlığın yıkım zirvesinin’ toplanması gerekiyor. Kürdistan’daki yıkımlarla ilgili konferanslar yapılmalıydı. BM İstanbul’u bırakıp Cizîr (Cizre) Sûr (Sur) Silopiya’ya (Silopi) gelip inceleme yapmalı. Burada işlenen insanlık suçunu gelip yerinde görsünler” diye konuştu.
Sorumlular yargılanacak
Kürdistan’daki vahşeti yapanlardan hesap soracaklarını vurgulayan Baluken, AKP ve Erdoğan’ın bugünkü tablodan sorumlu olduklarını ve hesabını vereceklerini söyledi. Baluken, BM ve Uluslararası Af Örgütü tarafından hazırlanan raporların Erdoğan’ın sonunu getireceğini söyleyerek, “Biz de bu tablonun hesabının sorulması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu yıkımların birinci sorumlusu Başbakan Davutoğlu’dur. Onun sonu ne olduysa diğerlerinin de sonu o olacak. Davutoğlu ‘Sur’u yıkacağım ve Toledo yapacağım’ diyordu ama tarihin çöp sepetine gitti” diye konuştu.
Kürdistan’da katliamı yapan herkesin önümüzdeki süreçte uluslararası mahkemelerde yargılanacağını dile getiren Baluken, Kürt halkının ise tüm saldırılara rağmen dimdik ayakta olduğunu ve mücadelesini sürdürdüğünü söyledi.
Yasak 6 aydır sürüyor
Yasağın 6 aydır sürdüğü Cevatpaşa, Fatihpaşa, Hasırlı, Savaş, Dabanoğlu, Cemal Yılmaz mahallelerinin büyük bölümüne halen girilemiyor. Uzun süre kepçe ve iş makineleri eliyle büyük yıkımın yapıldığı ilçede çalışmalara şimdilik ara verildiği belirtiliyor. Tahribatın Hasırlı, Fatihpaşa ve Savaş mahallelerinde çok büyük olduğu biliniyor.
17 sokak yok edildi
Yasağın kalktığı Sur sokaklarında karşılaşılan manzara ise korkunç boyutlarda. Yüksek bir apartmana çıkarak etrafı seyreden Surlular, neredeyse 17 sokağın tamamen ortadan kaldırıldığını belirtiyor. Evi devlet saldırılarında yerle yeksan olmuş bir kadın “Evimizi yıktı, sokağımızı yıktı, şimdi ne olacak? İnsanların eline 2 kuruş para sıkıştırıp susturmaya çalışıyor. Kabul etmiyoruz, biz sokağımızı evimizi istiyoruz. Bu olanlardan sadece Erdoğan sorumludur, burayı o yıktı, hakkımızı helal etmiyoruz. Burası bizimdir, bizim. Bizi istemeyenler gitsin, burası bizimdir” diye isyan etti.
JİNHA/DİHA/AMED