Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Türk yetkililerle görüştükten sonra Ankara’dan ayrıldı. Bolton-Erdoğan görüşmesinin gerçekleşmemesi ise soru işaretleri yarattı.
Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ve ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırgan politikaların bir kez daha dile getirirken, bir süredir merakla beklenen Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un Resmi temaslar için Ankara’daydı. Bolton’un Erdoğan ile görüşmeden ayrılması önemli tartışmaları da birlikte getirdi.
Suriye’de Türk işgal saldırısı ve tehdidi altındaki Kürtler ise diplomasideki trafiği yakından takip ediyor ve “Statüsüz bırakılma girişimlerine karşı sonuna kadar direneceğiz” mesajı veriyor.
Bolton’un ziyaretinin önemi neydi?
19 Aralık’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın “Suriye’den askerlerimizi çekiyoruz” açıklamasının ardından John Bolton’un Türkiye’ye yapacağı ziyaret hem Suriye’de işgal için yoğun bir hazırlık halinde olan Türk devleti hem de Kuzey ve Doğu Suriye Yönetimi açısından merakla beklenen bir ziyaretti.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun “Suriye’de Türklerin Kürtleri katletmemesinin Amerikan misyonunun bir parçası olduğunu” belirtemesinin ardından Bolton da, İsrail’de yaptığı açıklamada Türk devletinin Suriye’de Kürtlere saldırması durumunda ABD askerlerinin geri çekilmeyeceğini söylemişti.
ABD’nin hem Kuzey ve Doğu Suriye için öngördüğü gizli ajanda ve Türkiye’ye vereceği rol hem de ABD’li yetkililerin açıklamaları Bolton’un ziyaretini çok daha önemli kılıyordu.
Tam da bu noktada önceki gün Ankara’ya gelen Bolton başkanlığındaki heyet dün Türk Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın başkanlığındaki heyetle Ankara’da bir görüşme yaptı.
Kalın başkanlığındaki Türk heyetinde, Türk Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal, Türk Milli Savunma Bakan Yardımcısı Yunus Emre Karaosmanoğlu, MİT Başkan Yardımcısı Cemalettin Çelik ve diğer yetkililer yer aldı. Bolton başkanlığındaki ABD heyetinde ise ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Brett McGurk’ün istifasının ardından DAİŞ Karşıtı Koalisyon Özel Temsilcisi James Jeffrey ve diğer yetkililer bulundu.
Beştepe’deki Erdoğan’ın Sarayı’nda yapılan görüşme 2 saat 10 dakika sürdü.
Görüşmelerin ardından basın açıklaması yapılmazken Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Garret Marquis basın mensuplarına şunları söyledi: “Bolton ile Kalın, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’nin kuzeydoğusundan uygun bir hızla çekilme kararı hakkında verimli bir görüşme yaptı.”
Garret Marquis, tarafların daha fazla diyalog için ele alınacak konuları belirlediğini, ABD ile Türkiye arasındaki güçlü ikili ilişkilere vurgu yaptıklarını kaydetti.
Türk işgalciliğini inkar etti
Bu arada Erdoğan, AKP’nin Meclis grup toplantısında Bolton’un İsrail’de yaptığı açıklamaya tepki gösterdi. Konuşmasında Suriye’ye dönük bir işgal saldırısının hazırlıklarını da yaptığı vurgulayan Erdoğan, “Kahraman askerlerimiz tarafından söndürülen DEAŞ balonu sayesinde, Suriye hızla bu beladan kurtulma sürecine girdi. Ancak, Bolton’un İsrail’den verdiği mesajı bizim kabullenmemiz, bunu yutmamız mümkün değildir” dedi. Türk devletinin Kuzey Kürdistan, Güney Kürdistan ve Kuzey Suriye’de Kürtlere dönük katliamları ve işgal saldırılarını inkar eden Erdoğan, bir yandan Suriye’ye dönük bir işgal saldırısının hazırlıklarının tamamlandığını söyledi.
Erdoğan şu ifadeleri kullandı: "Şu hususu da özellikle belirtmek istiyorum: Amerikan yönetimleriyle daha önceden de yaşadığımız bir durum, bu görüşmenin ardından yeniden karşımıza çıktı. Biz Sayın Trump'la bu net anlaşmaya varmış olmamıza rağmen yönetimin farklı kademelerinden farklı sesler gelmeye başladı. Bununla birlikte Sayın Trump'ın Suriye konusuna bakış açısı ve buradan çekilme konusundaki kararlılığı bizim referans noktamız olmaya devam ediyor."
Erdoğan konuşmasında hızını alamadı “Fransa’da Sarı Yelekliler’in içlerinde PKK var. Acaba bunu incelediler mi araştırdılar mı? Biz buradan biliyoruz. Yarın diğer ülkelerde de aynısı olacak” şeklinde şuursuz bir ifade kullandı.
Dün sadece Erdoğan değil, küçük ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Meclis grup toplantısında tehdit ve hakaretlerde bulundu. Bahçeli, Bolton’u kastederek “Türkiye neyi nasıl yapacağını sana ve patronlarına mı soracak. Türkiye, bağımsız ve egemen bir devlet olarak neyi nasıl yapacağını sana ve patronlarına mı soracaktır?” dedi.
Bahçeli de Erdoğan gibi Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük bir işgal saldırısının mesajını verdi.
Erdoğan Bolton’la görüşmedi
Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’da bulunan Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton görüşmedi. Bolton ise dün öğleden sonra Ankara’dan ayrıldı.
AKP grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan da konu hakkında “Bolton görüşmesinin ardından (Fırat’ın doğusuna) harekat her an olabilir. Bir gece ansızın gelebiliriz. Bolton’ın muhatabı İbrahim Kalın’dır” dedi. Erdoğana ayrıca, “Trump ile görüşme her an olabilir” diye konuştu.
Bu durum, diplomasi ve basın çevresi tarafından görüşmelerde Erdoğan’ın memnuniyetsizliği ve Rusya’ya dönük mesaj olarak yorumlandı.
Bloomberg News’un Beyaz Saray muhabiri Jennifer Jacobs, Erdoğan’ın Bolton’la görüşmeyi reddettiğini duyururken “ABD’nin Suriye’den çekilmesiyle ilgili şartlardaki değişimden rahatsız olarak Trump’ın danışmanı Bolton’la görüşmeyi reddetti” diye yazdı. Jacobs, YPG’nin de içinde olduğu QSD’nin ABD’nin çekilmesinin ardından Suriye’de anahtar rol oynamasına yönelik ABD planlarına Erdoğan’ın çok öfkelendiği ve çok sert eleştiriler getirdiğini söyledi.
Suriye’deki gelişmeleri yakından takip eden gazeteci Aziz Köylüoğlu ise Twitter hesabında olayı şu şekilde yorumladı: Erdoğan Bolton ile görüşmeyeceğini söylemiş. Ve onun muhatabının İbrahim Kalın olduğunu söylemiş. Ama dana önce James Franklin Jeffrey ile görüşmüştü. O zaman pek protokole uyma gereği duymamıştı. Demek ki işleri bozuldu Erdoğan’ın. Erdoğan’ın biraz şüpheli olduğu anlaşılan Bolton’la görüşmeyi reddetmesi, Putin uzun süredir istediği görüşmeye zemin hazırlamak olduğu anlaşılıyor. Erdoğan’ın böyle ayak oyunları çoktur. ABD’e ‘hizmetinizdeyiz’ dedikten sonra görüntüde sanki işler kötüymüş gibi Putin’e göz kırpıyor.”
‘Statüsüzlüğe karşı direneceğiz’
Bu arada diplomatik görüşmelere açık olduklarını ve Suriye’de halklar çıkarına olabilecek her türlü girişim ve görüşmeden kaçınmayacaklarını defalarca deklare eden Kuzey ve Doğu Suriye yöneticileri ise “Statüsüzlüğe karşı direneceğiz” mesajını veriyor.
Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Zelal Ceger, Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal tehditlerine ilişkin ANHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Suriye krizinin geride kalan 8 yılı içerisinde dünya devletlerinin siyasetlerini değiştirmek zorunda kaldığını söyleyen Zelal, “Çete grupları eliyle bir menfaat savaşı yürütülüyor. Bu devletlerin yeni politikaları önümüzdeki 2 ay içerisinde netlik kazanacak. Suriye’de yaratılan yeni gündemler tüm planlarını alt üst etti” dedi.
Zelal özetle şunları söyledi:”Astana, Cenevre ve Soçi gibi birçok toplantı gerçekleştirildi ancak hepsi sonuçsuz kaldı. Çünkü Kuzey ve Doğu Suriye halklarının statüsü bu toplantılarda esas alınmadı. Hiçbir çözüm arayışı Kuzey ve Doğu Suriye halklarının statüsü kabul edilmeden başarıya ulaşmayacak. Bölge haklarının varlığı her daim askeri güce göre esas alındı. DAİŞ artık yok ediliyor ve bölgenin statüsünün kabul edilme vakti geldi. Sadece askeri varlık üzerinden çözüme gidilemez. Savunma ve statümüzün meşruluğu için her şeyi yapacağız.”
HABER MERKEZİ