Buyrun size bir patoloji örneği: Mümtaz’er Türköne, Zaman gazetesi yazarı. Ama yanlış zamanda yaşayan ayarsız bir Zaman’cı. Doğum esnasında kulağına faşizm mırıldanmış bir faşist larva. Aynı zamanda Börteçine’nin Yakutistan’a gitmeden önce insanlığa miras bıraktığı son hediye. Adam daha önce sanki yumurta değil de jop yemiş gibi 3 gün üst üste yumurta atan öğrencilere verip veriştirmişti. Onları hasta ilan edip habire faşizan bağlantılar kurmuştu. Kısaca yumurta atmak patolojidir demişti. Bizde içimizden tabi bişiler demiştik ona. Öhüü!



Freud, Jung nerdesiniz güzel dostlarım? Yokluğunuzda Mümtaz’ı okuyoruz fermuarımız kapalı, Serin serin Kapalıçarşı, Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa ve Güvercin dolu avlular û Çemê Reş li ber Ava Spî. Bu adamın derdini esasında biliyoruz, Öğrencilik yıllarında „Temizlik ya da Kızılay Kolu“ bile olamamış bir şexsiyetsiz. Haliyle derdi büyük!
Ve dertleri bitti. Yepyeni bir giriş, yep yeni bir ahval ve şeriat içinde geri döndü Captain Türköne. ‘PKK’den Sonra’ (http://goo.gl/NY1ug) yazısını okuyun!
Bu sefer daha ahmakça, daha hastalıklı. Diyor ki „Tablo netleşiyor. PKK-PJAK’a karşı üç ülke uyumlu ve koordineli bir operasyon yürütüyor. Bölgesel Yönetim’in PKK’ya böyle sert bir tavır alacak kadar bu operasyona angaje olması, arkada ABD’nin de bu işbirliğine destek verdiği anlamına geliyor. PKK’lılar için ‘çıkılacak bir dağ’ kalmayacak. Dolayısıyla PKK bir silahlı örgüt olarak ortadan kalkacak. 27 yıl devam eden bir isyanın sonuna geliyoruz. Söylediğimi tekrarlayayım: Silahlı Kürt Ulusal Hareketi kesin bir yenilgiye uğruyor. Peki bu tablo ne anlama geliyor? Bu gelişmelerin çok kesin bir anlamı var: PKK’nın işi askerî olarak bitiyor. Kılıçla yaşayan, kılıçla ölüyor. Daha anlaşılır bir ifade kullanalım: Silahlı Kürt Ulusal Hareketi yok ediliyor. Yok edenlerden biri de Irak’ın Kürtleri. Üzerinde düşünmemiz gereken yeni soru: ‘PKK’dan sonra ne olacak?’
Sahi Murat Karayılan’da yakalanmıştı. Sahi PKK bilmem kaç defa bitmişti değil mi? Bak Mümtaz, bak fasulye yiyip osurmayan adam! Seni adam sanıp yazı yazıyorum. Eşeklik işte. Bu yazıda ki foto da sana özeldir. Kusura bakma senin yüzünü kullanacaktım ama bende o ‘yüz’ yok. Haliyle seni neremizle okuduğunu gör. Ya da bizim için ne anlam ifade ettiğini, istersen arkası dönük atlardan istersen üstündeki abilerden seç beğen. Sana bir beddua da edip öyle kapatam faslı: Umarım, Roj Aktüel programına bir gün telden bağlanırsın da, Erdal’ın birkaç sorusuna maruz kalırsın.
***
Haber şöyle: “Polis Akademisi Başkanlığınca yapılan bir araştırmada, 30 yıldır teröre karşı mücadele verilen Türkiye’de, liselerde okutulan ders kitaplarında terörle ilgili konulara yer verilmediğine dikkat çekildi”…
Hasta, mantarlı, çürümüş, koleradan kurtulamayacak bir toplum bu. Modern cinnet aşılalı çok oldu. Polis Akademisinin derdi ve araştırmalarına bak! Sonra da vay efendim neden tıp gelişmiyor? Neden fasulye pahalı pazarda?
O değil de, şimdi kitaplara ne konulacak o halde. Hazır TSK’ye bile ayar verilip her tarafa akapesel ayar çekiliyorken, Denizli’de de bir kitaba zamanında „Tayyib’i üzmek Allah’ı üzmektir” yazılabiliyorken. Bir mahsuru yokken! Develer tellal iken… İlk emir “Akp gençlik kollarına üye ol, tüzüğü oku” diye değiştirebilirler mi? Ya da efendime söylim. Buhar-î El Tayyib’i diye uyduracakları bir adamdan hadisler furyası. Guy Ritchie’nın film için hakkını alacağı trajik vahşetizm seansları, durumlar. Giriş spotu “Biz ki û her kim ki! Kürt kökenli Burkina Faso oturumlu, Nijer akrabalı vatandaşıma laf etse beni bulur karşında” şeysileri. Olur mu olur. Olacak yani…
***
Aradan kaç gün geçti bilmiyorum. Halen Yılmaz Özdil’in Bodrum yazısını paylaşan Kürtler var. Tamam, net ile yeni tanışıp, milletin artık nostaljisini bile yapmadığı 90’ların komik videolarını paylaşsan anlarım da, kusura bakma seni anlamıyorum. Derdim başka benim. Değinmek istediğim nokta başka, neden Makyavel çarpmıyor seni-sizi? Marx’ın o ters çevirdiği sandalye neden düşmüyor o çalışan kafacığınıza abim? Seni ezen ve bilinçlenmeni engelleyen içsel ve dışsal yapıların üstesinden gelebilmek için bir “eylem teorin” bu mu? Freire Kürt olsa sana ne derdi biliyor musun? Şanslısın işte. Kürt değil…