İngiltere’nin AB’den çıkış meselesi artık gündemden düşmüyor. Nasıl düşsün ki? Halk kandırılmış gibi hissediyor. Kandırıldılar da zaten. Bir grup milliyetçi ve muhafazakar politikacının yalanlarıyla halk, AB’den çıkmakla ülkenin daha büyük bir refaha kavuşacağını düşündü. Yalan söyleyerek halkı kandıran politikacıların başında da çarşaflı kadınları banka soyguncularına benzediğini söyleyen eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson. Oyuncak misali ülkenin geleceğiyle oynadılar ve sıkıştıkları noktada hepsi istifa edip gittiler. Geriye belirsizliklerle dolu kayıp bir ülke bıraktılar. Ama Johnson partinin başkanı olarak arenalara geri dönmek istiyor. Diğer rakibi kendisinden de daha sağcı ve muhafazakar kadın düşmanı Jacop Rees-Mogg. Mogg ve Johnson şimdi Muhafazakar liderliğini almak için May’e savaş açtılar. Hiç bir zaman haz etmediğimiz May, bu ikisinin yanında çok masum kalıyor. Artık gerisini siz düşünün. Mart’ta İngiltere’nin AB’den çıkması bekleniyor. AB ve İngiltere arasında hiçbir anlaşmaya imza atılmadı. Ortak karara varılan bir anlaşma da yok. Zira anlaşsalar bile anlaşmanın uygulanır hale getirmek için süre kalmadı. Bu yüzden de anlaşmasız çıkma ihtimali gün geçtikçe artıyor. Zaten Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, anlaşma olmadan öylece AB’den çıkma ihtimallerinin çok yüksek olduğunu kaydetti. Halk tedirgin. Her şeyin fiyatı artacak. İşverenler tedirgin. Yatırımlar şimdiden düşüşe geçti. İş alanları daralacak. İşsizlik artacak İkinci bir referandum için savaş başladı. İkinci referandumu destekleyen kampanyaya tüm dünyada 46 şubeye sahip giyip markası olan Superdry’in kurucusu ve sahibi 1 milyon sterlin bağışında bulununca ikinci referandum umutları için bir ışık oldu. 15 sene önce Superdry’ı kuran Julian Dunkerton, İngiltere’nin AB’den 20 sene çıkmış olması durumunda mevcut başarısına asla erişemeyeceği açıklamasını yaptı. AB’den çıkarak ekonominin güçleneceğine inanmak nasıl bir naiflik. Ya da AB’yi kendi kuralları çerçevesinde dize getireceğine inanmakta öyle. Theresa May, İngiltere’de yaşayan AB vatandaşlarının çıkıştan sonra da İngiltere’de kalabileceklerini söyledi ama kimse bu duruma garanti olarak bakmıyor. Çünkü May’in bunun gerçekleşmesi için şartları var. Örneğin kalanların sosyal yardım fonlarından yararlanmaması gibi. Geri dönüşler artıyor. Mesele sosyal yardım fonu değil. İngiliz İşverenler bile riskli buldukları gerekçesiyle AB vatandaşlarını işe almamaya başladı. Özellikle sağlık çalışanlarında büyük bir açık olacak. Kalitesi Brexit oylamasının meşru olmadığına inanan Avrupa’da yaşayan İngiliz bir grup Muhafazakar hükümetine meydan okuyor. Açtıkları davanın Ekim ayında mahkemeye gitmesini bekliyorlar. Dört bir yandan AB’den çıkışı engelleyecek eylemler artmaya başladı. Daha çıkmadan bu kadar sorun yaşanıyorsa ise çıktıktan sonra halk arasındaki gerginliği ve huzursuzluğu tahmin etmek zor değil. Muhafazakar hükümeti, hayatının hatasını yaptı. Ama yaptıkları ilk hata değil. 10 sene iktidar olmazlar ama sonra bir şekilde yine hükümete gelirler. Ama Britanyalı halkın bu hatayı kolay kolay unutacağını kimse düşünmüyor. Ama AB’de kalmak isteyenler son ana kadar savaşmaya devam edecek gibi. ozlemgalip@hotmail.co.uk