Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde okuyan yurtsever ve devrimci öğrencilere yönelik saldırılara ve gasp edilen eğitim haklarının geri verilmesi talebine ilişkin 7 öğrencinin, 10 Mart'ta başlattığı açlık grevi eylemi, bir anda dikkatleri bu kente çekti. Kendileri saldırılara maruz kalmasına rağmen okul idaresinin 13 öğrenci hakkında okula girişlerinin engellenmesi yönünde karar çıkartılmasına tepki gösteren 7 öğrencinin başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi, ancak tedbir kararının kaldırılması üzerine sonlandırıldı.
Kürt öğrencilere yönelik saldırıların üniversitenin kuruluşundan bu yana yaşandığı kentte, ırkçı grupların saldırılarında 2013-2014 eğitim öğretim yılında büyük bir artış yaşandı. Bu saldırılarda mağdur olan yurtsever ve devrimci öğrencilerin mağduriyetinin giderilmesi bir yana haklarında soruşturma açılarak okula giriş haklarına tedbir konuldu. 3 Mayıs 1998'de ırkçıların saldırısında Kenan Mak isimli öğrencinin yaşamını yitirdiği kentte, saldırılar giderek arttı.
Özellikle 2013 yılı içerisinde üniversite yerleşkesinde ve şehir merkezinde yurtsever ve devrimci öğrencilere çok sayıda saldırı organize edilirken, bu saldırılardan gözaltına alınan ve soruşturma açılan yine mağdur öğrenciler oldu.
Polisler de yer aldı
Eğitim Fakültesi'nde 9 Ekim'de bir grup ırkçı, öğrencilere sözlü hakaret ve tehditlerde bulundu. Bu esnada orada bulunan polis ve özel güvenlik hiçbir müdahalede bulunmadı. Aynı gün akşam saatlerinde ise Abant KYK yurdunda kalan üç öğrenci kalabalık bir ırkçı grubun saldırısına maruz kaldı. Saldırıyı duyup yurdun önüne giden öğrencilere bu sefer de polis coplu ve gaz bombalı saldırıda bulunarak 15 kişiyi gözaltına aldı. Elinde sopa ve palalarla bekleyen 150 kişilik ırkçı gruba hiçbir müdahalede bulunmayan polis, olay yerine gelen 10 yurtsever ve devrimci öğrenciyi, "Sizi gözaltındaki arkadaşlarınızla görüştürmeye götüreceğiz" diyerek iki sokak ötede palalarla bekleyen ırkçıların önüne attı. Saldırının ardından öğrenciler, üniversite yönetimi ve Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na can güvenliklerinin olmadığına dair dilekçe verdi, ancak dilekçelerden herhangi bir sonuç çıkmadı.
Saldırganlar bulunamıyor!
28 Aralık'ta da gece saatlerinde halı saha maçından dönen K.A. isimli Tıp Fakültesi öğrencisi, 15 kişilik sopalı ve bıçaklı ırkçı grubun saldırısına maruz kaldı. Saldırıda başına darbeler alan K.A, tedavi altına alındı, saldırıyı gerçekleştirilenler ise "bulunamadı". Bu saldırıdan bir gün sonra şehir merkezinde iki öğrenci, silahlı bir grup ırkçı tarafından ölümle tehdit edildi. Öğrenciler şikayetçi olmak üzere Bahçelievler Polis Karakolu'na gitti. Öğrencilerin karakola gitmesi üzerine ırkçı grup da silahla karakol önüne geldi, ancak polisler silahlı grubu sadece karakoldan uzaklaştırmakla yetindi. Aynı gün gece yarısından itibaren Kürt öğrencilerin kaldığı evlerin önünde içerisinde eli sopalı ırkçıların olduğu iki transit ve sivil araç saatlerce bekledi. Devleti, şikayetleri duymadı.
Silahlılar yakalanamıyor!
Gölköy Yerleşkesi'nden 30 Aralık'ta şehir merkezine geçmek için servise binen R.İ, isimli öğrenci servis içerisinde 10-15 kişilik ırkçı grubun pala ve sopalı saldırısına uğradı. Saldırı sırasında bir gün önce kent merkezinde silahlı tehditte bulunan ırkçı grup, yine silah kabzası ile öğrencinin kafasına vurdu. Saldırıda R.İ. ağır yaralanırken, saldırıyı gerçekleştirenler hakkında ise herhangi bir işlem yapılmadı.
Polis ırkıçıya 'Başkanım' diyor
5 Mart günü İdari ve İktisadi Bilimler Fakültesi'nin önünde A.Y. isimli öğrenci, 10 kişilik ırkçı grubun sopalı saldırısına maruz kaldı. Irkçıların Gölköy göletine doğru kaçması üzerine peşlerinde giden öğrenciler, Ülkü Ocakları Başkanı ve beraberindeki kalabalık bir grubun orada polis gözetiminde beklediğini gördü. Polisin, bu sırada silah çıkaran Ülkü Ocakları Başkanı K.Ç'ye müdahale etmeyerek "Başkanım" diyerek saygıda kusur etmemesi dikkat çekti.
Polis korumusında saldırı
9 Mart günü şehir merkezinde HDP İl Örgütü binası açılışının yapıldığı yere yürüyen ırkçı grup, cadde üzerinde bir öğrenciyi darp etti. Daha sonra HDP binasının açıldığı binanın önüne kadar yürüyen grup, adeta polis korumasında ilerledi.
Kentteki saldırıları protesto etmek için 10 Mart'ta yurtsever ve devrimci öğrencilerin üniversite yerleşkesinde yapmak istediği basın açıklaması sırasında 60-70 kişilik ırkçı grup öğrencilere bıçak ve palalarla saldırdı. Saldırıyı engellemesi gereken polisler ise basın açıklaması yapan öğrencilere biber gazlı saldırıda bulundu. Öğrencileri üç saat boyunca çembere alan polisler ırkçı gruba hiçbir müdahalede bulunmadı.
Mağdurlar soruşturma kıskacında
Saldırıya maruz kalan öğrenciler bu sefer de soruşturma kıskacına alındı. Yıl içersinde onlarca Kürt, yurtsever ve devrimci öğrenciye soruşturma açan üniversite yönetimi, en son 13 öğrenci hakkında okula giriş çıkışların yasaklanması yönünde tedbir aldı. Bu kararın alınmasının üzerinden 26 gün geçmesine rağmen üniversite yönetimi soruşturmayı netleştirmezken, öğrenciler haksız yere 26 gündür üniversite yerleşkesine alınmıyor.
Kentteki saldırıların artması üzerine İHD Genel Merkezi'nden bir heyet, 9 Ocak'ta kente gelerek hem öğrenciler hem de yetkililerle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Temaslarını raporlaştıran heyet, daha sonra bunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, Kürt öğrencilere yönelik saldırıların örgütlü bir grup tarafından planlı olduğu ve artarak devam ettiği vurgulandı. Saldırıyı gerçekleştiren grubun emniyet güçleri tarafından bilindiğine yer verilen raporda, idari yetkililerin bu saldırıları "olağan gerginlikler" olarak nitelendirdiğine yer verildi. Bir diğer tespit ise Kürt öğrencilerin kentteki idari makamlar ve üniversite yönetimi tarafından nasıl görüldüğünü gözler önüne seriyor.
HAYRİ DEMİR / DİHA/BOLU