Raporunda Türkiye’yi de sert bir dille eleştiren Kaye, hükümetlerin kelimeleri bir silah olarak ele aldığını ve muğlak yasalarla düşünce ve ifade özgürlüğünü ciddi ölçüde kısıtladıklarını söyledi. Gazetecilerin haberlerinden dolayı cezalandırıldığını, sosyal medya üzerinden düşüncelerini dile getirenlerin susturulduğuna dikkat çeken Kaye, “Terörle mücadele ve kamu düzeni” adı altında insanların bilgiye erişim hakkının engellendiğini sözlerine ekledi. 

Türkiye’de akademisyenlere yönelik gözaltı, tutuklama ve soruşturmalara dikkat çeken Kaye, bunun İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. Maddesi ile güvence altına alınan “Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır” hakkının ciddi bir şekilde ihlali olduğunu söyledi. 
Devletlerin ‘Terörle mücadele’ ve ‘Kamu düzenini korumak’ adı altında internet, televizyon, radyo, gazete ve sosyal iletişim kanallarını engellediğini veya kapattığını kaydeden Kaye, bu konuyla ilgili Türkiye’yi örnek gösterdi. 

Kaye, özellikle bu durumun seçimler yaklaştığında daha da arttığına vurgu yaptı. Kaye, benzer yöntemlerin Kongo, Pakistan, Hindistan gibi ülkelerde de sıkça başvurulan bir yöntem olduğunu söyledi. 
Muhalif gazetecilerin en temel haklarından mahrum bırakıldığını kaydeden Kaye, birçok devletin düşünce ve ifade özgürlüğü anlayışının sorunlu ve sürdürülemez olduğunu söyledi. 


RÜŞTÜ DEMİRKAYA / CENEVRE