Botan ruhu ile mücadele ettiler

3 Ocak 2022 Pazartesi - 17:30

Sêvê Demir-Pakize Nayır-Fatma Uyar

Sêvê Demir-Pakize Nayır-Fatma Uyar

  • HDP Şirnex eski milletvekili Leyla Birlik Sêvê Demir, Fatma Uyar ve Pakize Nayır’ın mücadelesini anlattı. Birlik:“Ben Botan’ı Kürdistan'ın kalbi olarak görüyorum. 3 kadın arkadaşım da Botanlıydı. Botan ruhu ile mücadele ettiler.”

ROJDA AYDIN / JINNEWS

Şirnex’ın (Şırnak) Silopî ilçesinde 14 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında bölgeye giden Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Parti Meclisi (PM) üyesi Sêvê Demir, Kongreya Jinên Azad (KJA) aktivisti Fatma Uyar ile Silopî Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır’ın katledilişinin üzerinden 6 yıl geçti. 4 Ocak 2016’da Türk ordusunun katlettiği 3 Kürt kadın siyasetçiyi birlikte çalışma yürüten Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak eski milletvekili Leyla Birlik anlatıyor.

.
Leyla Birlik

Direnişe ve vahşete tanık

“Onlarla tanışmam Kürdistan tarihine geçecek bir süreçtir” sözleriyle anlatmaya başlayan Leyla Birlik, 2015’te Şirnex’ta milletvekili seçildiği süreçte Fatma Uyar’ın cezaevinden yeni çıktığını belirtiyor. Birlik, “Bir Kürt kadın olarak, onların katledildiği süreçte ben de hafızamdan asla silinmeyecek bir sürecin tanıklığını yaptım. Kürdistan tarihinde muazzam görkemli, kadınıyla, çocuğuyla bir direniş süreci oldu ve çok da eşine rastlanmayacak bir boyuttu. Bir diğer boyutuyla ise Türk devletinin vahşetine tanıklık ettim” diyor.

Sêvê mücadeleden geri adım atmadı

Özyönetim sürecinde “savaş ahlakının bir kenara bırakılarak saldırıların gerçekleştiğini” dile getiren Birlik, halkın yok edilmesinin amaçlandığını ifade ediyor. Bu dönem Sêvê Demir ile çalışma yürütme şansını yakaladığını kaydeden Birlik, Sêvê’yle ilgili en çok “Berxwedan jiyane” (Yaşamak direnmektir) sloganını anımsadığını ifade ederek, “Bu slogan hiç düşmezdi dilinden. Rüzgarda savrulan kıvır kıvır saçları gözümün önüne geliyor sürekli. Zorlu bir süreçte mücadele arkadaşlığı yaptık. Özyönetim sürecine, direnişe inanan arkadaşlardan biriydi. Amasız fakatsız her çalışmadaydı. Tereddüdü yoktu. Saldırıların en yoğun yaşandığı süreçte mücadele etmekten geri adım atmadı. Halkın direnişe geçtiği sokakta, kıvırcık saçlarının arasından bana gülümseyen Sêvê’nin yüzü gözümün önünden hiç gitmiyor” diye konuşuyor.

Cesur, inançlı ve güçlü bir kadındı

Leyla Birlik, Pakize’yle de Silopî’de özyönetim süreçlerinde tanıştığını söyleyerek şunları kaydediyor: “Kolluk kuvvetleri sabah saatlerinde rast gele bir sokağı taramışlardı. Akrebin bir sokağı taraması sonucu 80 yaşlarında bir yurtsever, 17 yaşında bir çocuk ve eczaneyi sabah saatlerinde açmak için giden bir yurttaş yaşamını yitiriyor. Bu 3 yurttaşımızı defnederken Pakize ile tanıştım. Mezarlıkta mikrofonu eline almıştı ve konuşuyordu. O zamana kadar tanışma imkanımız olmamıştı. Sonraki çalışmalarda bir araya geldik ve çalıştık. Sêvê’den çok farklı olmayan, o sürece bir bütünen dahil olan, cesur, inançlı ve güçlü bir kadındı.”

Fatma’yı gülüşüyle hatırlıyorum

Fatma’nın yaş olarak daha genç olduğunu ve cezaevinden yeni çıktığını söyleyen Birlik, Fatma’nın devrime çok inandığının altını çiziyor. Birlik, “Çatışmalar yaşandığında Fatma da Silopî’deydi. Onu kocaman gülümsemesi ve çocuksu yüzündeki tebessümüyle, devrime olan inancı, direnciyle tanıyorum. Silopi’den ayrıldığım zaman da Sêvê, Pakize ve Fatma’yı en son bir arada bırakıp gitmiştim. Yani bu üç kadın arkadaşla bir arada olup sohbet etmek, yolculuk etmek ve bütün zorluklara rağmen gülümseyebilmek, o direniş sürecini onlarla yaşamak şansına sahip oldum” diye anlatıyor.

Onlar halkla hep iç içeydi

Katledilen 3 kadının da özel savaş politikalarının farkında olduğuna vurgu yapan Leyla Birlik, “Ben Botan’ı Kürdistan'ın kalbi olarak görüyorum. 3 kadın arkadaşım da Botanlıydı. Botan ruhu ile mücadele ettiler. Onlar halkla hep içe içeydiler. Halktan Botan’dan kopuk değillerdi. O topraklardan, o mahallelerden uzak değillerdi” diyor.

Özyönetimle beraber yaşam da değişiyordu

Özyönetimin uygulamaya konulduğu Şirnex ve ilçelerindeki değişeme de değinen Birlik, komünal yaşamın halkta bir değişim yarattığını kaydediyor. Birlik, direnişin olduğu yerle ile kentin diğer bölgeleri arasınaki farka değinerek: “Özgür bir Kürdistan’da yaşadık o mahallelerde” diyor. Birlik devamla: “Bütün mahalle kolektif bir şekilde beraber çalışıyordu. Özyönetimle beraber yaşam şekli de değişiyordu. Sêvê’de ben bunu görebiliyordum. O değişimi görmek ve değişime şahitlik yapmakta ve özgür bir Kürdistan’ı bir boyutuyla da olsa yaşamak bizde de bir değişime neden oluyordu. Hepimizde değişim oluyordu. Direniş anında her zaman halkımızla beraberdiler” ifadelerini kullanıyor.

Kadın demek toplum demektir

Leyla Birlik, 9 Ocak 2013 tarihinde Paris’te katledilen 3 kadını da anımsatarak, Sêvê, Pakize ve Fatma’nın yakın tarihte katledilişinin tesadüf olmadığının altını çiziyor. Birlik şöyle devam ediyor: “Sembol olan, öncülük eden kadın arkadaşların hedef alınması bir tesadüf değil, özel bir politikadır. Devletler de kadın direnişinin topumu değiştiren, dönüştüren öncü bir güç olduğunu çok iyi biliyor. Bu nedenle kadınlara, kadın mücadelesine saldırı gerçekleştiriyor. Kadın mücadelesinin toplumu ne kadar değiştirip dönüştürebileceğinin farkındalar. Bu yaşamı kuranın, toplumun özünü oluşturanın kadın olduğunu biliyorlar. Bu nedenle önce kadını katletmek, kadın mücadelesini yok etmek istiyor. Mücadele eden kadınların şahsında Kürt toplumunu yok etmek istiyor. Kadın demek toplum demektir. Toplumu oluşturan, var eden temel yapı taşı kadınlardır.”  

Seçilmiş kadınlara yönelik de devletin ilk olarak kadınları hedef aldığını kaydeden Birlik, Aysel Tuğluk örneğine işaret etti. Kadına yönelik saldırıyla Kürt toplumsallığının dağıtılmak istendiğini belirten Birlik, “Kadının toplumu değiştirip dönüştürmekteki öncülük rolünü çok iyi biliyorlar” diyerek Kürt kadınlarının bu nedenle Türk devletinin hedefi olduğunu kaydetti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.