
Obama dün, yoğun bir diplomasi trafiğinin yaşandığı New York’ta İsrail Başbakanı Netanyahu ile bir araya geldi. Netanyahu ile görüşmesi önceden planlanmışken, Avrupa saatiyle gece saat 00:00’a planlanan Abbas-Obama görüşmesi ise önceden takvimde yoktu. Haberimizin yayına hazırlandığı saatte iki görüşme de henüz gerçekleşmemişti. Ancak görüşmenin içeriği ile ilgili bilgi, İngiliz ‘Guardian’ gazetesi üzerinden basına yansıdı.
‘Ortadoğu Dörtlüsü’nden yeni plan
Diplomatlar yoğun bir şekilde olası bir krize karşı çeşitli senaryolar üzerinde çalışmaya devam ediyor. İngiliz ‘Guardian’ gazetesine göre, ABD, Rusya BM ve AB yeni bir uzlaşı önerisi hazırladı. Yeni plana göre Filistin lideri Mahmud Abbas planlandığı gibi cuma günü BM Genel Kurulu toplantısında Filistin’in devlet olarak tanınması için başvuruda bulunacak. Ancak BM Güvenlik Konseyi konuyla ilgili oylamayı erteleyecek. Oylamaya kadarki süre içinde taraflar arasında yeni görüşmelerin yapılması hedefleniyor.
‘Guardian’ gazetesinin üstdüzeyli diplomatlara dayandırdığı haberde ayrıca, söz konusu önerinin hala müzakere edildiği belirtildi. Zira Filistinliler, İsrail hükümeti ile görüşmek için işgal edilen bölgelerdeki yerleşim yeri inşaatının durdurulmasını şart koyuyor. Tarafların ‘Ortadoğu Dörtlüsü’nün planını kabul etmesi durumunda Filistin ile İsrail arasındaki barış görüşmelerinin yeniden hareketlenebileceği yorumları yapılıyor. Görüşmeler, bir yıl önce İsrail yerleşim yer inşaatına devam edince kesilmişti. Filistin yönetimi bunun üzerine tek taraflı olarak devlet başvurusunda bulunmaya karar verdi.
Ancak İsrail, ABD ve bazı Avrupa devletleri Filistinlilerin bu planına karşı çıkıyor. Filistin yönetimini, oylamayı Güvenlik Konseyi’nde veto etmekle tehdit eden ABD, 2002 yılından beri iki devlet çözümünü desteklese de, doğrudan görüşmelerin yapılmasını şart koşuyor. Almanya Başbakanı Merkel de her türlü „tek taraflı adımları“ reddettiğini açıklamıştı. Filistinliler başvuruları için Güvenlik Konseyi’ndeki 15 oydan 9’una ihtiyaç duyuyor. Ancak ABD, cumadan önce Abbas’ı ikna edememesi durumunda vetosu ile inisiyatifi engelleyebilir. Filistinliler 1974 yılından beri Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsüne sahip.
İsrail ve ABD’nin karşı çıktığı talep konusunda geçen cuma konuşan Mahmud Abbas, Filistin’in devlet olarak tanınması için BM yolunu seçmelerindeki amacın İsrail’in değil, işgalin gayrimeşruluğunu göstermek olduğunu söyledi. Abbas, Pazartesi günü Fransız Haber Ajansı AFP’ye verdiği demeçte ise BM Genel Kurulu’nda tam üyelik başvurusu yaptıktan sonra Filistinlileri „çok zor günlerin beklediğini“ ifade etti. Arap devletlerden destek alan Filistin’in ABD vetosunu yemesi durumunda, Beyaz Saray’ın Ortadoğu’da daha da siyasi güç kaybına uğrayacağı belirtiliyor. ‘New York Times’ gazetesine konuşan Suudi Arabistan’ın eski ABD büyükelçisi Turki el Faysal, ABD’nin oylamayı veto etmesi durumunda „Arap dünyasında kalan azcık inandırıcılığını da kaybeder“ diye konuştu.
HABER MERKEZİ
Stockholm'de Filistin için gösteri
İsveç'in başkenti Stockholm'de, Filistin'in devlet olarak tanınması için bir gösteri yapıldı. Stockholm kentinde, İsveç-Filistin Dayanışma Derneği tarafından örgütlenen gösteriye katılan yaklaşık 500 kişi İsrail ve ABD'yi protesto eden sloganlar attı. Eylemde "Kırmızı-Yeşil İttifak" olarak adlandırılan Sosyal Demokrat İşçi Partisi, Çevre Partisi Yeşiller ve Sol Parti temsilcileri İsveç hükümeti ve Avrupa Birliği'ne Filistin'in devlet olarak tanınması için harekete geçmeleri çağrısında bulundular.
Sosyal Demokrat İşçi Partisi Genel Sekreteri Carin Jämtin yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletlere üye 194'üncü devletin Filistin olacağından hiçbir kuşkusu olmadığını belirtti. Filistin'in devlet olup olmamasına işgalci İsrail'in değil BM üyesi ülkelerin karar vereceğini vurgulayan Jämtin, şimdiye dek 130 ülkenin Filistin'e desteğini beyan ettiğini ifade etti. İsveç Hükümetinin Filistin'in tanınması için henüz tavır almamasını da eleştiren Jämtin, Filistin'nin devlet olarak tanınması yönünde oy kullanma çağrısında bulundu. Sol Parti Lideri Lars Ohly de, İsrail'in 1967 yılından bu yana Filistin topraklarını uluslararası hukuğu çiğneyerek işgal altında tutuğunu hatırlattıktan sonra İsrail'in 44 yıldır Filistin halkına baskı ve katliam yaptığını vurguladı. Son olarak Çevre Partisi Yeşiller eşbaşkanı Asa Mansson, parti olarak her zaman Filistin halkının haklı davasını desteklediklerini ve desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.
MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM