FADIL DONMA / BRAUNSCHWEİG
Almanya’nın Braunschweig kentinde “9 Ekim uluslararası komplosu ve kayyum darbesi” konulu panel düzenlendi.
HDK-A ve FED-DEM’in düzenlediği panele Avrupa Kürt Kadın Hareketi üyesi Nupel Munzur ve HDK-A Eşsözcüsü Demir Çelik konuşmacı olarak katıldı. HDK-A Braunschweig Eş Sözcüsü Fethi Kazlı’nın açılış konuşmasıyla başlayan panelde ilk sözü TJK-E aktivisti Nupel Munzur aldı. Uluslararası komplo üzerinden 21 yıl geçtiğini hatırlatan Munzur, “O dönem komplonun boyutları, amacı farklıydı. Bugün daha farklı. Her seferinde halkın direnişi, gerillaların direnişi ile biz komploları aştık ve bugünlere kadar geldik” dedi. Kürt Halk Önderi Öcalan’ın yarım kaldı dediği kadın özgürlük projesi üzerinde çok ciddi saldırılar olduğunun altını çizen Munzur, “Kadınların özgürlük mücadelesine dönük bir saldırı var. Bu zihniyet komplonun devamıdır. Bu sadece Türkiye’de yapılmıyor, Almanya’da da aynı tarz, aynı üsluptadır” diye konuştu.
HDK-A Eşsözcüsü Demir Çelik ise “Uluslarası komplo sıradan ve tesadüf bir komplo değil, sadece ve tek başına Kürt Halk Önderi’ni hedef alarak onu izole ettiği etme ile sınırlı bir siyasal operasyon değildir. Her şeyden önce bir halkın iradesini kırmak, berberinde bu halkın insanlığa taşıdığı umudu karartmak, irtibatsızlaştırarak ortadan kaldırma amacını güdüyordu. Kürt Halk Önderi’nin 98’de komploya maruz bıraktırılması, Suriye’den göç ettirilmesi sonrasında bildiğimiz tanıdığımız uluslararası turlar neticesinde alıkonulup mutlak tecrite tabi tutulması 21 yıldır sürüyor” dedi.
Özgürlük için örgütlülük şart
“Bugün uluslararası komployu sürdürmekle kalmayıp, Rojava’yı işgal etmek isteyen Efrîn, Cerablus, Azez üzerinden Doğu Fırat’a gitmek isteyen zihniyetin temeli, mayası, ulus devletin inşaasında aramak gerekiyor” diyen Çelik şöyle devam etti: “100 yılın jeostratejisi değişmiş değildir hala Kürt ve Kürdistan karşıtlığı üzerinden, hala etnik kimlikler, farklı inançların inkarı, imhası üzerine kendini konumlanan zihniyet bugün de devrede. Bugün yaşadığımız kayyum politikası, siyasal tutsaklar da AKP/MHP faşizminin Ergenekoncu ulusalcı kimlikten insanlarla birlikte topyekün saldırıyı başlatıyor olmasının nedeni bu. Bahçeli, Perinçek, Erdoğan, ulusalcılar ve Ergenekoncular el ele vermiş Kürtleri, sosyalistlerin ve devrimcilerinde yalnız bırakacağı bir noktada tutmak istiyorlar.” Çelik konuşmasını “Hiçbir zalim bilerek ve isteyerek bize haklarımızı, özgürlüklerimizi vermez” diyerek, örgütlülüğün önemine vurgu yaptı.