
PYD Eşbaşkanı Muslim, Türkiye’nin tüm karşı yöndeki girişimlerine rağmen Kürtlerin özgüçleriyle Ortadoğu’da yükselen bir aktör konumuna geldiğini söyledi.
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Muslim, Rojava'da yaşanan askeri ve siyasi gelişmeleri, Ağustos'ta yeniden başlanması planlanan Cenevre 3 görüşmelerini, federatif sistem önerilerini, Suriye muhalefetinin durumunu ve Türkiye'nin politikalarını Fırat Haber Ajansı'na (ANF) değerlendirdi.
Cenevre görüşmeleri tıkandı
Salih Muslim, Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde düzenlenen Cenevre görüşmelerine dair, "Görüşmeler şu anda tamamen tıkanmış durumda" dedi. Başından beri görüşmeleri organize eden ABD, Rusya ve BM'ye, "Kürtler görüşmelerde olmazsa ilerleme sağlanamaz" dediklerini anımsatan Muslim, haklılıklarının bugün görüldüğünü söyledi.
Bazı güçler tasfiye olabilir
"Cenevre'de gerçek niyetleri çözüm olsaydı biz (PYD) orada olurduk. Çözüm istemeyenler bizi dışladılar. Başka gruplarla yapmak istediler ama biz içerisinde yoktuk diye başaramadılar" diyen Muslim, ABD ve Rusya'nın şu anda sahada çözüm istemeyen bazı güçleri tasfiye kararı aldığını söyledi ve ekledi: "Önümüzdeki 3 aylık süreç çok zorlu ve çatışmalı geçeceğe benziyor."
De Mistura'ya seslendi: Cevap bekliyoruz
PYD Eşbaşkanı, BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'nın, "Kürtlerin Suriye'deki nüfusun sadece yüzde 5'i oranda olduğunu ve federalizm talebinde bulunarak Suriyelileri provoke ediyorlar" yönündeki sözlerini de eleştirdi.
Salih Muslim, sözlerinin gerçeği yansıtmadığını ve konumuna yakışmadığını belirttiği Mistura'ya şöyle seslendi: "Neye dayanarak böyle bir konuşma yaptınız, bir cevap bekliyoruz."
Cenevre 3'e federal yapı önerisiyle otururuz
Öte yandan Muslim Cenevre 3'e davet edilmeleri durumunda masaya ancak ve ancak federal sistem önerisiyle oturacaklarının altını çizdi.
Federalizmden vazgeçmeyeceğiz
PYD Eşbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü: "O masada bugüne kadar oturtulanların Suriye'nin geleceğine yönelik hiçbir projesi yok. Cenevre 3'te bugüne savaş sonrası 'Suriye nasıl olacak' veya 'nasıl olmalıdır' diye bir tartışma yürütülmedi. Bir rejim gidecek başka bir rejim gelecek hesabı yapılıyor. Amaçları yeni gelecek bu rejimde kimin söz sahibi olması veya eski rejimin korunması. Görüşmelerde olan her kesimin temel amacı iktidar aramaktır. Bazıları da demokrasi diyor ama nasıl bir demokrasi olacağından bahsetmiyor. Klasik bir demokrasiden bahsediyorlar o da artık Suriye'de geçerli olamaz biz de kabul etmeyiz. Yaşanan bu iç savaşla birlikte bütün halklar kendi kimliğinin farkına vardı, halklara dayatılacak tekçi bir anlayış savaşın derinleşmesine neden olur olur. Bunun için federal sistem en ideal olandır. Federal yapı diğer halklar ile birlikte yaşama projemizdir. Federalizmden vazgeçmeyeceğiz ve Suriye'deki halklarla birlikte yeni sistemi inşa edeceğiz."
Halkların özerk bölgeleri olabilir
"Federal yapıyı Suriye'nin bir bütünü için öneriyoruz" diyen Muslim, sistemin detaylarına dair şunları aktardı: "Artık Suriye'yi tek yapı altında tutmak veya eski koşullarına döndürmek imkansızdır. Artık merkeziyetçi bir devlete düşünülemez. Federal yapıyla birlikte eski rejim ortada kalmayacaktır. Bugüne kadar dayatılan tekçi anlayışa karşı çoğulcu bir yapı inşa edilecek. Oluşacak federal yapının özü halkların birlikte ve eşit koşullarda yaşamasına dayalıdır. Hatta federal yapı içerinde Kürtlerin, Alevilerin, Süryanilerin, Türkmenlerin ve Arapların kendi özerk bölgeleri olabilir."
Zihniyet devrimine ihtiyaç var
PYD Eşbaşkanı federal yapının inşası için zamana ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, "Yıllardır tekçi bir zihniyetle yönetilen bir halk gerçeği var bizim temel amaçlarımızdan birisi de halklarda yer edinmiş olan bu anlayışı değiştirip dönüştürmek. Köklü bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç var. Tekçi sistem tarafından halklar arasında yüzyıllardır yaratılan düşmanlıklar da bu sistemin önünde bir engel. Bizim temel amaçlarımızdan federal yapı sayesinde bölge halkları arasında oluşturulan bu düşmanlıkları ortadan kaldırmak."
Türkiye'nin kirli planları Kürt gerçeğine çarptı
PYD Eşbaşkanı, Kürtlerin yükselişinden ve halkla buluşmasından korkan Türkiye'nin politikalarının artık kabul görmediğini söyledi. Muslim, Türkiye'nin politikalarının iflas ettiğini ve bütün planların Kürt gerçeğine çarparak yok olduğuna dikkat çekerek, Kürtlerin özgüçleriyle Ortadoğu'nun yeni yükselen değeri olduğunu söyledi.
Kürtlerin yükselişi özgücünden geliyor
Salih Muslim'in bu konudaki düşünceleri şöyle: "Dünya Kürtler hesaba katılmadan yapılacak hiçbir görüşmenin veya projenin gerçeklemeyeceğinin bilincine vardı. Türkiye başta olmak üzere bölgesel güçlerin Suriye üzerindeki bütün planları Kürt gerçeğine çarparak yok oldu. Türkiye'nin bir aktörlük rolü var ama eskisi gibi bir aktörlük değil bölgeyi tahrip eden bir aktörlük konumuyla anılmaya ve tanınmaya başlandı. Kendi kişisel saltanatını ve eski Osmanlı ruhunu canlandırmaya çalışan ve bunun için dünyanın başına bela olan bir örgütün (DAİŞ) kurucuları ve destekçileri arasında olmakla tanınan bir aktör haline geldi. Türkiye'nin aktörlüğü saltanatçı zihniyetle anılır bir hale gelmiştir. Artık bölgede insanı değerleri esas alan, doğrudan demokrasiyi esas alan ve laiklikten yana tek aktör olarak dünyada kabul gören bir halk var o da Kürtlerdir. Bu gerçekliğin hem Avrupa hem de dünya çok iyi farkında. Bu gerçekliği ortaya çıkaran en büyük neden ise Kürt halkının kendi özgücüne dayanarak verdiği mücadeledir. Kürtler artık bölgenin vazgeçilmez en büyük gücü haline gelmiş ve kabul görmeye başlamıştır. Bizim dışımızdakiler hilafet isteyerek bölgeyi 1500 yıl önceye götürmek isteyen bir anlayışa sahip."
HABER MERKEZİ