
Cizre'deki ablukaya karşı Nusaybin'de süren direniş nöbetine katılan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, "Tankı, topu, tüfeği gibi her türlü silahı olan siyasi iktidar, yaptığı ağır saldırılarına rağmen, Rojava'dan Cizre'ye direnen halk karşısında yenildi. Direne direne kazandık, direne direne kazanacağız" dedi.
Kürdistan'daki katliamlara karşı Mardin'in Nusaybin ilçesine bağlı Girêmîra (Girmeli) Mahallesi'nde başlatılan Botan Yürüyüşü 9. gününe girdi. HDP Eşbaşkanı Yüksekdağ, Amed'de sağlıkçılar, eğitimciler ve Sur'da katledilenlerin aileleri tarafından gerçekleştirilen nöbet eylemini ziyaret ardından önceki gün nöbete katılmak için Nusaybin'e gitti. Girêmîra Yas Evi önünde Cizre'de ölüme terk edilen yaralıların aileleriyle basın açıklaması yapan Yüksekdağ, "Bu halk karşısında çaresiz kalanlar, intikamı bir bodrum katına hapsettikleri savunmasız insanlardan almaya çalışıyorlar. Bunun kadar büyük bir kalleşlik olabilir mi?" diye sordu. Yüksekdağ, "Şunu bilsinler ki acizler, 28 insan karşısında acizler" diye konuştu. "Hırsla, kinle ve nefretle kararmış o yüreklerini yaralıları katlederek rahatlatmaya çalışıyorlar" diyerek hükümetin sürdürdüğü katliam politikalarına işaret eden Yüksekdağ, şöyle konuştu: "Ama şunu bilsinler ki bu halkın haklı öfkesi onların peşini bırakmayacak. 'Dünyayı başınıza yıkarız' diyorlar. Ey AKP iktidarı siz bu direngen halkın dünyasını başına yıkarsanız, siz de o yıkıntının altında kalırsınız. Nice yıkıntının altından dimdik ayakta çıkan bu halk yeni bir umutla hala dimdik ayakta. Kobanê'de dimdik ayakta kalmayı başaran bu halk Cizre'de, Silopi'de Nusaybin ve Sur'da yine dimdik ayakta kalarak karşınızda durmaya devam edecek."
Zalimlere karşı direnme günü
Türkiye halklarını Kürt halkı üzeriden yürütülen darbe politikalarına karşı direnmeye davet eden Yüksekdağ, "Direnmezsek, karşımızda ölüm ve zulüm için birleşenler kazanır. İşte bizler kötülerin, zalimlerin zorla zulümle ölümle kazanmasına izin vermeyelim diyedir bugün gerçekleştirdiğimiz direniş yolu. Burada zalimlere karşı direnme günüdür. Gece gündüz yaşamın her alanında mevzilerimizi boş bırakmamak için daha fazla çoğalarak, siyasi iktidarın ölüm ve zulüm katliamlarına son verene kadar yaşam nöbetine devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Ablukayı kıracağız
Nöbete katılan anneler de direnişlerini sürdürmekte kararlı. Ablukanın kırılması ve Cizre’deki yaralıların hastaneye kaldırılması için yürüdüklerini belirten Seyran Geyik, önceki gün Cizre'ye gerçekleştirmek istedikleri yürüyüşü hatırlatarak, "Bütün güçleri, biber gazlarıyla bizlere saldırdılar ama biz taşlarla cevap verdik ve taşlarla bu yürüyüşte kazanan biz olduk, düşman değil" dedi. Sultan Aksoy, "Hiçbir güç bizi durduramaz. Biz sonuna kadar yaralılarımızın ve gençlerimizin arkasında olacağız" diye konuştu.
Cizre’de yaralı bulunanların içinde yer alan Ruhat Aktaş’ın halası Sabiha Demirel de yaralıların hepsinin kendi evladı olduğunu kaydetti. Demirel, "Bizler bu yapılanları kabul etmeyeceğiz" dedi. Devletin yaralılarını ölüme terk ettiğini dile getiren Zekiye Ölmez de şunları kaydetti: "Bizler yaralı arkadaşlarımızı asla ve asla yalnız bırakmayacağız. Yürüyüşümüze engel oldular. Biliyorlar ki bizlerin canı yanıyor onun için bizlere engel olmaya çalışıyorlar ama olamayacaklar."
Botan yürüyüşüne katılanlar arasında Türkiyeli sosyalistler de var. Nöbete katılan EMEP, Devrimci Parti, DHF, YSGP üyesi sosyalistler, direnişin destekçisi değil parçası olduklarını belirtti.
Direniş orucu
Demokratik İslam Kongresi (DİK) bugünden itibaren Amed, Van ve İstanbul'da "Zulme karşı direniş orucu" tutacak. DİK Sözcüsü Dr. Fadıl Bedirhanoğlu, "Ablukalar kaldırılıncaya kadar Allah için oruç tutacağız. Sürekli dua edeceğiz ve çağrı yapacağız. Allah'ın emri Bakara Suresinin 208. Ayeti'nde; 'Bütün Müslümanlar barış içinde yer almalılar' der. Çözülemeyecek hiçbir şey yok, hiç kimse kimsenin hakkını talep etmiyor, herkes kendi hakkını Allah'ın verdiği hakkı talep ediyor" diye konuştu.
Müftüyle görüştüler
Barış Anneleri Meclisi ise Sur başta olmak üzere Kürdistan kentlerindeki kuşatma ve katliamları protesto etmek için Diyarbakır İl Müftülüğü ve AKP Kayapınar İlçe Teşkilatı'nda oturma eylemi yaptı. AKP ilçe binasında muhattap bulamayan anneler Diyarbakır İl Müftüsü Burhan İşleyen ile görüştü.
Acılara ortak olmak için
Gezi ve Suruç'ta katledilenlerin anneleri ile Cumartesi Anneleri de dün Amed'e gitti. Ethem Sarısülük'in annesi Sayfi Sarısülük, Medeni Yıldırım'ın annesi Kadriye Yıldırım, Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan DBP Genel Merkez binasında basın toplantısı düzenledi. DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, "Tüm insanlar Kürdüyle Türküyle bu zulme maruz kalıyor. Barış için herkesin birlikte olması gerekiyor. Devlet Kürt halkını katlediyor. Bu ülkeyi başka bir hükümet yönetiyor. De facto ve darbe hükümeti var bu ülkede" dedi.
Öfkemiz acımızdan büyük
Sayfi Sarısülük, "Korktuğumuz için bunlar oldu ama artık korkmayacağız. Biri daha gitmesin yeter artık. Daha fazla çocuk gitmesin diye Ankara'dan buraya geldim. Bu topraklar hepimizin ortak vatanı" dedi. Hanife Yılmaz ise öfkeli ve acılı olduklarını belirterek, "Ama öfkemiz acımızdan daha fazladır. Burada insanlar ailelerin gözleri önünde öldürüyorlar. 90'lardan daha kötü bir durum yaşanıyor. Bu insanlarla acılarını birleştirmeyenler, onları anlamayanlar insanlıklarını vicdanlarını kaybetmişlerdir. Biz bu acılara ortak olmak için geldik" diye konuştu.
Anneler açıklamanın ardından Botan yürüyüşüne katılmak için Nusaybin'e doğru yola çıktı.
HABER MERKEZİ