UMUT AKPINAR / ANF / İZMİR

AKP hükümetinin, ‘Diz çöktürme’ politikası sonucu görevlerinden ihraç edilen kadınlar, kurdukları ‘Muhreç Kadınlar Mutfağı’ ile ekonomik olarak ayakta kalmanın yöntemini geliştirdi.

AKP hükümetinin KHK ile ihraç ettiği İzmirli iki kadın, ‘Açlıkla terbiye’ politikasına üreterek cevap veriyor. Önceleri dayanışma usulü kurulan stantlarda ürettikleri el işi ürünleri satarak ekonomik gelir elde eden İlknur ve Ebru şimdilerde işi biraz daha ilerleterek, ‘Muhreç Kadınlar Mutfağı’nı kurdu. İki kadın arkadaş, aldıkları yemek siparişlerini büyük bir özenle hazırlayarak, sipariş sahiplerine ulaştırıyor. Muhreç Kadınlar, sarmadan böreğe, kurabiyeden pideye kadar her türlü yemek siparişi alıyor.

İlknur Alçelik Akikol ve Ebru Dinçer Metin, zorlu bir süreçten geçtiklerini ancak dayanışma ile hayatta kalmanın yöntemini geliştirdiklerini kaydetti.

‘Biz güçlü kadınlarız’

20 yıllık sınıf öğretmeni olan İlknur Alçelik Akikol, “Bizler çok güçlü kadınlarız, bizi korkutmak istediler. Bizim evlerimizde kocalarımızın karısı, çocuklarımızın annesi yapmak istediler. Onlar sandılar ki; evlerimize kapanacağız, hiçbir şey yapmayacağız. Tabii ki yanıldılar. Bizler evlerimize kapanmadık daha çok örgütlendik, güçlendik. İlkin stant kurarak başladık yeni iş hayatımıza. Hep birlikte dayanışmayla örgüler yaptık, çantalar yaptık, üretim sürecine katıldık. Daha sonra Karşıyaka Belediyesi’nin bize verdiği stantta ürettiklerimizi satmaya başladık. Kadın arkadaşlarımız evlerinden, çeyiz sandıklarından getirdikleri şeylerle bize çok büyük dayanışma örneği gösterdiler. Çok güzel bir dayanışma ruhu oluşturduk orada” diye konuştu.

Sipariş alıyorlar

Stant işinden sonra bir kadın arkadaşlarının önerisiyle yemek yapma işine girmeye karar verdiklerini dile getiren Akikol, “Zaten yıllardır evlerimizde yemek yapıyoruz ve bu işi çok iyi biliyoruz. Siparişle şu an dışarıya parayla yemekler yapıyoruz. İtiraf etmeliyim daha önce çocuklarıma bir tencere sarma sarmışlığım yoktu ama şimdi tencere tencere sarma sarıyoruz. Bu işten para kazanıyor, evimizi geçindiriyoruz. Sarma, börek, kurabiye, poğaça… Ne istiyorlarsa sipariş alıp yapıyoruz” dedi.

O slogan ete kemiğe büründü

Menemen Endüstri Meslek Lisesi’nde Felsefe öğretmeni iken 29 Ekim 2016 tarihinde ihraç edilen Ebru Dinçer Metin de yaşadığı süreci şöyle anlattı:

“İlk işten atıldığım ve okula gidemediğim gün kendimi cezaevinde hissettim, hiç cezaevi deneyimim olmasına rağmen… Evden çıkıp istediğim her yere gidebilirdim ama istediğim yere gidemiyordum. O şoktan sonra çabuk toparlandık. Neden çabuk toparlandık? Çünkü örgütlü insanlarız. Sendikal mücadele, sosyalist mücadelede, kadın mücadelesinde aktif olarak yer alıyorduk. İşten atıldıktan sonra ilk uğrak yerimiz sendika oldu ve dayanışmaya dayalı bir süreç başladı. O süreçte, ‘Yaşasın Kadın Dayanışması’ sloganı benim için ete-kemiğe büründü.”

Örgüyü bile örgütlü örmek

Stant açmaya başlayacakları gün polisle yaşadıkları diyalogu gülerek anlatan Metin, “Bizim stant açacağımızı öğrenen polisler bizim stantları resmen ablukaya aldı. Stant açtığımız gün bir basın açıklaması yaptık ve derdimizi anlattık. O gün bir polis gelip standa baktı ve bana dönüp, ‘Ebru hanım ne yapıyorsunuz burada?’ diye sordu. Ben önce tezgâha baktım oradaki patikleri gördüm ve ‘Örgü örüyoruz, örgütlü örgü örüyoruz’ diye cevap verdim. O saatten sonra sloganımız ‘Örgütlü Örgü Örüyoruz’ oldu. Biz hangi işi yaparsak yapalım, örgütlü yapmaya devam edeceğiz” diye belirtti.

‘İhraçlar bizi daha da güçlendirdi’

“AKP’nin ‘makbul kadın’ tarifine uymadık, uymayacağız” diyen Metin, “Bizim için sosyolojik, psikolojik ve ekonomik birçok dayanışma gördük. Şu anda da dayanışmayla yaşamımızı sürdürüyoruz. Hem beraber üretiyoruz hem beraber öğreniyoruz. Birlikte yapmanın bizim hayatımıza kattıkları her geçen gün artıyor. Mücadeleci ruhumuz daha da güçlendi. Daha örgütlü yaşıyoruz. O zaman da söyledik, ‘Diz çökmedik, diz çöktüremediler, çöktüremeyecekler’ Zor mu? Zor… Bu dayanışma hiç bitmeyecek” diyerek konuşmasını bitirdi.