
Akademisyenler, dünya devletlerine de Türk devletiyle ilişkilerini gözden geçirme ve silah satışına son vermesi çağrısında bulundu.
Ankara katliamı sonrası uluslararası dayanışma çağrısı yapan 192 akademisyen, AKP hükümetinin katliamın hesabını vermesini istedi. Dünya hükümetlerinin Türk devletiyle ilişkilerini gözden geçirmesi ve silah satışına son vermesi çağrısı yapan akademisyenler, Türk hükümetinin gayrimeşru olduğuna dikkat çekti.
Akademisyenler, 10 Ekim günü Ankara’daki Barış Mitingi’nde yaşanan ve 102 kişinin hayatını kaybettiği katliamın aydınlatılması için Birleşmiş Milletler çatısı altında bağımsız bir komisyonun kurulmasını istedi.
Kürtler sindirilmek isteniyor
Judith Butler, David Harvey, Antonio Negri, Michael Hardt, Immanuel Wallerstein, Slavoj Zizek, Jacques Ranciere, Angela Davis, Partha Chatterjee ve Michaael Taussig’in de bulunduğu akademisyenler yaptıkları ortak açıklamada, Kürtlerin sindirilmek ve muhalefetin susturulmak susturulmak istendiğine dikkat çekti.
İmzalanan otak metinde, Türkiye hükümetinin katliamın hesabını vermesi ve tüm dünya hükümetlerinin de Türkiye hükümetiyle ilişkilerini gözden geçirmesini talep etti. Ayrıca, “Otoriter ve gayrımeşru bir rejime direnen Türkiye halklarıyla uluslararası dayanışma için çağrı yapıyoruz” ifadelerine de yer verdi.
BM soruştursun
Change.org’daki açıklamada, Türkiye rejimiyle anlaşmalı olan tüm hükümetlerin savaş politikalarını baştan aşağı gözden geçirmesi istenirken, demokrasinin şiddetle bastırılmasına vesile olan silah satışlarının iptali çağrısı yapıldı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ‘’Ankara katliamının gerçekleşmesinde devlet aktörlerinin işbirliği olduğuna dair ciddi iddiaların Birleşmiş Milletler çatısı altında bağımsız komisyonlarca soruşturulması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye ile mevcut tüm ikili ve çok taraflı anlaşmalar, temel haklarını savunan insanların sindirilmemesi, taciz edilmemesi ve katledilmemesi için somut adımlar atılması koşuluna bağlanmalıdır.
Silah satışları iptal edilsin
Kürt nüfusu sindirmek ve muhalefeti susturmak için yasal olmayan araçların devreye sokulması her ne bahaneyle olursa olsun onanamaz, siyasi zorunluluk olarak mazur görülemez. Ankara’daki yürüyüşün amaçlarından biri, Türkiye hükümetinin Kürtlerle sürdürdüğü ve 2015 baharında askıya aldığı barış görüşmelerini yeniden başlatmasını sağlamaktı.
Türkiye’de sivil halkın yaşam hakkının korunmasını, toplanma özgürlüğünün güvence altına alınmasını, şiddetten ve baskıdan arınmış özgür ve açık seçimlerin sağlanmasını talep ediyoruz. Türkiye ve Ortadoğu’da kalıcı barışın sağlanması için, Türkiye rejimiyle anlaşmalı olan tüm hükümetlerin savaş politikalarını baştan aşağı gözden geçirmeleri, bölgede militarizasyonu azaltmak için samimi olarak sorumluluk sergilemeleri şarttır, buna demokrasinin şiddetle bastırılmasına vesile olan silah satışlarının iptali de dahildir.”
HABER MERKEZİ