KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, koronavirüs karşısında tedbir almayan, toplumu salgınla karşı karşıya bırakan, siyasi tutsakları ölüme terk eden, halk salgınla uğraşırken belediyeleri gasp eden AKP-MHP iktidarının tehlikeli bir virüs olduğunu vurgulayarak, şunların altını çizdi:
”Kürt’ün dirisine de ölüsüne de hastasına da düşman olan bu iktidardan başka bir şey de beklenemez. Bu, Kürt ve insanlık düşmanı virüse karşı halklarımız örgütlenmeli, dayanışma içine girmeli ve artık mücadelesiyle bu belayı halkların başından defetmelidir.”
AKP-MHP hükümetinin, iktidarlarını ayakta tutmak, Kürt halkına ve demokrasi güçlerine karşı savaş yürütmek dışında bir hassasiyet ve yoğunlaşması olmadığı için Türkiye halklarını büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bıraktığını belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, ”Böylece Türkiye halklarına karşı büyük bir suç işlemişlerdir, bu suçu işlemeye devam ediyor” dedi.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, soykırımcı sömürgeci faşizmin Kürt düşmanlığının bir daha görüldüğü belirtildi. Dünya ve Türkiye halkları koronavirüs karşısında can derdine düşmüşken AKP-MHP faşist iktidarının ayakta kalmak için Kürtlere ve demokrasi güçlerine saldırısını sürdürdüğü belirtilen açıklamada, bu iktidarın derdinin insan sağlığı olmadığı kaydedildi. Nitekim iki ay kadar önce koronavirüs İran’da görülmüşken ‘bizde yok’ denilerek tedbirlerin alınmadığı hatırlatan açıklamada, şunları ifade edildi: ”Bir buçuk, iki ay kadar koronavirüs Türkiye ve Kürdistan’da serbest dolaşımda olmuştur. Virüs bizde yok, diyerek kendilerini övüp iktidarlarını ayakta tutmak için Türkiye halklarına karşı özel savaş yürütmüşlerdir. Yalan söyleyerek gerçekleri gizlemişlerdir. Bunun sonucu kendileri de itiraf etmek zorunda kaldıkları gibi virüs tüm Türkiye’ye yayılmıştır.”
Suç işlemeyi sürdürüyor
AKP-MHP hükümetinin, iktidarlarını ayakta tutmak, Kürt halkına ve demokrasi güçlerine karşı savaş yürütmek dışında bir hassasiyet ve yoğunlaşması olmadığı için Türkiye halklarını şimdi böyle büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bıraktığı belirtilen açıklamada, ”Böylece Türkiye halklarına karşı büyük bir suç işlemişlerdir. Hala da hasta ve ölüm sayılarını düşük gösterip duyarlılıkları zayıflatarak bu suçu işlemeye devam etmektedir” denildi.
Yine Kürtlere saldırıyor
İktidarın, bu iki ay boyunca İdlib’de çeteleri savunmakla uğraştığını; Libya’ya asker ve çetelerini göndererek savaştığını; her gün ‘Kuzey-Doğu Suriye’ye şu kadar saldırdık, Kandil, Zap ve Xakurkê’ye şu kadar hava saldırısı yaptık, şu kadar PKK’li öldürdük’ dediği hatırlatılan açıklamada, ”Halkların sağlığıyla ilgileneceğine Türkiye’nin gündemini savaşla doldurmuştur” denildi.
İnsanlık düşmanı bir virüs
Koronavirüs her yere yayılmışken, gündem 10 gündür salgın hastalığa karşı mücadele olmuşken AKP-MHP faşist iktidarının yine Kürt halkına saldırdığına, 8 HDP’li belediyeyi gasp ettiğine dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi: ”İnsanlar can derdindeyken bu iktidar Kürt düşmanlığıyla hala Kürt anasını görmesin, demektedir. Kürt’ün dirisine de ölüsüne de hastasına da düşman olan bu iktidardan başka bir şey de beklenemez. İşte faşist AKP-MHP iktidarı gerçeği budur. Dünyada hiçbir virüs bu iktidar kadar insanlık düşmanı değildir. Bu iktidarda ahlakın, vicdanın, insanlığın zerresi yoktur.”
Şok ve travma
Her ortamda Kürt’e ve demokrasi güçlerine karşı saldırı yürütmesinin, bilinçli bir seçim olduğu; herkesin gündeminde sağlık varken belediyelere bu saldırıları yaparak Kürtlerde psikolojik bir şok ve travma yaratmayı amaçladığı vurgulanan açıklamada, şunların altı çizildi: ”Kürtlere, size hangi ortamda olursa olsun saldırırım; ya teslim olacaksınız ya da bu saldırılardan kurtulamazsınız, mesajı vermek istemiştir. Virüs salgını ortamında bu psikolojik harekatın etkili olacağı düşünülmüştür. Karşımızda işte böyle Kürt düşmanı bir iktidar vardır.”
Kürt tutsaklar ölebilir, diyor
Koronavirüs salgınıyla birlikte tutuklulara ve hükümlülere affın gündeme geldiğini, ancak çoğunluğu siyasi düşüncelerinden ve nedensiz olarak politik kararla tutuklanan siyasi tutsakların kapsam dışı tutulmaya çalışıldığına işaret edilen açıklamada, ”Bu faşist iktidara göre onlar hastalıktan ölebilir, çünkü Türkiye zindanlarındaki siyasi tutuklu ve hükümlülerin yüzde 90’ı Kürt’tür.”
Virüsle mücadele edilmeli
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasını şöyle tamamladı: ”Koronavirüs karşısında uyarı yapmayarak tedbir almayan, Türkiye halklarını böyle bir salgınla karşı karşıya bırakan, siyasi tutsakları ölüme terk eden, halk dayanışma ile virüsle uğraşırken belediye eşbaşkanlarının yerine kayyum atayan bu iktidarın gerçeği daha iyi anlaşılmalıdır. Bu iktidar halk için en tehlikeli virüstür. AKP-MHP iktidarı, bilinçli biçimde Kürt, demokrasi ve insanlık düşmanlığı yapmaktadır. Bu, Kürt ve insanlık düşmanı virüse karşı halklarımız örgütlenmeli, dayanışma içine girmeli ve artık mücadelesiyle bu belayı halkların başından defetmelidir.”
ANF/BEHDİNAN